Anadolu Gençlik Derneği (AGD) ve Milli Gençlik Vakfı (MGV), İstanbul'un Fethi'nin 573. yıl dönümünü büyük bir coşkuyla kutlamaya hazırlanıyor. Bugün Fatih Çatladıkapı Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen kahvaltılı basın toplantısında, İstanbul’un fethi yıldönümüne ilişkin önemli mesajlar verildi.
Basın mensuplarının yoğun katılım gösterdiği programda konuşan AGD-MGV Genel Başkanı Salih Turhan, İstanbul'un fethinin sıradan bir askeri başarı olmadığını, aksine adaleti üstün kılan bir medeniyet tasavvuru olduğunu vurguladı. Konuşmasında küresel siyasete ve bölgedeki sıcak çatışmalara da değinen Turhan, çok önemli mesajlar verdi.
"FETİH SADECE SURLARI DEĞİL, ZULMÜ VE KORKULARI AŞMAKTIR"
Konuşmasına basın mensuplarına teşekkür ederek başlayan AGD-MGV Genel Başkanı Salih Turhan, İstanbul’un Fethi’nin tarihsel ve manevi derinliğini şu sözlerle aktardı:
"AGD ve MGV olarak İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümünü derin bir şuurla idrak ediyoruz. İstanbul'un fethi yalnızca askeri bir başarı değil; imanın, ilmin ve fedakarlığın buluştuğu bir medeniyet tasavvurudur. Bizler bu fethi geçmişte kalmış bir hadise olarak değil, yarını inşa etmenin anahtarı olarak görüyoruz. Çünkü gerçek fetih ruhu sadece surları değil; zulmü, korkuları ve insanı insana kul eden düzenleri aşarak adaleti üstün kılma mücadelesidir."
"İNSANLIK TEKNOLOJİDE İLERLEDİ AMA AHLAKTA ÇÖKTÜ"
Dünyanın içinden geçtiği buhran dönemine ve mazlum coğrafyalarda yaşanan dramlara dikkat çeken Genel Başkan Turhan, uluslararası toplumun iki yüzlü tutumunu sert bir dille eleştirdi:
"Bugün insanlık Gazze, Doğu Türkistan ve birçok mazlum coğrafyada ağır zulümlerin yaşandığı bir buhran döneminden geçiyor. Uluslararası kuruluşlar ve sözde medeniyet merkezleri bu vahşet karşısında sessiz kalmaktadır. İnsanlık teknolojik olarak ilerlese de ahlaken ve adaleten çökmüştür. İşte bu yüzden yeniden bir fetih ruhuna ihtiyacımız var. Bugün ihtiyaç duyulan şey yeni topraklar değil; vicdanların ve kalplerin fethi, ırkçılık ve emperyalizmin kurduğu adaletsizlik duvarlarının yıkılmasıdır."
"BİZ GENÇLİĞI KARIYER PLANINA DEĞİL, SORUMLULUĞA HAZIRLIYORUZ"
Fatih Sultan Mehmet Han’ın İstanbul’u fethettiğinde henüz 21 yaşında olduğunu hatırlatan Turhan, genç neslin tarihteki kurucu rolüne değinerek AGD’nin vizyonunu paylaştı:
"İstanbul'u fetheden Sultan Fatih henüz 21 yaşındaydı ve başarısının arkasında büyük bir inanç vardı. Tarihin akışını değiştiren her mücadelede gençler her zaman en önde yer almıştır; gelecekte de yeni bir medeniyet hamlesinin öncüsü yine onlar olacaktır. Bu yüzden AGD olarak çalışmalarımızın merkezine gençlerimizi koyuyoruz. Biz gençliği sadece akademik başarıya veya kariyer planına değil; dünyayı kurtaracak, adaleti ve insanlığın yükünü omuzlayacak bir sorumluluk bilincine hazırlıyoruz."
"MİLLİ GÖRÜŞ’ÜN ADALET VE PAYLAŞIM ANLAYIŞINA BUGÜN HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA İHTİYAÇ VAR"
Konuşmasında Milli Görüş Hareketi’nin kurucu lideri merhum Profesör Doktor Necmettin Erbakan’ın vizyonuna atıfta bulunan Salih Turhan, sömürü düzenine karşı tek alternatifin bu anlayış olduğunu belirtti:
"Milli Görüş Hareketi, merhum Necmettin Erbakan hocamızın öncülüğünde yarım asırdır insanlığa sömürünün yerine paylaşımı, çatışmanın yerine kardeşliği esas alan bir vizyon sunmuştur. Bugün dünyanın bu adalet ve merhamet anlayışına her zamankinden daha çok ihtiyacı var. Bu fetih programı da sadece bir anma değil; fetih ruhunu hatırlatma, gençliğe sorumluluk yükleme ve Gazze'den Doğu Türkistan'a kadar tüm mazlum coğrafyalara yeni bir dünyanın mümkün olduğunu haykırma programıdır."
