Uzun süredir ödenmeyen ücretleri, gasp edilen tazminatları ve kötü çalışma koşulları nedeniyle seslerini duyurmaya çalışan maden işçileri, taleplerine yanıt alabilmek için Ankara’ya yürüyüş başlatmıştı. Siyasetin genel olarak sessiz kaldığı bu kritik süreçte, madencilerin çağrısına yanıt veren tek isim Erkan Baş oldu. Sosyal medya hesabı üzerinden kararlılık mesajı yayımlayan Baş, "Ankara yolundayım, maden işçilerinin direnişine desteğe gidiyorum" diyerek işçilerin yalnız olmadığını vurguladı.
"AÇLIKLARINI PAYLAŞACAĞIM"
Erkan Baş’ın açıklamasındaki en dikkat çekici nokta, sadece siyasi bir destekle yetinmeyeceğini, işçilerin yaşadığı fiziksel ve ekonomik acıyı bizzat paylaşacağını ifade etmesi oldu. Baş, "Madenci kardeşlerimin, onların eşlerinin ve çocuklarının karnı doyana kadar açlıklarını paylaşacağım" sözleriyle, işçilerin başlattığı direnişe bedensel bir dayanışmayla katılacağının sinyalini verdi. Bu çıkış, maden ocaklarında canını dişine takan emekçilerin evlerinde tencerenin kaynamadığı bir düzende, siyasetin vicdani sorumluluğunu hatırlatan bir eylem olarak nitelendirildi.
YETKİLİLERE ÇAĞRI: BU SEFALETE SON VERİN
Madencilerin direnişi sadece bir hak arayışı değil, aynı zamanda ailelerini de içine alan bir hayatta kalma mücadelesi olarak görülüyor. Erkan Baş’ın Ankara yolunda yaptığı bu çıkış, aynı zamanda iktidara ve ilgili bakanlıklara yapılmış sert bir çağrı niteliği taşıyor. İşçilerin anayasal haklarının iade edilmesi ve çocuklarının rızkının korunması için yetkililerin derhal harekete geçmesi bekleniyor. Madencilerin bu onurlu yürüyüşü karşısında kör ve sağır taklidi yapan mekanizmaların, Ankara’ya ulaşacak bu güçlü dayanışma karşısında nasıl bir tavır alacağı ise merak konusu.





