EKONOMİ

Şehir Hastanelerinde Bütçe Sapması: Kamu Kaynakları Şirketlere mi Akıyor?

Sağlık Bakanlığı’nın 2025 bütçesinde şehir hastaneleri için ayırdığı dev ödenek, henüz yıl bitmeden tükendi. 104,6 milyar liralık bütçe sınırı Kasım ayı itibarıyla 1,8 milyar lira aşılırken, üç ayda bir yapılan "dev ödemeler" ve Sayıştay raporlarındaki usulsüzlükler soru işaretlerini artırıyor.

Abone Ol

Türkiye’nin "dev sağlık üsleri" olarak lanse edilen şehir hastaneleri, bütçe üzerindeki etkisini ağırlaştırıyor. 2025 yılı için öngörülen hizmet ve kullanım (kira) bedeli toplamı olan 104,6 milyar TL, Ocak-Kasım döneminde 106,4 milyar TL’ye ulaşarak öngörüleri altüst etti. Toplam maliyeti 13,8 milyar doları bulan bu projeler, 2026 bütçesinde şimdiden 136,1 milyar liralık bir pay kapmış durumda. Ancak bu devasa rakamlar sadece birer mali veri değil; Ankara Tabip Odası (ATO) ve Sayıştay raporlarına göre, halkın sağlık hizmetinden çalınan bir kaynağın ve denetlenemeyen bir sistemin yansıması.

ÖDEMELER NEDEN 4 KATA ÇIKIYOR?

Şehir hastaneleri ödemelerinde dikkat çeken en büyük anomali, periyodik olarak yaşanan devasa sapmalar. Aylık ortalama 5 milyar TL bandında seyreden ödemeler; Mart-Nisan, Haziran-Temmuz ve Eylül-Ekim geçişlerinde 3,5-4 katına fırlıyor. Sağlık Bakanlığı, bu ani artışların gerekçesi hakkında kamuoyuna net bir bilgi sunmuyor. Şeffaflıktan uzak bu ödeme grafiği, bütçe yönetimindeki öngörülemezliği de beraberinde getiriyor.

SAYIŞTAY RAPORLARI: EKSİK CİHAZ, FAZLA FATURA VE USULSÜZLÜK

Sayıştay’ın 2024 denetim raporu, şehir hastanelerini işleten şirketlerin taahhütlerini yerine getirmek yerine kamuyu zarara uğrattığını kanıtlar nitelikte. Raporda öne çıkan çarpıcı bulgular şunlar:

• Haksız Kazanç: Şirketlerin ticari alan sınırlarını aşması ve kullanılmayan doğal gazın devlete faturalandırılması.
• Tıbbi İhmal: TSE belgesi olmayan cihazların kullanımı ve açılmayan hemodiyaliz üniteleri.
• Eksik Hizmet: Sabit ve taşınabilir eşyaların eksik teslimi, görüntüleme ve laboratuvar sonuçlarında yaşanan büyük gecikmeler.
• Tahsilat Sorunu: Bakanlığın şirketlere fazla ödeme yaparken, şirketlerden alması gereken bedelleri tahsil edememesi.

ATO: "BU BORÇ TİKSİNDİRİCİ BORÇ KABUL EDİLMELİDİR"

Ankara Tabip Odası (ATO), şehir hastanelerinin sadece mali bir yük değil, politik bir tercih olduğunu vurguluyor. ATO’dan yapılan açıklamada, "Milletin cebinden tek kuruş çıkmayacak" söyleminin aksine, kamu kaynaklarının özel sektöre aktarıldığı belirtildi. Oda, bu projelerin yarattığı yükü "tiksindirici borç" (odious debt) olarak tanımlayarak, sözleşmelerin feshedilmesi ve ödemelerin durdurulması çağrısında bulundu. Koruyucu sağlık hizmetlerine ayrılması gereken kaynakların bu "kara deliğe" gittiği uyarısı yapıldı.

MALİYET KATLANARAK ARTIYOR

2024 yılında 83,6 milyar TL olan ödenek teklifi, 2025’te 104,6 milyar TL’ye, 2026 için ise 136,1 milyar TL’ye yükseltildi. İki yıl içindeki artış oranının %30’u aşması, döviz bazlı sözleşmelerin ve hizmet bedellerindeki kontrolsüz yükselişin önümüzdeki yıllarda da bütçeyi sarsmaya devam edeceğini gösteriyor. 13,8 milyar dolarlık toplam maliyetle Türkiye, sağlık bütçesinin önemli bir kısmını önümüzdeki 25 yıl boyunca şirketlere aktarmaya mahkûm bırakılıyor.

{ "vars": { "account": "G-LFQRKY8JGD" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }