EKONOMİ

SAHİM-SEN'den Sağlıkta Kalıcı Ücret Reformu ve Refah Payı Çağrısı

Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunlara dikkat çekerek, geçici düzenlemeler yerine kalıcı bir ücret ve özlük hakları reformu yapılması gerektiğini vurguladı. Akarken; teşvik ek ödemeleri, aile hekimlerinin ödeme sistemi, emekliliğe yansımayan kazançlar ve enflasyon kaynaklı kayıplar olmak üzere dört temel başlıkta önemli değerlendirmelerde bulundu.

Abone Ol

Sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği için çalışanların ekonomik güvenceye sahip olmasının hayati önem taşıdığının altını çizen Özlem Akarken, "Beklentimiz; çalışanı belirsizliğe sürükleyen formüller değil, emeği esas alan, adil, güvenceli ve öngörülebilir bir ücret sistemidir" ifadelerini kullandı.

Karmaşık Ücret Sistemi Sağlıkçıları Belirsizliğe Sürüklüyor

Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının gelirlerinde büyük yer tutan teşvik ve ek ödeme sistemlerinin giderek daha karmaşık bir hal aldığını belirten Akarken, çalışanların ay sonunda ne kadar gelir elde edeceğini öngörmekte zorlandığını dile getirdi. Kurum ve bireysel hedef katsayıları gibi uygulamaların sistemi içinden çıkılmaz bir hale getirdiğini ifade eden Akarken, çalışanların büyük sorumluluklar almasına rağmen emeklerinin karşılığını bu karmaşık formüller içerisinde aramak zorunda bırakıldığını belirtti. Temel gelirin güvence altına alınması gerektiğini savunan Akarken, teşvik ve ödeme modellerinin acilen sadeleştirilerek çalışanların gelirlerinin daha adil ve öngörülebilir hale getirilmesini talep etti.

Emeklilikte Yaşanan Gelir Kaybı ve Hak İhlalleri

Çalışanların bir diğer önemli sorununun emeklilik döneminde yaşanan dramatik gelir kaybı olduğuna dikkat çeken SAHİM-SEN Başkanı, ek ödemelerin prime esas kazanca tam olarak yansımamasının uzun vadede çalışanların aleyhine sonuçlar doğurduğunu söyledi. Çalışırken alınan maaş ile emekli aylığı arasındaki uçurumun giderek büyüdüğüne işaret eden Akarken, çalışanların sadece bugününün değil geleceğinin de güvence altına alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, sosyal hizmet çalışanlarının 24 saat esaslı çalışma düzeninde yaşadığı hak kayıplarının da giderilmesi gerektiğinin altı çizildi.

"Aile Hekimliği Uzmanlarının Emeği Ödüllendirilmeli"

Birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesinde aile hekimliği uzmanlarının kritik bir rol üstlendiğini hatırlatan Akarken, alınan uzmanlık eğitiminin mevcut ödeme sisteminde yeterince karşılık bulmadığını ifade etti. Kronik hastalıkların takibi, koruyucu sağlık hizmetleri, hastane başvurularının azaltılması ve etkili sevk sisteminin oluşturulmasında aile hekimlerinin büyük sorumluluk taşıdığını belirten Akarken şöyle konuştu:

"Aile hekimliği uzmanlığı yalnızca bir unvan olarak görülmemeli. Yıllar süren uzmanlık eğitimi, üstlenilen sorumluluk ve toplum sağlığına yapılan katkı ödeme sisteminde mutlaka karşılığını bulmalıdır. Sağlık hizmetlerinin güçlenmesi, uzmanlığı değersizleştirerek değil; emeği ve eğitimi ödüllendirerek mümkün olabilir."

Zam Sürecinde Kritik Uyarı: "Enflasyon Farkı Yeterli Değil, Refah Payı Şart"

Temmuz 2026 enflasyon verilerinin ardından memur ve emeklilerin zam beklentilerine de değinen Özlem Akarken, yalnızca enflasyon farkı ödenmesinin mevcut ekonomik şartlarda yetersiz kalacağını savundu. Enflasyon farkının bir zam olmadığını hatırlatan Akarken, "Enflasyon farkı yeni bir kazanım değil, geçmiş dönemde yaşanan kaybın telafisidir. Kamu çalışanlarının yaşam koşullarını dikkate alan refah payı uygulamasına acilen ihtiyaç vardır" diyerek kamu çalışanlarının alım gücünün desteklenmesi gerektiğini belirtti.

{ "vars": { "account": "G-LFQRKY8JGD" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }