EĞİTİM

Eğitim-İş’ten MEB’e tepki: “Öğretmenler yedek personel değildir”

Eğitim-İş İstanbul 3 No’lu Şube Başkanı Oğuz Akkaş, MEB’in yeni eğitim yılı genelgesine tepki göstererek önlük, norm fazlası öğretmenler ve gelişim raporu uygulamalarına karşı mücadele mesajı verdi.

Abone Ol

Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin yayımladığı genelge, eğitim sendikalarının tepkisini beraberinde getirdi. Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) İstanbul 3 No’lu Şube Başkanı Oğuz Akkaş, sendika üyelerine yönelik yaptığı açıklamada, Bakanlığın yeni döneme ilişkin uygulamalarını eleştirdi ve hukuki ve örgütlü mücadelenin sürdürüleceğini belirtti.

Akkaş’ın açıklamasında; norm fazlası öğretmenlerin farklı branşlara yönlendirilmesi, Öğrenci Gelişim Raporu uygulaması, öğretmenlere yönelik önlük düzenlemesi, öğretmenlerin derslerinin izlenmesi ve eğitim politikalarının okullarda uygulanma biçimi başlıkları öne çıktı.

“ÖĞRETMENLER BİR BRANŞTAN DİĞERİNE AKTARILAMAZ ”

Akkaş, açıklamasında norm fazlası öğretmenlerin akademi sürecine dahil edilerek farklı branşlara geçmeye zorlanmasına karşı olduklarını belirtti.

Öğretmenlerin alanlarının ve mesleki uzmanlıklarının idari ihtiyaçlar doğrultusunda değiştirilmemesi gerektiğini savunan Akkaş, “Çünkü biliyor ve inanıyoruz ki öğretmenler bir branştan diğerine aktarılacak yedek personel değildir” ifadelerini kullandı.

MEB’in öğretmenlerin norm kadro ve yer değiştirme süreçlerine ilişkin düzenlemeleri kapsamında norm fazlası öğretmenlerin ihtiyaç bulunan eğitim kurumlarına yönlendirilmesine yönelik uygulamalar bulunuyor. 2026 yılında da norm kadro fazlası öğretmenlerin yer değiştirmelerine ilişkin duyurular yayımlandı.

Sendikanın itirazı ise öğretmenlerin mesleki uzmanlıklarının ve alanlarının, personel ihtiyacını gidermek amacıyla farklı biçimlerde kullanılmasının eğitim hizmetinin niteliği açısından sorun yaratacağı yönünde.

GELİŞİM RAPORLARINA “VERİ GİRİŞ YÜKÜ” ELEŞTİRİSİ

Akkaş’ın açıklamasında yer alan bir diğer başlık Öğrenci Gelişim Raporu oldu.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında uygulanan Öğrenci Gelişim Raporu ile öğrencilerin akademik gelişimlerinin yanında beceri gelişimlerinin de izlenmesi ve velilerin bilgilendirilmesi amaçlanıyor.

Eğitim-İş ise uygulamaya yönelik itirazlarının öğrencilerin gelişiminin takip edilmesine olmadığını belirtiyor.

Akkaş, “İtirazımız öğrencinin gelişiminin değerlendirilmesine değil; kapsamı, sıklığı ve ölçütleri mevzuatta yeterince belirlenmeden öğretmene ağır bir veri giriş yükü yüklenmesinedir” dedi.

Sendika, daha önce de Öğrenci Gelişim Raporu uygulamasına ilişkin eylem kararı alarak üyelerinin raporları doldurmaması yönünde karar açıklamıştı.

ÖNLÜK UYGULAMASINA KARŞI EYLEM KARARI

MEB’in 2026-2027 eğitim öğretim yılı genelgesinde öğretmenlerin önlük giymelerine ilişkin düzenleme de yer aldı.

Genelgede eğitim kurumu yöneticileri, öğretmenler ve diğer eğitim çalışanlarının kılık ve kıyafetlerinde mesleğin vakarına ve kamu hizmetinin ciddiyetine uygun hareket etmeleri istenirken, öğretmenlerin önlük giyeceği belirtildi.

Eğitim-İş, bu uygulamaya karşı sendikal eylem kararı aldığını açıkladı.

