BELEDİYE

Nejat Öztürk: Slogan Çok, Çözüm Az! İstanbul'da Engelli Kalmak Kader Olmamalı

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi Mayıs Ayı Toplantıları Birinci Oturumu, engelli hakları ve erişilebilirlik konusunda tarihi bir konuşmaya sahne oldu. AK Parti Meclis Üyesi ve Engelsiz Hayat Komisyonu Üyesi Nejat Öztürk, meclis kürsüsünden yaptığı detaylı ve sarsıcı konuşmada, mevcut İBB yönetiminin engelli politikalarını sert bir dille eleştirdi.

Abone Ol

Her yıl 10-16 Mayıs tarihleri arasında idrak edilen Engelliler Haftası vesilesiyle İBB Meclisi kürsüsüne çıkan AK Parti Meclis Üyesi Nejat Öztürk, toplumun ayrılmaz bir parçası olan engelli bireylerin sorunlarını masaya yatırdı. Engelliler Haftası'nın bir "kutlama" değil; farkındalık, yüzleşme ve vicdan muhasebesi haftası olduğunu vurgulayan Öztürk, kapsamlı bir durum değerlendirmesi yaptı.

"ASIL ENGEL GÖREMEMEK DEĞİL, EMPATİ KURAMAMAKTIR"

Toplumda sürekli gelişmeyi sağlamanın yolunun, her bireyi eğitim sürecine ve yaşamın her alanına dahil etmekten geçtiğini belirten Öztürk, engelli bireylerin yeteneklerinin engellenmediği sürece her zaman geliştirilecek yönleri olduğuna dikkat çekti. Engelli haklarına saygı duyulması ve eşit yaşam şartlarının sağlanmasının en tabii hak olduğunu ifade eden Öztürk, meselenin felsefi boyutunu şu çarpıcı sözlerle özetledi:

"Engellilik sadece bedensel veya zihinsel bir durum değil, bireyin toplumsal yapıdaki farklılıklarıyla bir arada yaşamasıdır. Bizim için asıl olan, engelli kardeşlerimizin karşılaştığı zorlukların sadece onların değil, tüm toplumun ortak sorunu olduğunu anlatmaktır. Asıl engel görmemek, duymamak ve yürümemek değil; empati kuramamak, önyargılı olmak ve yaşam alanlarını erişilebilir kılmamaktır."

KADİR TOPBAŞ DÖNEMİ HATIRLATMASI

AK Parti hükümetleri döneminde engellilik konusunun bir "yardım" veya "bağımlılık" meselesi olmaktan çıkarılıp, bir "hak ve özgürlük mücadelesi" olarak ele alındığını belirten Öztürk, ulusal çapta atılan adımları tek tek sıraladı. Evde bakım hizmetlerinin tüm Türkiye'ye yayılması, kendi hesabına çalışan engellilere erken emeklilik hakkı, Emlak, KDV ve ÖTV muafiyetleri ile ekonomik yükün hafifletilmesi bu adımların başında yer aldı. EKPSS sistemi ile kamuda istihdamın artırıldığını, yükseköğrenimde danışma merkezleri, evde eğitim, işaret dili tercümanları gibi devrim niteliğinde yeniliklerin hayata geçirildiğini ve engellilere yönelik ayrımcılığın Türk Ceza Kanunu'nda ilk kez suç sayıldığını hatırlattı.

Öztürk, konuşmasında merhum İBB Başkanı Kadir Topbaş döneminde İstanbul’a kazandırılan ve engellilerin hayatına doğrudan dokunan vizyon projelere de geniş yer ayırdı:

· Şile Engelliler Kampı: Alacalı Köyü'nde inşa edilen ve ailelerin beş yıldızlı otel konforunda tatil yapabildiği modern kamp merkezi.

· İSEM Faaliyetleri: İBB Engelliler Müdürlüğü çatısı altında düzenlenen yaz okulları, meslek edindirme kursları ve sosyal aktiviteler.

· Engelli ve Otizm Merkezleri: İstanbul genelinde sayıları hızla artırılan ihtisas merkezleri.

· Girişimcilik Engel Tanımaz Projesi: Engelli bireylerin iş hayatına katılımını ve kendi işlerini kurmalarını sağlayan destek programları.

· Erişilebilirlik Çağrısı ve Standartlar: Yerel yönetimlerde engelli standartlarına uymayan projelere onay verilmeyerek şehir altyapısının erişilebilir kılınması.

· İstanbul Kazan Biz Kepçe Projesi: Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği ile yapılan işbirlikleri ve sosyal bütünleşme projeleri.

"SLOGAN ÇOK, ÇÖZÜM AZ"

Belediyelerin temel görevlerinin engelsiz yaşam merkezleri kurmak, park, kaldırım ve binaları tekerlekli sandalye kullanımına uygun hale getirmek, eğitim, terapi, istihdam ve ulaşım desteği sağlamak olduğunu hatırlatan Öztürk, konuşmasının ikinci bölümünde oklarını mevcut İBB yönetimine çevirdi.

"Pekala, İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu konuda sorumluluğunu yerine getiriyor mu?" diye soran Öztürk, sahadaki acı tabloyu şu sözlerle gözler önüne serdi:

"Hizmetin doğrudan engellinin bulunduğu yere götürülmesinde maalesef büyük eksiklikler yaşanmaktadır. İETT otobüsleri, metrobüsler ve özellikle metro istasyonlarındaki asansörlerin sık sık arızalanması veya kullanılamaz durumda olması, tekerlekli sandalye kullanan vatandaşlarımızın ulaşımda büyük zorluklar yaşamasına sebebiyet vermektedir. Şehirdeki engelli rampalarının standartlara uygun olmaması, rampa önlerine araç park edilmesi, kaldırımlardaki sarı çizgilerin kopuk veya hatalı olması gibi altyapı sorunları hala giderilememiştir."

Öztürk ayrıca, engelli çocuğu olan annelere sağlanan nakdi desteklerin hesaplara yatırılmasında uzun gecikmeler yaşandığını, İBB'nin engelli istihdam adımlarının yetersiz kaldığını ve sosyal destek projelerinin tüm engelli gruplarına eşit ulaşmadığını belirterek, mevcut yönetimin politikasını "Slogan çok, çözüm az. Tören çok ama yatırımlar yetersiz kalmaktadır" sözleriyle eleştirdi.

5 MADDELİK ACİL ÇÖZÜM PLANI

Konuşmasını sadece eleştiriyle sınırlı bırakmayan Nejat Öztürk, İBB Başkanı'na ve yönetimdeki bürokratlara seslenerek İstanbul'un erişilebilirlik sorununu çözecek 5 maddelik bir eylem planı sundu:

1. Erişilebilirlik Denetim Kurulu Kurulmalı: Tüm kamusal alanlar titizlikle denetlenmeli ve eksikler düzenli olarak raporlanmalıdır.

2. İBB İştiraklerinde İstihdam Kotası Artırılmalı: Kotalar şeffaf bir şekilde kamuoyuna açıklanmalı, "Engelli çalıştırıyoruz" söyleminin ötesine geçilerek fiili durum denetlenmelidir.

3. Kültürel ve Dijital Hizmetlerde Standartlar Getirilmeli: İşaret dili, altyazı ve sesli betimleme bir lütuf değil, haktır; derhal zorunlu hale getirilmelidir.

4. Mahalle Bazlı Engelli Danışma Kurulları Oluşturulmalı: Gerçek katılım ve çözüm için engellilerin bizzat temsil edilmesi şarttır.

5. Hizmetler Yaygınlaştırılmalı: Evden çıkamayan engelli vatandaşlar için mobil sağlık, psikolojik destek ve kültürel erişim hizmetleri kentin dört bir yanına yayılmalıdır.

"ENGELLİLER HAFTASI BİR YÜZLEŞME VE VİCDAN TESTİDİR"

Konuşmasının sonunda İstanbul'un herkesin ortak kenti olduğunu vurgulayan Nejat Öztürk, tarihi konuşmasını şu güçlü mesajlarla tamamladı:

"Bu şehirde engelli kalmak artık bir kader haline gelmemelidir. Gelin sadece bu hafta değil, her gün, her kararınızda engellileri görün. Engelliler Haftası bir kutlama haftası değil; bir yüzleşme, bir muhasebe haftasıdır ve bir vicdan testidir. İstanbul hepimizindir. Erişilebilir bir İstanbul daha adil bir İstanbul'dur ve daha adil bir İstanbul, daha güçlü bir Türkiye demektir."

{ "vars": { "account": "G-LFQRKY8JGD" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }