2026'DA KAMUOYUNA YANSIYAN METRUK BİNA OLAYLARI
Fatih'te facianın eşiğinden dönüldü
2026 yılının ilk aylarında Fatih ilçesinde metruk durumdaki bir yapının çökmesi paniğe neden oldu. Olay yerine AFAD, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edilirken, enkaz altında kalan vatandaş kurtarıldı. Çevrede güvenlik önlemleri alınırken, olay metruk yapıların ne denli büyük risk taşıdığını ortaya koydu.
Küçükçekmece'de kısmi çökme: 3 yaralı
Haziran ayında Küçükçekmece'de bulunan metruk bir binada meydana gelen kısmi çökme sonucu 3 kişi yaralandı. Yaralılar hastaneye kaldırılırken, olay sonrası bina çevresinde güvenlik önlemleri artırıldı.
Beyoğlu'nda otomobil molozların altında kaldı
23 Temmuz'da Beyoğlu Yenişehir Mahallesi'nde bulunan iki katlı metruk bina aniden çöktü. Çökme sırasında park halindeki bir otomobil molozların altında kaldı. Olayda can kaybı yaşanmazken sokak güvenlik nedeniyle kapatıldı ve enkaz kaldırma çalışmaları başlatıldı.
ÇÖKMEKLE KALMIYOR, MAHALLELERİ DE TEDİRGİN EDİYOR
Mahalle sakinlerinin en büyük şikâyeti ise metruk binaların zamanla kontrolsüz alanlara dönüşmesi.
Uzun süre kullanılmayan ve denetlenmeyen bazı yapılar; uyuşturucu madde kullanan kişilerin, alkol bağımlılarının veya çeşitli suçlara karışan kişilerin bulunduğu alanlar hâline gelebiliyor. Emniyet birimleri geçmiş yıllarda İstanbul'un farklı ilçelerinde çok sayıda metruk binaya yönelik operasyon düzenlerken, aranan şahıslar yakalandı ve uyuşturucu madde ele geçirildi. Bu nedenle metruk yapıların ortadan kaldırılması yalnızca şehir estetiği açısından değil, kamu güvenliği açısından da önem taşıyor.
Mahalle sakinleri özellikle akşam saatlerinde bu binaların çevresinden geçmeye çekindiklerini, çocuklarını bu yapılardan uzak tuttuklarını belirtiyor. Bazı sokaklarda metruk binaların bulunduğu bölgelerin yıllardır "korku noktası" olarak anıldığı ifade ediliyor.
DEPREM BEKLEYEN İSTANBUL İÇİN AYRI BİR TEHLİKE
Uzmanlar, İstanbul'un beklenen büyük depremi öncesinde metruk yapıların öncelikli risk grubunda yer aldığını belirtiyor.
Yıllardır kullanılmayan, yağmur ve rutubet nedeniyle taşıyıcı sistemi zayıflayan binaların, herhangi bir sarsıntıda ya da dış etki olmaksızın dahi çökebildiğine dikkat çekiliyor. Dar sokaklarda bulunan bu yapılar, yalnızca kendi enkazıyla değil, çevresindeki binaları ve yayaları da tehdit ediyor.
2026 yılında yaşanan çökmeler, riskin artık teorik olmaktan çıktığını gösteriyor.
BELEDİYELER YIKIMLARI HIZLANDIRDI
Artan şikâyetler ve yaşanan olayların ardından İstanbul'un birçok ilçesinde belediyeler, kaymakamlıklar ve ilgili kurumlar koordineli şekilde metruk binaların tespiti ve yıkımı için çalışmalarını sürdürüyor.
3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında risk oluşturan yapılar hakkında yasal süreçler işletiliyor. Hukuki işlemleri tamamlanan binalar kontrollü şekilde yıkılırken, yeni tespit edilen metruk yapılar için de incelemeler devam ediyor.
UZMANLAR UYARIYOR: GECİKİLMEMELİ
Şehir plancıları ve yapı güvenliği uzmanlarına göre metruk binalar yalnızca eski yapılar olarak görülmemeli. Bu binalar; can güvenliği, deprem riski, kamu düzeni ve sosyal yaşam açısından birlikte değerlendirilmesi gereken çok yönlü bir sorun oluşturuyor.
İstanbul'da yürütülen yıkım çalışmalarının hızlandırılması ve riskli yapıların en kısa sürede ortadan kaldırılması, hem olası faciaların önlenmesi hem de mahallelerin daha güvenli hale gelmesi açısından büyük önem taşıyor.
SÜMEYRA DUĞAN ŞAHİNBAY - KENT YAŞAM HABER MERKEZİ





