banner304
banner246
31 Ağustos 2015 Pazartesi 09:27
3 şehit acısı...
banner290
Dün, Diyarbakır Kayapınar İlçesi'ndeki Dicle Kent Bulvarı, Medya Kavşağı bölgesinde, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz'ın şehirde bulunması dolayısıyla trafik denetimi yapan polis ekiplerine bugün saat 13.30 sıralarında silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda 12 yıllık trafik polisi, Ahmet Gılıç, meslektaşı İlker Narin ile şehit oldu.

Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde şeker fabrikasında işçi olarak çalışan 52 yaşındaki Selim Narin ile ev hanımı 51 yaşındaki Elife Narin, öğleden sonra gezmek için otomobilleriyle kent merkezine hareket etti. Bir süre sonra Narin çiftini arayayan bir yakını oğullarının şehit olduğu haberini verdi. Büyük acı yaşayan Narin çifti, yol kenarında park ettikleri araçlarından inerek sinir krizi geçirdi. Yoldan geçenlerin, çiftin ağladığını görünce durumu polise bildirdi.


OĞLUMUZ ŞEHİT OLDU

Gelen polis, şehidin anne ve babasını teselli etmeye çalıştı. Selim Narin'in evlatlarınıın şehit olduğu haberini yakınlarından telefonla öğrendiklerini söylemesi üzerine olay yerine ambulans istendi. Elife Narin, "Törenlere baka baka başımıza geldi. Yakışıklı yavrum, aslan yavrum. Yavrusuna doyamadan gitti. İlker'im adı gibi ilker oldu" diye ağıt yaktı. Baba Selim Narin ise, yerde oturarak uzun süre gözyaşı döktü. Ambulansta tedavi edilen şehidin anne ve babası Kastamonu Polisevi'ne götürüldü.


EVİN TEK ÇOCUĞU

Evin tek çocuğu olan şehit İlker Narin'in 5 yıllık polis memuru, 3 yıllık evli ve 1.5 yaşında bir kız çocuğunun olduğu öğrenildi. Ev hanımı Emel Narin'in ise eşinin şehit olduğu haberini anne ve babasının yaşadığı memleketi Balıkesir'de öğrendiği belirtildi.

Şehitin babasının oturduğu Taşköprü ilçesi Çınar Mahallesi'ndeki evi, şehit haberinin alınmasıyla yakınlarının akınına uğradı. Taziyeleri kabul eden dedesi Ahmet Narin, "Allah geride kalanlara sabır versin hepsi bizim evladımız. Benim bir tek İlker'im vardı, gitti. Hepsi bizim evladımız geride kalanlara sabır versin. İyi günde değiliz" diye konuştu. Öte yandan, şehidin cenazesinin yarın ikindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazından sonra Taşköprü ilçesinde toprağa verileceği belirtildi.


ŞEHADET GETİRİP ŞEHİT OLDU...

Diyarbakır'daki aynı saldırıda şehit olan 38 yaşındaki Ahmet Gılıç'ın İzmir'in Bergama İlçesi'nde baba ocağına ateş düştü. Şehidin olay sırasında teytezinin oğluyla telefonda konuştuğu, açık telefondan kelime-i şehadet getirdiğinin duyulduğu öğrenildi.

Evli, bir çocuk babası Gılıç'ın şehit olduğu haberi ile memleketi Bergama'nın Karahıdırlı Mahallesi'ndeki annesi Ümmühan Gılıç (72), ablaları Fatma Bozdağ (50), Züleyha Bayındır (42), Hacer Kızıltaş (46), Emine Gılıç (46) , kardeşi Mehmet Ali Gılıç (34), ağabeyi Musa Gılıç (52) ile diğer yakınları gözyaşlarına boğuldu. Şehidin annesi Ümmühan Gılıç, evin girişine asılan Türk Bayrağı'nın kaldırılmasını isteyip, "Bayrakta oğlumu görüyorum. Kaldırın bunu" diyerek, sinir krizi geçirdi. Bunun üzerine bayrak kaldırılıp, sokağın girişine asıldı.

"ŞEHADET GETİRİP, ŞEHİT OLMUŞ"

Teyzesinin oğlu İbrahim İşlek (41), Gılıç ile şehit olmasından kısa bir süre önce telefonda konuştuklarını belirtip, "Ahmet, bana telefon etti. Ancak, hasta babamla uğraştığım için telefona cevap veremedim. 5 dakika kadar sonra ben kendisini aradım. Kendisinin iyi olduğunu belirtip, babamın sağlığını sordu. Babamın durumu hakkında bilgi verdim. Neler yaptığını sorduğumda, 'Diyarbakır'da görevdeyim. Buralar biraz daha iyi ama tehlikenin nereden, nasıl geleceği belli değil' dedi. Bu sırada ses kesilip, telefon yere düşer gibi oldu. Bu sırada Ahmet'in kelime-i şehadet getirdiğini duydum. Bu sırada telefon kapandı. Tekrar defalarca telefonu aradım. Ancak, cevap veren olmadı" dedi.

OĞLUMUZ ŞEHİT OLDU

Gelen polis, şehidin anne ve babasını teselli etmeye çalıştı. Selim Narin'in evlatlarınıın şehit olduğu haberini yakınlarından telefonla öğrendiklerini söylemesi üzerine olay yerine ambulans istendi. Elife Narin, "Törenlere baka baka başımıza geldi. Yakışıklı yavrum, aslan yavrum. Yavrusuna doyamadan gitti. İlker'im adı gibi ilker oldu" diye ağıt yaktı. Baba Selim Narin ise, yerde oturarak uzun süre gözyaşı döktü. Ambulansta tedavi edilen şehidin anne ve babası Kastamonu Polisevi'ne götürüldü.

