DİN

Eğitim-İş'ten Eğitim-Bir-Sen'e Sert 'Laiklik' Yanıtı

Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) okullarda düzenlenmesini istediği Ramazan etkinlikleri eğitim sendikalarını karşı karşıya getirdi. Eğitim-Bir-Sen'in karşı çıkanları "ideolojik ve bağnaz" olmakla eleştirmesinin ardından Eğitim-İş'ten yanıt gecikmedi: "Mücadelemiz inanca değil, kamusal ve laik eğitimi korumaya yöneliktir." İşte eğitim camiasındaki Ramazan tartışmasının tüm detayları...

Abone Ol

Okullarda uygulanması planlanan Ramazan ayı etkinlikleri, eğitim camiasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Eğitim-Bir-Sen İstanbul 5 No'lu Şube Başkanı Yusuf Sabaz'ın, etkinliklere karşı çıkan sendikaları "milli değerlere karşı ideolojik tavır almakla" suçlamasının ardından sular durulmuyor. Eleştirilerin hedefindeki Eğitim-İş, İstanbul 3 No'lu Şube Yönetimi aracılığıyla yayımladığı detaylı açıklamada iddialara çok sert tepki gösterdi. Devlet eliyle yürütülen kamusal eğitimin laik, bilimsel ve kapsayıcı yapısının korunması gerektiğini vurgulayan Eğitim-İş, okulların ibadet veya ideolojik propaganda alanı olamayacağının altını çizdi. İki büyük sendika arasında alevlenen bu 'değerler eğitimi' ve 'laiklik' tartışması, MEB'in uygulamaları etrafındaki kutuplaşmayı bir kez daha gözler önüne serdi.

Eğitim-Bir-Sen'den Eğitim-İş ve Eğitim-Sen'e "İdeolojik Tavır" Eleştirisi

Eğitim-Bir-Sen İstanbul 5 No'lu Şube Başkanı Yusuf Sabaz, Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullara gönderdiği Ramazan etkinlikleri yazısına karşı çıkan Eğitim-İş ve Eğitim-Sen'i sert bir dille eleştirdi. Sabaz, bu sendikaların pedagojik hassasiyet kılıfı altında ideolojik, saplantılı ve bağnaz bir tavır sergilediklerini savundu. Ramazan ayının sadece dini bir ibadet dönemi olmadığını; yardımlaşma, empati ve toplumsal dayanışma gibi evrensel değerleri barındırdığını belirten Sabaz, gençlerin maddi ve manevi gelişimine karşı çıkmanın Türk milli eğitiminin önünü tıkamak olduğunu ifade etti. Sendikaların inanç ve kültür dünyasıyla çatışmak yerine ortak paydada buluşması gerektiğini vurgulayan Sabaz, Eğitim-Bir-Sen olarak milli ve manevi değerlere dayalı eğitimin her zaman destekçisi olacaklarını kaydetti.

Eğitim-İş İstanbul 3 No'lu Şube'den cevap

Eğitim-Bir-Sen'in bu eleştirilerine Eğitim-İş İstanbul 3 No'lu Şube Yönetimi'nden oldukça sert ve detaylı bir yanıt geldi. Sendikanın Cumhuriyet ve emek mücadelesinde hiçbir siyasi güce yanaşmadan onurlu bir mücadele verdiğinin vurgulandığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

  • "Siyasi Erkin Emir Eri Olanlardan Ders Almayız": Eğitim-İş, eleştirilerin sahibini siyasi iktidarın "emir eri" olmakla suçladı. Açıklamada; mülakatlarda haksızca elenen gencecik öğretmenlere ses çıkarmayan, bir gecede yılların okul yöneticilerini görevden alıp yandaşlarını atayan, baskı ve korkuyla üye devşiren "sendikamsı yapılardan" milli değer ve inanç dersi alınmayacağı vurgulandı.

  • "Lafta İnançlı, Pratikte Riyakar": Toplu sözleşme masalarında siyasi iktidarın sözünü dinleyerek emekçilerin haklarını masada bırakanların ve genel başkanlarını milletvekili yapmayı sendikacılık zannedenlerin Eğitim-İş'e saldırmasının doğal olduğu ifade edilerek, "Lafta inançlı pratikte riyakar olanlardan alacağımız tek bir ders yoktur" denildi.

  • "Ramazan Üye Devşirme ve Reklam Malzemesi Değildir": Ramazan ayının gösteriş ve ayrıştırma değil, tevazu ve birleştirme ayı olduğu hatırlatıldı. Dini değerlerin kamusal alanda reklam malzemesine dönüştürülüp üye devşirmek için kullanıldığı iddia edildi.

  • Okulların Kamusal İşlevi ve Laiklik Vurgusu: Okulların farklı inançlara, mezheplere veya inançsızlığa sahip çocukların eşit yurttaşlar olarak bulunduğu ortak kamusal mekanlar olduğu hatırlatıldı. Devlet eliyle yürütülen kamusal eğitimin herhangi bir inanç pratiğinin organizasyon alanı, ibadet mekanı veya ideolojik propaganda alanı olamayacağı, anayasal sınırların aşılamayacağı belirtildi. Ayrıca laikliğin, Cumhuriyet rejiminin en vazgeçilmez ilkesi ve insanların özgür inançlarının en büyük güvencesi olduğu vurgulandı.

  • "Mücadelemiz İnanca Değil, Kapsayıcı Yapıyı Korumaya Yöneliktir": Sendikanın itirazının herhangi bir inanca veya aidiyete değil, kamusal eğitimin laik, bilimsel ve kapsayıcı yapısını korumaya yönelik olduğunun altı çizildi. Hiçbir öğrencinin inancından dolayı ötekileştirilmesine izin verilmeyeceği gibi, inancın tekelleştirilmesine ve bunun bir ayrıştırma aracı olarak kullanılmasına da karşı çıkıldığı ifade edildi.

  • "Eylem Kararımızın Arkasındayız": Eğitim-İş, hiçbir üyesinin kendi isteği dışında dayatılan etkinlik ve projelere katılmak zorunda olmadığını belirterek eylem kararlarının arkasında olduklarını duyurdu. Açıklama, inancının gereği olarak Ramazan ayında ibadetini gerçekleştiren üyelere sağlık ve huzur dilekleriyle son buldu.

{ "vars": { "account": "G-LFQRKY8JGD" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }