BAKIRKÖY'DEKİ DEV YATIRIM 10 YILDIR NEDEN ATIL?

Gazeteci Celal Karaali'nin, Bakırköy Yunus Emre Kültür Merkezi'nin yanında bulunan ve yaklaşık 10 yıldır çürümeye terk edilen Kızılay binasına ilişkin sorusunu yanıtlayan İbrahim Ethem Veli, projenin kendi dönemlerinde her anlamda hazırlandığını belirtti. Veli, "Biz görevdeyken bütün anlaşmaları, ruhsatlandırma süreçlerini tamamlamış ve bağışçılarımızı bulmuştuk. Görevi bıraktığım 2017 yılının nisan ayında temel atıldı. Hayırseverler Ali Rıza Mete ve Niyazi Mete kaba inşaatı taahhüt ettikleri gibi hızla bitirdiler. Ancak bizden sonraki süreçte genel merkez projeyi şubeden alıp kendi uhdesine geçirdi ve o günden beri hiçbir ilerleme kaydedilmedi" dedi.

"KASADA BİZİM YÖNETİMDEN KALAN ‘6 MİLYON DOLAR’ MERKEZE ÇEKİLDİ"

Projenin tamamlanması için finansal hiçbir engelin bulunmadığını vurgulayan Veli, şok bir bütçe ifşasında bulundu. Görevi bıraktığı sırada Bakırköy Şubesinin vadeli hesaplarında 20 milyon Türk lirasının üzerinde nakit para bulunduğunu açıklayan eski başkan, şu ifadeleri kullandı:

Değişim Ofisi Açıldı: Mustafa Can’dan İTO’ya Katılımcılık Mesajı
Değişim Ofisi Açıldı: Mustafa Can’dan İTO’ya Katılımcılık Mesajı
İçeriği Görüntüle

"O günün döviz kuru üzerinden bakarsanız kasamızda yaklaşık 5-6 milyon dolar para vardı. Bu bütçe, kaba inşaatı bitmiş bir binanın ince işlerini tamamlamaya fazlasıyla yetiyordu. Ancak edindiğimiz bilgilere göre genel merkez, 'daha yüksek mevduat faizi alacağız' bahanesiyle şubemizin parasını merkeze çekti. Paranın merkeze aktarılmasının ardından inşaat tamamen durdu. Burada finansal bir mazeret olamaz, arkada başka hesapların olduğunu düşünüyorum."

“YAŞLI BAKIM MERKEZİ OLACAKTI, BÖLGESAL KAN MERKEZİNE DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR”

Gazeteci Yılmaz Bacacı’nın binanın kullanım amacına ve hedeflenen sağlık hizmetlerine yönelik sorusu üzerine Veli, projenin geçmişini anlattı. Alanın sağlık imarı alabilmesi için geçmiş dönem belediye başkanları (Ateş Ünal Erzen dönemi) dahil olmak üzere büyükşehir ve yerel belediyelerle senelerce mücadele ettiklerini belirten Veli, "Burası öncelikle yaşlı ve bakıma muhtaç hastalar için bir sağlık merkezi olarak planlanmıştı. Ancak süreç içinde sürekli statü değişikliği yapıldı. Son olarak orayı Bölgesel Kan Merkezi yapacaklarını duydum. O mevkii bir kan merkezi için hiç uygun değil, kan merkezi her yerde kurulabilir. Hazır sağlık alanı ilan edilmişken buranın çürümeye bırakılması hem ekonomik bir kayıp hem de büyük bir hizmet kusurudur" diye konuştu.

"6 ŞUBAT DEPREMİ VE ÇADIR SATIŞI KIZILAY'IN İNANDIRICILIĞINI BİTİRDİ"

Kızılay'ın kamuoyundaki güven kaybına da değinen tecrübeli yönetici, kurumun ticari bir yapıya büründürülmesini sert bir dille eleştirdi. Çocukluğumuzun kutsal kurumları olan Kızılay ve Türk Hava Kurumunun (THK) son yıllarda ciddi yaralar aldığını belirten Veli, "Özellikle 6 Şubat depremi döneminde yaşanan çadır satma skandalı, Kızılay’ı hiç hak etmediği bir noktaya taşıdı. Sahada yaraları sarması gereken kurum, maalesef işin ticari boyutuna baktı ve nitekim dönemin genel başkanı da istifa etmek zorunda kaldı. Bir kurum yara aldıktan sonra inandırıcılığını 1-2 yılda kazanamaz. Bizim dönemimizde kurban bağışı taleplerine yetişemezken, şimdi minimize rakamlarla bu işi yürütmeye çalışıyorlar. Ensar Vakfı üzerinden yapılan para transferleri gibi lüzumsuz ve karanlık süreçler de kurumsal itibara çok büyük zarar verdi" dedi.

"BEN BU KURUMUN YARALISIYIM, EMEKLERİMİZE YAZIK OLDU"

Röportajın sonunda eski yönetim arkadaşlarıyla birlikte büyük bir çaresizlik ve üzüntü içinde olduklarını belirten İbrahim Ethem Veli, yetkililere sitem ederek sözlerini şöyle tamamladı:

"Ben bu konuda dertliyim, yaralıyım arkadaş. Biz orada yönetimdeki tüm arkadaşlarımızla gece gündüz demeden, devlet bürokrasisiyle mücadele ederek çok ciddi emekler verdik. Yıllarca işlettiğimiz tıp merkezinde vatandaşın duasını alarak çalıştık. Bugün 9 yıldır bitirilmeyen, en az 7-8 senedir insanlığa sağlık hizmeti sunması gereken bu binanın atıl halini gördükçe kahroluyorum. Eski çalışma arkadaşlarım sürekli bana 'Başkanım bu bina ne olacak?' diye soruyor. Maalesef büyük bir çaresizlikle şikayet etmekten başka elimizden bir şey gelmiyor. Gönül arzu eder ki tüm bu yönetimsel hatalara rağmen o bina bitirilsin ve insanlığın hizmetine sunulsun." Celal Karaali-Yılmaz Bacacı