EVİN TEK ÇOCUĞU

Evin tek çocuğu olan şehit İlker Narin'in 5 yıllık polis memuru, 3 yıllık evli ve 1.5 yaşında bir kız çocuğunun olduğu öğrenildi. Ev hanımı Emel Narin'in ise eşinin şehit olduğu haberini anne ve babasının yaşadığı memleketi Balıkesir'de öğrendiği belirtildi.

Şehitin babasının oturduğu Taşköprü ilçesi Çınar Mahallesi'ndeki evi, şehit haberinin alınmasıyla yakınlarının akınına uğradı. Taziyeleri kabul eden dedesi Ahmet Narin, "Allah geride kalanlara sabır versin hepsi bizim evladımız. Benim bir tek İlker'im vardı, gitti. Hepsi bizim evladımız geride kalanlara sabır versin. İyi günde değiliz" diye konuştu. Öte yandan, şehidin cenazesinin yarın ikindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazından sonra Taşköprü ilçesinde toprağa verileceği belirtildi.

ŞEHADET GETİRİP ŞEHİT OLDU...

Diyarbakır'daki aynı saldırıda şehit olan 38 yaşındaki Ahmet Gılıç'ın İzmir'in Bergama İlçesi'nde baba ocağına ateş düştü. Şehidin olay sırasında teytezinin oğluyla telefonda konuştuğu, açık telefondan kelime-i şehadet getirdiğinin duyulduğu öğrenildi.

Evli, bir çocuk babası Gılıç'ın şehit olduğu haberi ile memleketi Bergama'nın Karahıdırlı Mahallesi'ndeki annesi Ümmühan Gılıç (72), ablaları Fatma Bozdağ (50), Züleyha Bayındır (42), Hacer Kızıltaş (46), Emine Gılıç (46) , kardeşi Mehmet Ali Gılıç (34), ağabeyi Musa Gılıç (52) ile diğer yakınları gözyaşlarına boğuldu. Şehidin annesi Ümmühan Gılıç, evin girişine asılan Türk Bayrağı'nın kaldırılmasını isteyip, "Bayrakta oğlumu görüyorum. Kaldırın bunu" diyerek, sinir krizi geçirdi. Bunun üzerine bayrak kaldırılıp, sokağın girişine asıldı.

"ŞEHADET GETİRİP, ŞEHİT OLMUŞ"


Teyzesinin oğlu İbrahim İşlek (41), Gılıç ile şehit olmasından kısa bir süre önce telefonda konuştuklarını belirtip, "Ahmet, bana telefon etti. Ancak, hasta babamla uğraştığım için telefona cevap veremedim. 5 dakika kadar sonra ben kendisini aradım. Kendisinin iyi olduğunu belirtip, babamın sağlığını sordu. Babamın durumu hakkında bilgi verdim. Neler yaptığını sorduğumda, 'Diyarbakır'da görevdeyim. Buralar biraz daha iyi ama tehlikenin nereden, nasıl geleceği belli değil' dedi. Bu sırada ses kesilip, telefon yere düşer gibi oldu. Bu sırada Ahmet'in kelime-i şehadet getirdiğini duydum. Bu sırada telefon kapandı. Tekrar defalarca telefonu aradım. Ancak, cevap veren olmadı" dedi.


Kırıkkale’nin Şehit Gazi Gürsoy sokağında oturan Dikmen ailesinin evine acı haber geldikten sonra bir anda feryatlar yükseldi. Baba Hüseyin ve anne Cennet Dikmen acı haberle birlikte sinir krizi geçirdi. Acılı aile, görevlilerle birlikte gelen ambulansla hemen hastaneye kaldırıldı. Bu arada Kırıkkale Belediyesi Dikmen ailesinin evinin etrafını bayraklarda donattı. Haberi alan yakınları da şehit ailesinin evine akın etti. MKE Kurumu Çelik Fabrikası'ndan emekli olan üç çocuk babası Hüseyin Dikmen, hastanedeki teravisinin ardından evine getirilirken yakınları güçlükle teskin etti. Gözyaşlarına boğulan baba Dikmen “Kurban olurum oğlum. Eşhedüenna Muhammeden Resurullah beni de al Allah’ım yavrum gitti. Tek olumdu, çok seviyordum. Allah'ım sevmiş ki aldı yavrumu” diyerek feryat etti. Şehit Yılmaz Dikmen'in kız kardeşi Meltem'in babasına sarılarak ağlaması, taziyeye gelenleri de gözyaşlarına boğdu. Dikmen ailesinin evinde her geçen gün artan kalabalık ile birlikte evden gelen feryatlar, herkesi ağlattı.

ŞEHİT POLİS 1 AY ÖNCE YARALANIP HAVA DEĞİŞİMİNE GİTMİŞTİ

Silopi ilçesinde şehit dolan Kırıkkaleli polis memuru Yılmaz Dikmen'in 1 ay önce yine Silopi ilçesinde uğradığı silahlı saldırıda yaralandığı ve tedavi için memleketine gittiği öğrenildi. Şehit Dikmen'in iyileştikten sonra kısa süre önce yine görev yeri olan Silopi'ye gittiği belirtildi.
 

Son Güncelleme: 31.08.2015 09:51
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner272