İSTANBUL

Mert Ali İçin Tek Yürek Oldular: Dayanışma Gecesi Düğün Havasında Geçti

DMD Hastası Mert Ali için sevenleri yeniden bir araya geldi. Küçükçekmece'de düzenlenen gece Mert Ali'nin ilacına kavuşma hayali için umutlar bir adım daha ileriye taşındı.

Abone Ol

Duchenne Musküler Distrofi (DMD) Hastası Mert Ali'ye umut olmak için bir araya gelen davetliler, unutulmaz bir gece yaşadı. Çok küçük yaşta DMD ile mücadele etmek zorunda kalan Mert Ali'nin ailesi, yakınları, sevenleri ve gönüllüleri İstanbul Küçükçekmece'de bir araya geldi. Küçükçekmece Belediyesi'nin tahsis ettiği Nikah Salonu'nda düzenlenen programa yoğun bir katılım oldu.

Mert Ali’nin tedavi masraflarına destek olmak amacıyla düzenlenen yardım gecesi, duygu dolu anların yanı sıra önemli mesajlara ve coşkulu bir dayanışmaya sahne oldu. Atabey Ailesi, Caferider Başkanı Hasan Babür, gönüllü iş insanı Resul Dağ ve TÜMKİAD Genel Başkanı Nihat Tanrıkulu'nun açıklamaları ile 100 bin TL'lik tablo satışı geceye damga vurdu.

FİKRET ATABEY: TEK BAŞIMIZA BU İŞİN ALTINDAN KALKAMIYORUZ

Mert Ali’nin babası Fikret Atabey kürsüye çıkarak yaptığı konuşmada şunları söyledi;

“Öncelikle bu programı organize eden bizim gönüllü grubuna canı gönülden teşekkür ediyorum. Bir kan bağımız yok ama onlarla bir gönül bağımız var. Allah hepsinden razı olsun. Buraya kadar her şeyi onlar yaptılar. Allah onlardan razı olsun. Küçükçekmece Belediye Başkanımız Kemal Çebi’ye bu salonu bize açtığı için canı gönülden teşekkür ediyorum. Hiçbir ücret talep etmeden burayı bize verdikleri için Allah razı olsun. Ve siz değerli dostlar, büyüklerim, abilerim buraya kadar geldiniz. Zahmet çektiniz İstanbul trafiğinde. Allah hepinizden razı olsun. İyi ki geldiniz, iyi ki varsınız. Babası olarak konuşmak gerçekten çok zordur inanın. Bazen düşünüyorsun, ne diyeceğini de bilmiyorsun, neyi ifade edeceğini de bilmiyorsun. Bizler de alışkın değiliz mikrofonla çok konuşmaya.

Onun için hem duygu dolu hem teşekkür amaçlı konuşuyorum. Allah hepinizden razı olsun. Ama sizden bir şey istiyorum dostlar; bir baba olarak sizden destek istiyorum. Mert Aliler yaşasın. Mert Ali gibi evlatlar yaşamalıdır. Çünkü bizim bir ilacımız var, biz ilaca kavuşmanın mücadelesini veriyoruz. Tek başımıza biz bu ilaca gidemiyoruz. Onun için böyle programlar, farklı şeyler yapıyoruz. Mesela cami derneklerimizden Allah razı olsun, Zehra Ana Derneği başkanımızı Allah var etsin, işte Caferider başkanımız... İsim sayarsam hata ederim diye kusura bakmayın saymadım, özür dilerim. Hepsi bize zaten gerekli desteği verirler, ona rağmen biz başaramıyoruz. Ben sizden destek istiyorum; bu evladı yaşatmak için, ilacına kavuşturmak için. Allah hepinizden razı olsun. Çok teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun, iyi ki varsınız.

DAĞ: BİR MÜJDEMİZ VAR

İş insanı ve Mert Ali için yürütülen kampanyanın gönüllüsü Resul Dağ ise duygu dolu bir konuşma yaparak Mert Ali’nin ailesi için önemli bir haber verdi. Dağ şunları söyledi;

“Aslında böyle bir program beklemiyorduk ama bizi o kadar güçlendirdiniz ki, gönüllü abileri olarak biz böyle bir şey beklemiyorduk. Biz davetiyeleri aldığımızda nasıl satacağız, nasıl yapacağız, nasıl olacak dedik ama çok bambaşka bir şeyle karşılaştık. Hangi kapıya gittiysek bir kere daha gücümüz çoğaldı. O yüzden hepinizin ellerinden öpüyorum ben. Büyüğümün, küçüğümün, hepinizin ellerinden öpüyorum. Allah hepinizden razı olsun.

Ben ilk defa böyle bir şeyle karşılaşıyorum. Biz gönüllü abileri olarak bu programa başladık, 700-780 civarı davetiye sattık. Yaklaşık 3,5 milyon TL Mert Ali'nin valilik onaylı hesabına yattı, hala da geliyor. Biz gerçekten gönüllü olarak Instagram'dan Ahmet Atabey'in feryadını duyarak Mert Ali Atabey'i tanıdık ve bu gönül işine girdik. Ben Mert Ali'ye kendim sarıldım. Benim de evladım var burada, Mert Ali'nin neye ihtiyacı olduğunu anlıyorsun. Burada büyüklerim var; Mert Ali'ye bir kere sarılın, ne istediğini size ifade edebiliyor. O vücudunun sıcaklığıyla, o ağrısıyla size bunu ifade edebiliyor. Ben ofisimde Mert Ali ile 3-4 saat zaman geçirdim. Çok farklı bir duygu. Dediğim gibi biz bu işin peşini bırakmıyoruz. Elimizden geldiği doğrultuda Ramazan'dan sonra Allah nasip ederse Iğdır'da bir program daha yapıyoruz, oradaki imkanları da değerlendirip kullanacağız.

Burada Mert Ali'nin özellikle annesine bir sürprizimiz var: Biz gönüllü abileri olarak Dubai'deki oturma izninin sözünü aldık. Hatta telefonda aradık, Fikret abi kendisi de duydu, pasaportları çıkarttık. Burada da yaklaşık 30 milyon TL bir indirim olacak. Hani biz bunun sözünü oradaki esnaftan telefonda birebir aldık, buradan da rahatladık. Mert Ali'nin çok şükür bugün 100 milyona ihtiyacı var. Bugün sizden ricam; Mert Ali'nin bugün bir mutluluğu olacak, yüzdeliğini açıklayacağız. Yüzde 100 olduğunda kampanyası bitiyor. O mutluluğunu hep beraber, büyüklerimizle paylaşalım. Ve ayrıca Caferider Başkanı Hasan Babür hocama çok teşekkür ediyorum; bize güç vermek için bugünkü programını iptal edip buraya geldiği için ellerinden öpüyorum, saygıyla selamlıyorum sizleri. Biz Mert Ali'nin yanındayız. Gerçekten gönüllü abileri olarak bizim bir beklentimiz, hiçbir şeyimiz yok. Biz esnaflar olarak Mert Ali'nin yanındayız. Mert Ali'nin 10 TL'nize, 5 TL'nize ihtiyacı var. Yani bu bir bağış gecesi değil, gönül gecesi. Hepinizin gönlünde bir Mert Ali yatıyordur; hepimizin evladı var, yeğeni var. Ben sizin gönlünüze bırakıyorum, büyüklerimin gönlüne bırakıyorum. Allah hepinizden razı olsun.

HASAN BABÜR: MERT ALİ’NİN SEVENLERİ VAR

Kehribar döşemeli besmele tablosunu açık artırmada en yüksek teklifi vererek satın alan CAFERİDER Başkanı Hasan Babür de kısa bir konuşma yaptı ve bir şiirle davetlileri duygulandırdı.