Akkaş, önlük giymek istemeyen sendika üyelerinin alınan eylem kararı doğrultusunda hareket edebileceğini belirterek, tartışmanın yalnızca kıyafet üzerinden yürütülmemesi gerektiğini savundu.

“Mesele önlük meselesi değil, mesele öğretmenin iradesine, mesleki saygınlığına, uzmanlığına ve özgürlüğüne duyulan saygıdır” diyen Akkaş, öğretmenin itibarının önlükle ölçülemeyeceğini ifade etti.

“ÖĞRETMEN İKTİDARIN PROPAGANDA GÖREVLİSİ DEĞİLDİR”

Akkaş, açıklamasında eğitim politikalarının okullarda uygulanma biçimine ilişkin eleştirilerde de bulundu.

“Öğretmen devletin memurudur ancak iktidarın propaganda görevlisi değildir” ifadelerini kullanan Akkaş, okulların siyasi politikaların topluma kabul ettirileceği alanlara dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi.

Öğretmenlerin bilimsel ve laik eğitim vermekle yükümlü olduğunu belirten Akkaş, eğitim çalışanlarının herhangi bir siyasi parti veya hareketin parçası olmadığını vurguladı.

Açıklamada ayrıca kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak adlandırılan düzenlemenin derslerde öğretmenler tarafından işletilmesine yönelik eleştiriler de yer aldı.

“GENELGE GERÇEK SORUNLARDAN UZAK”

Eğitim-İş’in açıklamasında okulların temizlik ve güvenlik sorunlarına da dikkat çekildi.

Akkaş, geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen “Temiz Okul, Güvenli Eğitim” eylemlerini hatırlatarak, okullarda hijyen ve güvenlik sorunlarının çözümünü beklediklerini ifade etti.

MEB’in yeni genelgesinin eğitim alanındaki temel sorunlara çözüm üretmekten uzak olduğunu savunan Akkaş, genelgeyi “çok basit tabirle bir talihsizlik” olarak değerlendirdi.

SENDİKANIN GÜNDEMİNDE HANGİ SORUNLAR VAR?

Akkaş, yeni eğitim öğretim yılında Eğitim-İş’in mücadele edeceği başlıkları da sıraladı.

Sendikanın gündeminde;

  • Okullarda bir öğün ücretsiz yemek ve temiz su,
  • Vergi dilimi adaletsizliği,
  • Uzman ve başöğretmenlik ödemelerinin emekliliğe yansıtılması,
  • Ek ders ücretlerindeki adaletsizlik,
  • Eğitime cemaat ve tarikat müdahalesi

gibi başlıklar bulunuyor.

Akkaş, Eğitim-İş’in bu konularda eğitim emekçilerinin haklarını savunmayı sürdüreceğini belirtti.

“HUKUKİ VE ÖRGÜTLÜ MÜCADELE SÜRECEK”

Akkaş, açıklamasında sendikanın daha önce yargıya taşıdığı uygulamalardan elde edilen sonuçları da hatırlattı.

Öğretmenlerin mazerete bağlı yer değiştirmelerinde uygulanan “ilçe grubu” düzenlemesine karşı verilen hukuk mücadelesinin ardından oluşabilecek mağduriyetlerin önüne geçildiğini belirten Akkaş, öğretmenlerin derslerinin okul müdürleri ve zümre başkanları tarafından izlenmesi ve puanlanmasına ilişkin uygulamanın da yargıya taşındığını ifade etti.

Akkaş, yeni dönemde de hukuki ve sendikal mücadelenin devam edeceğini belirterek, Eğitim-İş üyelerine örgütlü mücadele çağrısında bulundu.

Açıklamasının sonunda eğitim sisteminin bilimsel, okulların temiz ve güvenli, öğretmenlerin ise özgür, huzurlu ve mutlu olması gerektiğini vurgulayan Akkaş, “Eğitim bilimsel, okullar temiz ve güvenli, öğretmenler özgür, huzurlu ve mutlu olmadıkça yapılan her değişiklik ve dayatılan her uygulama ölü doğmuş demektir” dedi. TAYFUN ERCAN- KENT YAŞAM

{ "vars": { "account": "G-LFQRKY8JGD" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }