31 Mart 2024’te yapılacak yerel seçimlere kısa bir süre kala AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) için adayı merak konusu. 2019’da CHP’ye kaptırılan İBB, 2024’te en kritik oylama olacak.

CHP net bir şekilde mevcut başkan Ekrem İmamoğlu’nu açıklarken, AK Parti için birden fazla isim konuşuluyordu ancak resmi olarak ilk adım siyasetin duayeni Metin Külünk’ten geldi.

Külünk gazetemize özel bir ziyaret gerçekleştirerek Kent Yaşam Gazetesi İmtiyaz Sahibi Celal Karaali ile genel olarak ülke siyaseti ve derinlemesine bir şekilde de yerel seçimleri konuştu.

“AK PARTİ’DE HERKES ADAY OLMAKTA ÖZGÜRDÜR”

C.K: Adaylık sürecinizi anlatır mısınız?

M.K: İstanbullu ve İstanbul’a aşık bir Metin Külünk olarak, İstanbullu için, İstanbul için partimize başvuru yaparak aday adaylığımızı açıkladık. “Yeniden İstanbul” diyerek saha çalışmamızı başlattık.

İBB özelinde sadece benim şu anda. İsteyen herkes başvurabilir. Bizim partimizde bir engelleme yok. İsmi geçen arkadaşların başvurmama nedenleri kendilerinde saklıdır. Biz özgür irademizle başvuru yaptık. Başkasının neden yapmadığını bilemem.

“YANLIŞI KİM YAPARSA YAPSIN YANLIŞTIR”

Metin Külünk her zaman kitabın ortasından konuşur derler… Öyle misiniz?

Bir tercihin toplumda karşılığı yoksa o yanlıştır. A partisinde de yanlıştır, B partisinde de. Ben muhalefet ettiğimiz şeylerin bizim partimiz tarafından yapıldığını görünce bizim onlardan ne farkımız var diyebiliyoruz zaman zaman. Benim eleştirilerim yapıcı ve hatırlatıcı eleştirilerdir. Ben bunu söylemesem bu sorun ortadan kalkmıyor değil mi? Biz hatırlatıyoruz. Sokaktaki vatandaş da diyor ki bizim düşüncelerimizi dillendiren birileri var. Biz muhalif bir kültürden geliyoruz. İktidarları yıllardır eleştirdik. Biz bugün eleştirdiğimiz şeyleri yaparsak sokak bunu kabul etmez.

“BÜTÜN HAYATIMIZ BOYUNCA TALEBEYİZ”

Akgün: Büyükçekmece’yi korumak birinci görevimiz Akgün: Büyükçekmece’yi korumak birinci görevimiz

Belediyecilik anlayışınız ne olacak?

İstanbul’un muhabbete ve güvene ihtiyacı var. Komşuların arası açılmış durumda. Yerel yönetimde İstanbul’un huzur ve güvenini tekrar tesis edecek bir modele ihtiyacı var. İstanbul parçalı bir yönetim anlayışıyla yönetilemez. Otobüsleri yenilemek, metro yapmak belediyecilik değil. Bunları zaten yapmak zorundasın. Hayata ve sosyal yaşantıya bir bütün olarak bakmak zorundasınız. Kentsel dönüşüme rantsal bakmayarak belediyecilik yapmalısınız.

Biz burada eşitliği sağlayacağız. Vatandaşımız İBB’nin başında bu şehri tek parça olarak gören birisi olduğunu bilecek.

Siz her şeyi biliyor musunuz yoksa öğrenci misiniz?

Biz hayatımız boyuna talebeyiz. İstanbul Kent Konseyi mantığını güncelleyeceğiz. İBB Meclisi de toplanacak ve çatır çatır muhalefet edecek. Kent konseyi özgür olacak. İstanbulluyu rahatsız edecek bir şeyi nereden öğreneceksiniz?

“YASA DIŞI GÖÇE KAPI KAPANDI”

Sığınmacı konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kesinlikle yasa dışı göçe izin verilmeyecek. Suriyeliler gelen misafirlerimizdir ama hedefimiz tersine göç. Burada adına ne derseniz deyin İçişleri Bakanlığı ile birlikte bir program başlatacağız. Sokağın huzurunu sağlayacak, AK Parti’nin lehinedir. Esenyurt’ta 104 ülkeden farklı insanların olduğunu bilip bu sadece İçişleri Bakanlığı’nın sorumluluğudur diyemezsin.  Bir yasa dışı göç bitecek, iki burada ikamet izni alıp kalanlar ise bizim ‘istihdam’ odaklı planlamamız çerçevesinde belirlediğimiz bölgelere yerleşecekler.

“HARBİYELİLER ROMANI ‘SURİYELİLER’ OLURDU”

O zamanki Fatih’le şimdiki Fatih arasında nasıl bir fark var?

Peyami Safa Harbiyeliler romanını yazmıştı şimdi Suriyeliler romanını yazardı herhalde. Bugün Fatih’te de ciddi bir risk var. Bizim kadirşinas yapımızı suiistimal eden ve toplumsal huzurumuzu, demografik yapımızı bozacak bir girişime asla izin veremeyiz.

Ben İBB Başkanı olduğum zaman muhataplarım İçişleri Bakanlığı, İstanbul Valiliği ve İstanbul kent konseyleri. Bu çevrelerle birlikte bu sorunları çözmek zorundayız.

Deniz antiemperyalistti. Niye tepki alayım? Ben Deniz Gezmişlerin asıldığı zamanı dün gibi hatırlıyorum. Ben o twiti atarken Harun Karadeniz’in Amerikalılara ‘Go Home’ demesini hatırlayarak attım. Ama bir yandan da ‘go home’ diyenlere namaz kılanları saldırtanları da unutmadım.

“HER İNSAN ŞİİRDİR”

Sanatçı tarafınız hakkında ne diyeceksiniz?

Kendi kızıma yazdığım şiirlerdi. Yıllar sonra bir kardeşimiz besteledi ben de bir kısmını okudum ve o şekilde paylaştık. Şiir insanın kendisidir. Şiirsiz insan olmaz, her insan şairdir ama kimisi içinden gelenleri kaleme dökemez, kimisi de bunu volkana dönüştürür. Kır Çiçeğim diye başlıyor zaten yaşadığım bir şey ve ben yaşamadığım bir şeyi asla yazmam. Celal Karaali-Sümeyra Duğan/KENT YAŞAM

Editör: Anıl Kılıçlı