Birleşik Krallık’ta haftalardır süren siyasi kriz, spekülasyonlar ve parti içi isyan, Başbakan Keir Starmer'ın havlu atmasıyla sonuçlandı. Sabah saatlerinde İngiliz basınına sızan istifa iddialarının ardından kameraların karşısına geçen Starmer, İşçi Partisi liderliğinden ve başbakanlıktan çekileceğini ilan etti.
9 Temmuz’da Yeni Liderlik Yarışı Başlıyor
Downing Street'teki 10 numara önünde konuşan Starmer, bu sabah Kral 3. Charles ile görüştüğünü ve kendisini süreç hakkında bilgilendirdiğini söyledi. İşçi Partisi’ne yeni liderlik seçimi ve geçiş süreci için bir zaman çizelgesi hazırlaması talimatını verdiğini belirten Starmer, şu detayları paylaştı:
-
Başbakanlık ve parti liderliği için resmi adaylık başvuruları 9 Temmuz tarihinden itibaren kabul edilmeye başlanacak.
-
Yeni liderlik yarışı tamamlanıp kazanan isim belli olana kadar Starmer, başbakanlık koltuğunda oturmaya devam edecek.
-
Devir teslim sürecinin Birleşik Krallık teamüllerine uygun, pürüzsüz ve düzgün ilerlemesi için elinden geleni yapacağını söyleyen lider, halefine tam destek vereceğini vurguladı.
İstifaya Götüren Süreç: Epstein Skandalı ve Parti İçi İsyan
İngiliz Observer gazetesinin sabah saatlerinde duyurduğu istifa haberi, aslında arkasında çok büyük bir skandallar zinciri barındırıyor. Starmer hükümetinin çöküşüne zemin hazırlayan temel gelişmeler ise şu şekilde kronolojileştirildi:
Epstein Bağlantısı
İşçi Partisi'nin en üst düzey isimlerinden birinin; çocuk istismar ağı kurmak suçundan yargılanırken hapishanede ölü bulunan ABD'li milyarder Jeffrey Epstein ile karanlık ilişkilerinin deşifre olması, Starmer hükümetine olan halk güvenini kökten sarstı.
Ekonomik Vaatlerin Çöküşü
Halkın yaşam standartlarını düzeltme, enflasyonu ve hayat pahalılığını düşürme vaadiyle gelen İşçi Partisi, bu sözleri tutamayınca son yerel seçimlerde seçmenden çok ağır bir darbe aldı. Seçim yenilgisinin ardından kabinedeki bazı bakanlar istifa ederek Starmer’ın üzerindeki baskıyı artırdı.
"Koltuğu Bırakmam" Direnişi ve Andy Burnham Darbesi
Bakanların istifasına ve kamuoyu baskısına rağmen uzun süre direnen Starmer, "İşçi Partisi'ne tarihi zaferi ben kazandırdım, görev sürem bitene kadar buradayım" açıklamaları yapmıştı. Ancak geçtiğimiz hafta, Starmer'ın parti içindeki en büyük rakibi olarak gösterilen Belediye Başkanı Andy Burnham’ın parlamentoda bir sandalye kazanarak resmi liderlik mücadelesi başlatması, Starmer’ın partideki tüm kontrolünü yitirmesine neden oldu.
Donald Trump Dün İşaret Etmişti: "Göç ve Enerjide Sınıfta Kaldı"
İngiltere'deki bu siyasi depremin en dikkat çeken dış yankısı ise Amerika Birleşik Devletleri'nden gelmişti. ABD Başkanı Donald Trump, dün kendi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı kehanet gibi paylaşımla Starmer'ın istifasını adeta önceden dünyaya duyurmuştu.
Trump, yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullanmıştı:
"Keir Starmer, Birleşik Krallık Başbakanlığı görevinden istifa edecek. İki çok önemli ve devasa konuda büyük başarısızlıklar yaşadı: Göç yönetimi ve enerji politikaları. Kendisine bundan sonraki hayatında başarılar dilerim."
Londra'da Starmer döneminin resmen kapanmasının ardından gözler 9 Temmuz'da başlayacak olan İşçi Partisi liderlik yarışına ve Andy Burnham’ın atacağı adımlara çevrildi.