Babür şöyle konuştu;

“Değerli dostlar, biz ülkenin en ücra köşesinden göç yoluyla İstanbul'a, başka şehirlere gelip yerleşip oralarda hayatımızı idame ettirmeye çalışan bir toplumuz. Yani son 50 yıldır bu memlekette, İstanbul'da yaşıyoruz. Bu vatan bizim doğru ama bizim doğup büyüdüğümüz yer başka, yaşadığımız yer başka. Biz Zeynebiyeliler olarak başta hem liderimiz hem Hamit Turan hocamız olmak şartıyla Zeynebiye'de bir medeniyet oluşturduk. Dünyanın göz bebeği olan İstanbul'da, iki kıtayı ve iki denizi birleştiren bir coğrafyada Hazreti Hüseyin'in ve Hazreti Zeynep'in bayrağını zirveye çekmek, "Lebbeyk ya Hüseyin, lebbeyk ya Zeynep" demek çok değerli bir misyondur diye düşünüyorum. Bu misyonu o kanaat önderlerimiz, alimlerimizle beraber siz değerli toplumla gerçekleştirdik. Ben bunun için hepinize saygı ve hürmetlerimi sunuyorum. Her ne kadar da yurt dışında 40 yıla yakındır yaşamış olsam da Zeynebiye toplumunun bir parçası olarak hep kaldım, bundan sonra da hep öyle olacak. Mert Ali kardeşim, Allah şifasını ihsan etsin, bir sıkıntısı, rahatsızlığı var. Allah'ın izniyle bunu çözeceğimize inanıyorum, burada bir sıkıntı yok, bu er ya da geç çözülecek. İşte bu toplumun birliği ve bütünlüğü, birbirine sarılması, kenetlenmesi, toplumsal bütünlüğümüzün korunması bu tür sorunların üstesinden geleceğine inanıyorum. Bu açıdan her birimizin farklı sıkıntıları, farklı toplum içerisinde tartışmaları olabilir ama biz bir toplumun ferdiyiz. Biz bugünlerde Mert Ali kardeşimin bugününde olduğu gibi birbirimize kenetlenerek bu işin üstesinden gelmeliyiz. Bu açıdan ben bu topluma saygı duyuyorum, bu toplumu kutluyorum. Bu toplum hem kendi inanç değerlerine, kültürüne, örf adetine sahip çıktı, hem de 50 yıldır burada yaşamamıza rağmen bu kardeşimize her açıdan sahip çıktığına şahidim. Ümit ediyorum ki toplanması gereken miktar Allah'ın izniyle toplanacak ve bu kardeşimiz Allah'ın lütfuyla sağlığına kavuşacak. Bir şiirle bitirmek istiyorum. Diyor ki şair:

'Ölme, topraklara koymanam seni. Yerin kollarımın arasındadır.

Deli sularda yusam seni, suyun gözlerimin karasındadır.

Atamın kabrini elimle yardım, toprağında sana derman aradım.

Arayıp da dermanı tapardım, bilseydim dünyanın harasındadır.

Boğazımda kahır, gönlümde keder, sensiz bu dünyada ağzım dert meğer.

Balana kim yanar sen yanan kadar, ananın yüreği balasındadır.'

AHMET ATABEY: MERT ALİ’YE BAKMAYA UTANIYORUM

Mert Ali’nin amcası Ahmet Atabey de davetlilere seslendi. Atabey, “Gönül isterdi ki şu anda Mert Ali'nin düğününü yapmak, düğününe gelmek. Ama o düğüne hazırlık yapmak buradaki Mert Ali'nin dedelerinin, amcalarının, teyzelerinin, ablalarının ve özellikle gönüllü abilerinin elinde.” İfadeleriyle konuşmasına başladı.

Diğer DMD hastası çocuklardan örnek veren Ahmet Atabey şunları söyledi;