"BÖLGEDEKİ SALDIRILAR VE İRAN’A YÖNELİK HAMLELER AYNI PROJENİN PARÇASIDIR"
Ortadoğu’da yaşanan son askeri hareketlilikleri ve dün gece meydana gelen sıcak gelişmeleri de gündemine alan AGD-MGV Genel Başkanı, Siyonizm tehlikesine karşı İslam ülkelerini uyardı:
“Bugün içinde yaşadığımız coğrafyadaki tehditleri görmezden gelemeyiz. Gazze, Lübnan, Suriye, Yemen ve dün gece tanıklık ettiğimiz İran’a yönelik saldırılar birbirinden bağımsız değildir; hepsi İslam coğrafyasını parçalamayı hedefleyen aynı Siyonist projenin parçasıdır. Karşımızda tüm bölgeyi dizayn etmek isteyen ırkçı bir anlayış var ve İslam dünyasının parçalanmışlığı onların en büyük gücüdür. Uluslararası kuruluşların sustuğu bu düzende Gazze, Kudüs ve Doğu Türkistan gibi tüm mazlum coğrafyalar bizim kardeşimizdir."
"TÜRKİYE SADECE KENDİ SINIRLARINDAN İBARET BİR ÜLKE DEĞİLDİR"
Konuşmasının son bölümünde Türkiye'nin üstlenmesi gereken tarihi misyona değinen Turhan, fethi gerçekleştiren ruhun yeniden dirilmesiyle yeryüzüne adaletin geleceğini belirterek tüm vatandaşları fetih coşkusuna ortak olmaya davet etti:
“Türkiye, tarihi ve medeniyet birikimiyle sadece kendi sınırlarından ibaret bir ülke değildir ve güçlü olmak mecburiyetindedir. Ancak bu güç sadece ekonomik ve askeri değil, aynı zamanda fikri ve ahlaki olmalıdır. Çünkü medeniyetler inançla yükselir. Fatih Sultan Mehmet’i yetiştiren ruh yeniden dirildiğinde, Gazze’deki gözyaşları dinecek ve Kudüs özgürlüğüne kavuşacaktır. Bu inançla tüm halkımızı fetih programımıza davet ediyor, fetih neferlerini rahmetle anıyorum.“
GAZETECİLERİN SORULARINI SAMİMİYETLE CEVAPLADI
Program gazetecilerin soruları ve Başkan Turhan’ın cevaplarıyla devam etti.
Soru: Programınızın detayları nelerdir ve 29 Mayıs yerine neden 13 Haziran'da yapılıyor? Ayrıca ahlaki değerler üzerinden yaptığınız çağrının tam olarak hedef kitlesi kimlerdir?
Cevap: Konuşmasına basın mensuplarına teşekkür ederek başlayan AGD-MGV Genel Başkanı Salih Turhan, İstanbul’un Fethi’nin tarihsel ve manevi derinliğini şu sözlerle aktardı: "Kurban Bayramı tatili nedeniyle vatandaşlarımızın büyük şehirlerden ayrılmasını gözeterek, programı herkesin eksiksiz katılım sağlayabilmesi amacıyla 13 Haziran’a planladık. Bizim temel maksadımız gençliğe sadece kronolojik bilgi aktarmak değil; onlara fetih şuurunu, Sultan Fatih'in idealini ve zulme karşı durma iradesini aşılamaktır. Ortadoğu'da sınırların güç kullanılarak değiştirildiği bu savaş döneminde, gençlerimize tarihi zaferlerimiz üzerinden vatan sevgisini ve geleceğe dair ümidi aşılamak istiyoruz. Etkinliğimizde şampiyon sporcularımız, robot yarışması birincilerimiz ve izcilerimiz yer alacak; ayrıca lise öğrencilerimizin hazırladığı yüksek teknoloji destekli 25 dakikalık fetih canlandırması sahnelenecektir. Filistin başta olmak üzere yurt dışından gelecek misafirlerimizle adaletsizliğe karşı sesimizi yükselterek gençlerimizin fetih aşkını diri tutacağız."
Soru: Milli Gençlik Vakfı'nın temel misyonu nedir? İlkokul seviyesine kadar inen madde bağımlılığı tehlikesine karşı okullarda ne gibi eğitim ve konferans çalışmaları yürütüyorsunuz?
Cevap: Dünyanın içinden geçtiği buhran dönemine ve mazlum coğrafyalarda yaşanan dramlara dikkat çeken Genel Başkan Turhan, uluslararası toplumun iki yüzlü tutumunu sert bir dille eleştirdi: "Biz 1975'te fetih ruhuyla nesiller yetiştirmek için kurulduk; bugün Türkiye genelinin yanı sıra Avrupa'nın 28 ülkesinde, Amerika'da ve Balkanlarda insanı merkeze alan çalışmalar yürütüyoruz. Madde bağımlılığı konusunda, sorun ortaya çıkmadan önce tıpkı 'koruyucu hekimlik' mantığıyla tedbir alınması gerektiğine inanıyoruz. Resmi kurumlarla koordineli şekilde okullarda pedagojik ve güvenlik odaklı eğitimler veriyoruz. Ancak bu mesele sadece sivil toplumla çözülemez; ailelerin kendi konforları için çocukları ekranlara mahkum etmesine karşı topyekun bir Kurtuluş Savaşı mücadelesi vermeliyiz. Azalan genç nüfusumuz ülkemiz için ciddi bir beka sorunudur."
Soru: Biz aile olarak evde dijital ekranları tamamen kapatıp okuma saatleri düzenliyoruz. Ülkemizde düşen okuma oranlarını göz önüne alırsak, derneğinizin gençlere yönelik somut bir okuma veya gelişim projesi var mı?
Cevap: Fatih Sultan Mehmet Han’ın İstanbul’u fethettiğinde henüz 21 yaşında olduğunu hatırlatan Turhan, genç neslin tarihteki kurucu rolüne değinerek AGD’nin vizyonunu paylaştı: "Bakanlıklarla yaptığımız protokoller doğrultusunda, en son Peygamberimizin hayatını anlatan kitabımızla 170 bin gencimize ulaşmayı başardık. Sadece kitap okutmakla da kalmıyoruz; 'Kaşif Grupları' projemizle ortaokul öğrencilerimizi dijital bağımlılıktan uzaklaştırıp doğa yürüyüşlerine ve izci kamplarına götürüyoruz. Onlara çadır nöbeti tutturarak, kendi yemeklerini yaptırarak hayatı tanımalarını sağlıyoruz. Gençlerimizi sadece kariyer odaklı değil, insanlığın yükünü omuzlayacak bir sorumluluk şuuruyla yetiştiriyoruz."
Cevap: Konuşmasında Milli Görüş Hareketi’nin kurucu lideri merhum Profesör Doktor Necmettin Erbakan’ın vizyonuna atıfta bulunan Salih Turhan, sömürü düzenine karşı tek alternatifin bu anlayış olduğunu belirtti: "Erbakan hocamızın işaret ettiği 'Yeni Bir Dünya' idealine bugün her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Türkiye genelinde spor kulüplerimiz ve 50'ye yakın teknoloji grubumuzla gençliğe ufuk kazandırmaya çalışıyoruz. Ancak ülkemizdeki 25 milyonluk okuyan genç nüfusun sadece yüzde 10'una sivil toplum olarak ulaşabiliyoruz. Geriye kalan milyonlarca gencin hayatı maalesef ekranlarda eriyor. Bu eksikliği gidermek için hem bizlerin hem de tüm devlet kurumlarının çalışmalarını katbekat artırması şarttır."
Soru: İran'ın İsrail'e yönelik askeri hamleleri, göbekten Batı'ya bağlı olan İslam devletlerinde ve halklarında 'İsrail'in de vurulabileceği' yönünde toplumsal bir uyanışa yol açtı mı?
Cevap: Ortadoğu’da yaşanan son askeri hareketlilikleri ve dün gece meydana gelen sıcak gelişmeleri de gündemine alan AGD-MGV Genel Başkanı, Siyonizm tehlikesine karşı İslam ülkelerini uyardı: "İran’ın elçilik saldırısına verdiği karşılık ve yaşanan askeri süreç, bölge halklarında ciddi bir uyanış başlattı. İlk başta meseleyi eleştirenler bile sürecin arkasındaki Amerika planlarını ve Batı'ya asla güvenilmeyeceğini net bir şekilde anladı. Bugün Gazze, Lübnan, Suriye ve dün gece tanık olduğumuz İran’a yönelik saldırıların tümü İslam coğrafyasını parçalamayı amaçlayan aynı Siyonist projenin uzantılarıdır. İslam dünyasının bölünmüşlüğü Siyonizmin en büyük gücüyken, halklar nezdinde başlayan bu eleştirel bakış ve uyanış zalimlerin en büyük korkusu olacaktır."
Soru: Gençlerimizin istihdam yetersizliği ve gelecek kaygısıyla yasal veya yasa dışı yollarla ülkeden kaçmaya çalışmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cevap: Konuşmasının son bölümünde Türkiye'nin üstlenmesi gereken tarihi misyona değinen Turhan, fethi gerçekleştiren ruhun yeniden dirilmesiyle yeryüzüne adaletin geleceğini belirterek tüm vatandaşları fetih coşkusuna ortak olmaya davet etti: "Gençlerimizin yurt dışına gitme arzusunun temelinde derin bir gelecek kaygısı yer alıyor; öyle ki yaptığımız araştırmalarda lise öğrencilerinin şimdiden emeklilik planları yaptığını gördük. Oysa ülkemiz doğası, kaynakları ve insanımızın ahlakıyla çok kıymetlidir. Bu kaçışı engellemek için istihdam sorununu çözmeli ve doğru mesleki yönlendirme yapmalıyız. Gençleri sadece parası iyi diye doktor ya da avukat olmaya zorluyoruz, ancak sanayideki teknik eleman ve ara kademe ihtiyacını gözden kaçırıyoruz. Yeteneklerine göre erken yaşta yönlendirme sağlayan güçlü bir eğitim ve istihdam sistemini kurarak bu gençliği ülkemizde tutmak zorundayız."