CHP'de mutlak butlan kararının ardından Genel Başkanlık görevi fiilen sona eren TBMM CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM'de düzenlenen son grup toplantısında yeni bir siyasi oluşum için düğmeye bastıklarını ilan etti. Konuşmasına, "Belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım. Hep beraber tarihi bir kavşaktayız" sözleriyle başlayan Özel, yeni partinin ilk adımını milletvekilleriyle birlikte atacaklarını belirterek, "Yolları kapattılar, yeni bir yol açıyoruz. Yeni yolda hep birlikte yürüyeceğiz, iktidara yürüyeceğiz" ifadelerini kullandı.

Özel, CHP'den ayrılacak milletvekilleriyle kurulacak yeni partinin, teknik işlemlerin tamamlanmasının ardından TBMM'de ana muhalefet görevini üstleneceğini söyledi.


85-90 MİLLETVEKİLİYLE YOLA ÇIKILMASI BEKLENİYOR

Özgür Özel ile birlikte 85 ila 90 milletvekilinin yeni partiye geçeceği ya da kurucular kurulunda yer alacağı öngörülüyor. Edinilen bilgilere göre yeni partinin tüzüğü ve programı büyük ölçüde hazırlandı. Kurucuların kimlik bilgileri ile kanunun öngördüğü diğer belgelerin hafta sonuna kadar tamamlanması bekleniyor.
Kuruluş sürecinin son aşamasında ise Özgür Özel ve beraberindeki kurucuların, yeni partinin kuruluş dilekçesiyle birlikte tüzük ve programını pazartesi günü İçişleri Bakanlığı'na sunması planlanıyor. Belgelerin teslim edilmesiyle birlikte partinin tüzel kişilik kazanması bekleniyor.


ERHAN ASLANER "CHP SÜRECİNDE HUKUKUN İZİ YOK”

Cumhuriyet Halk Partisi'nde uzun yıllar siyaset yapan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gibi Tuncelili olan eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Küçükçekmece Belediyesi Meclis Üyesi Avukat Erhan Aslaner, yaşanan süreci Kent Yaşam'a değerlendirdi.

Hukukçu kimliğiyle de süreci yorumlayan Aslaner, hukuki değerlendirmelerden ziyade yaşananların siyasi bir süreç olduğunu savundu.
"Bu son süreçte özellikle yargı eliyle, hukuk eliyle siyasetin dizayn edilmesini, siyasete müdahaleleri çok net bir şekilde gördük. Bunlar tamamen siyasi olaylar. Çünkü mahkeme kararları hukuki olmaktan uzak. CHP ile ilgili yaşanan sürecin hiçbir tarafında hukukun izlerine rastlanmıyor" dedi.


"MAHKEME KARARINDA HUKUKİ GEREKÇE GÖREMEDİM"

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin kamuoyunda "butlan" olarak bilinen gerekçeyle verdiği kararı incelediğini belirten Aslaner, kararın hukuki dayanaklardan yoksun olduğunu öne sürdü.
Aslaner, "Mahkeme 'Ben böyle karar verdim, oldu' biçiminde hukuka sığmayan bir karar vermiş. Örneğin kurultayda hangi eylemlerin fesada uğradığı, hangi irade bozukluklarının bulunduğu ya da hangi eylemlerin gerçekleştiğine ilişkin kararda hiçbir belirleme ve hiçbir delil tartışması yer almıyor." ifadelerini kullandı.
Dosyanın adli tatilin başlamasıyla birlikte Yargıtay'a gönderilmesine de değinen Aslaner, "İşte aynı mahkeme tam adli tatilin başlangıcında dosyayı Yargıtay'a gönderdi. Amaç, süreç kazanılması ve Yargıtay'dan çıkabilecek aksi yöndeki bir kararın geciktirilmesi." diye konuştu.

"SİYASETİN TIKANDIĞI YERDE YENİ ARAYIŞLAR OLUR"

Sürecin siyasi yönünü de değerlendiren Aslaner, tarihte benzer örneklerin bulunduğunu belirterek şunları söyledi:

"Siyasi olarak hem Türk siyasi tarihinde hem de dünya siyasi tarihinde bu tür olaylar yaşandı. Siyasetin tıkandığı yerlerde farklı yol arayışları elbette olacaktır. Örneğin Mekke'de Müslümanlara yapılan zulüm karşısında Medine'ye hicret... Aynı şekilde yakın siyasi tarihimizde İstanbul'un işgali sonrasında İstanbul'da kalmanın koşullarının ortadan kalkmasıyla Samsun'a çıkış... Bunlar da benzer örneklerdir. Bulunulan alanda siyasetin tıkanması ve hareket alanının kalmaması yeni arayışları beraberinde getirir. Yaşanan süreç de bu arayışların bir örneği olarak Türk siyasi tarihindeki yerini almıştır."

Naif Alibeyoğlu'ndan "Butlan Darbesi" Çıkışıyla Zehir Zemberek İstifa!
Naif Alibeyoğlu'ndan "Butlan Darbesi" Çıkışıyla Zehir Zemberek İstifa!
İçeriği Görüntüle

"YALNIZ CHP’NİN DEĞİL, 86 MİLYONUN DA BİR SINAVI"

Yaşananların yalnızca CHP'nin değil, toplumun tamamının sınavı olduğunu ifade eden Aslaner, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu, Cumhuriyet Halk Partisi ile birlikte Türk milletinin de bir sınavıdır. 86 milyonun Türkiye'deki hukuksuzluklara ve adaletsizliklere onay verip vermeyeceğinin sınavıdır. Burada Türk milletinin vereceği karar belirleyici olacaktır. Hiçbir düzen, hiçbir sistem hukuksuzluğun üzerinde varlığını sürdüremez. Devleti hukuka, yani mülkü adalete oturtacak olan da millettir.

“CHP’DE KALMANIN KOŞULLARI ORTADAN KALKTI”

Eğer millet bu sınavı başarıyla vermezse kamu düzeni, devletin geleceği ve temelleri tehlikeye girer. Ben milletin vicdanının, aklının ve ferasetinin bu süreci düzelteceğine inanıyorum. Çünkü bunu düzeltecek başka bir mekanizma artık kalmadı. Yanlış gidişatı değiştirecek olan milletin vakur duruşu, vicdanı ve aklıdır. Biz de bu süreçte Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde kalmanın koşullarının ortadan kalktığını düşünüyoruz. Parti yönetimimizin, başta genel başkanımızın ve parti kurmaylarının vereceği karar doğrultusunda hareket edeceğiz. Umarım Türkiye için hayırlı ve uğurlu olur." TAYFUN ERCAN- KENT YAŞAM