“Empati yapmak lazım. Ya biz elimizin içindeki 7 yaşında bir evladımız yataklara, yerlere bırakacağız ya da o evladımızı hep birlikte o ilacına kavuşturacağız. Şu anda dışarıda yağmur var değil mi, hava soğuk. Hangimizin evladı yarım saat yağmurun altında kalsa vicdanınız el verir, gönlünüz razı olur? Eve geç geldiğinde gözünüz kapıda kalıyor değil mi? 'Aman ateşi var, üstünü değiştirelim.' Çünkü ben bunu torunlarımdan ve evladımdan biliyorum. Peki Mert Ali bu toplumun evladı değil mi? Çok merak ediyorum, Kocaeli'de bir DMD hastası çıkıyor, 4 ayda ilacına kavuşuyor. Malkara'da bir hasta çıkıyor, 6 ay olmadan Dubai'ye gidiyor. Ya biz Karslılar, Iğdırlılar olarak; bu kadar iş adamımız, bu kadar gönüllü dostumuz ve çevremiz varken bir çocuğu iyileştiremeyecek miyiz? Ama şahsım olarak, Mert Ali'nin amcası Ahmet Atabey olarak utanıyorum. Daha biz bir adım yol alamadık. Valiliğin vermiş olduğu iznin bitmesine 5 ay kaldı. Her gün bir umutla, bir duayla yaşıyoruz. Gelin bu umutları beraber yaşayalım. Atabey ailesine bu kadar acı çektirmeyin, bu evlat hepimizin evladı. Bu hepinizin evladı olabilir, yarın hepinizin başına gelebilirPeki bu çocuğun annesi babası nasıl uyuyor hiç düşündünüz mü? Artık ben gerçekten Mert Ali'ye bakmaya utanıyorum. Elimden geleni yaptım, gerekirse şerefim üzerine yemin ediyorum bir dairemi daha satıp Mert Ali'yi o son noktada göndermeye hazırım. Bizleri yalnız, sahipsiz bırakmayın. Mert Ali'yi kendi evladınız olarak bir 10 dakika düşünelim. Dün ben birilerine yardım ediyordum ama bugün kapı kapı yardım topluyorum. Demek ki yarın senin de başına gelebilir. Bu konuda duyarlı olacağınıza fazlasıyla inanıyorum. Çünkü olmasaydınız gecenin bu saatinde, bu yağmurda, bu kış kıyamette kalkıp buraya gelmezdiniz. Allah hepinizden razı olsun, Allah hepinizin birini bin etsin. Sesimden dolayı kusura bakmayın biraz rahatsızım. Benim ne demek istediğimi özellikle anneler, babalar, dedeler çok iyi anladı. Allah rızası için sizlerden destek bekliyoruz. Lütfen bizleri yalnız bırakmayın.”

TANRIKULU’NUN KONUŞMASI DAMGA VURDU

Geceye damgasını vuran en önemli anlardan biri ise TÜMKİAD Genel Başkanı Nihat Tanrıkulu’nun konuşması oldu. Bu tür sağlık sorunlarının ve yardım kampanyalarının nihai çözümünün ancak devlet eliyle olabileceğini vurgulayan Tanrıkulu, iddialı açıklamalarda bulundu:

  • "Biz Yöneteceğiz, Bu Çile Bitecek": Tanrıkulu, "Bir gün bu ülkeyi biz yöneteceğiz ve bu sorunların tamamı sona erecek. Hiçbir Mert Ali tedavi olmak için yardım geceleri düzenlemek zorunda kalmayacak" diyerek kalabalığa seslendi.
  • Sembolik Nakit Bağışı: Farkındalık yaratmak isteyen Tanrıkulu, salondaki herkesten elini cebine atmasını ve yanlarında bulunan tüm nakit parayı sembolik olarak zarflara koyarak bağışlamalarını talep etti.

KEHRİBAR TABLO 100 BİN TL'YE SATILDI

Gecenin maddi destek açısından en dikkat çekici olayı, özel yapım bir tablonun açık artırmaya çıkarılmasıydı. Üzeri kehribar taşlarıyla döşenmiş "Besmele" tablosu, salonda büyük ilgi gördü. Çekişmeli geçen açık artırmanın sonunda tabloyu, 100 bin TL bağış bedeliyle Caferider Başkanı Hasan Babür satın aldı.

GÖZYAŞLARI YERİNİ HALAYLARA BIRAKTI

Mert Ali için umutların yeşerdiği gece, müzik dinletisiyle adeta bir düğün havasına büründü. Davetliler, toplanan bağışların ve dayanışmanın verdiği mutlulukla oyunlar oynadı ve hep birlikte halaylar çekerek geceyi coşku içinde noktaladı. Fazıl Anıl Kılıçlı

{ "vars": { "account": "G-LFQRKY8JGD" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }