EKONOMİ

Semt Pazarlarında Fiyat Uçurumu: Aynı Ürün Farklı İlçede Yüzde 60 Daha Pahalı

İstanbul'daki semt pazarlarında aynı sebze ve meyvelerin fiyatları ilçeden ilçeye büyük farklılıklar gösteriyor. İşgaliye bedeli, nakliye ve semtin alım gücü gibi etkenlerle oluşan bu uçurum, aynı sepetin maliyetini yüzde 60'a kadar artırabiliyor.

Abone Ol

Zincir marketlerdeki fiyat farklılıkları tartışılmaya devam ederken, benzer ve hatta daha dikkat çekici bir durum İstanbul'un semt pazarlarında yaşanıyor. Şehrin farklı ilçelerinde kurulan pazarlarda aynı ürünler, semtten semte önemli ölçüde değişen etiketlerle tüketiciye sunuluyor. Örneğin bir ilçede kilosu 25 liraya satılan domates için başka bir ilçede 40 liraya kadar ödeme yapmak gerekebiliyor. Bu durum fiyat farkının yüzde 60'a kadar ulaştığını gösteriyor. Benzer tablo diğer sebze ve meyvelerde de göze çarpıyor. Kilosu 30 ila 40 liradan satılan patlıcan bazı pazarlarda 70 ile 90 liraya, 50 ila 60 lira seviyesindeki biber ise başka bir semtte 90 ile 120 liraya kadar çıkabiliyor. Bu farklılıklar nedeniyle Esenyurt, Avcılar veya Fatih gibi ilçelerde daha uygun fiyatla bulunabilen bir ürünün, Bakırköy, Kadıköy, Beşiktaş veya Sarıyer gibi ilçelerde çok daha yüksek fiyatlardan tezgaha konulduğu görülüyor.

Görünmeyen Giderler Fiyatları Katlıyor

Fiyat farklılıklarında pazar yerinin bulunduğu ilçe, esnafın ödediği tezgah işgaliye bedeli, tüketicinin alım gücü, nakliye giderleri, işçilik, fire oranı ve pazardaki rekabet yoğunluğu gibi birçok faktör doğrudan etkili oluyor. Fiyat farkı yalnızca ilçeler arasında değil, aynı belediyenin sınırları içerisinde bulunan farklı pazar yerlerinde bile yaşanabiliyor. Bazı pazar yerlerinde günlük tahsis ücreti 300 ile 500 lira seviyesindeyken, bazı yerlerde bu rakam 5 bin liraya kadar çıkabiliyor. Ortaya çıkan bu devasa maliyet farkı doğrudan ürün fiyatlarına yansıyor. Hal fiyatı 20 ile 30 lira seviyesinde olan bir ürünün semt pazarında 50 ile 60 liraya satılması da bu maliyet zincirinin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Uygun fiyatlı bir pazarda 700 liraya doldurulabilen bir sepet, daha pahalı bir semtte aynı ürün ve miktarlar için 1.200 liraya kadar ulaşabiliyor.

Sadece Rakamlara Değil Kaliteye de Bakılmalı

Pazar yerinin görünmeyen masraflarına dikkat çeken pazarcı esnafından Selim Gürsaçar, her pazarın kendi maliyeti olduğunu belirtiyor. Tezgahın bulunduğu lokasyonun, ödenen işgaliye bedelinin, taşıma masraflarının ve çalışan giderlerinin sürekli değiştiğini ifade eden Gürsaçar, halden alınan ürünün tamamının satılamadığını ve fire veren ürünlerin zarar yazarak fiyatı yukarı çektiğini vurguluyor. Rekabetin yoğun olduğu yerlerde fiyatı aşağı çekmek zorunda kaldıklarını belirten pazar esnafı, tüketicilerin semtler arası fiyat karşılaştırması yaparken yalnızca etiketteki rakama odaklanmamalarını, ürünün tazeliği, kalitesi ve menşeinin de mutlaka dikkate alınması gerektiğini ifade ediyor.

{ "vars": { "account": "G-LFQRKY8JGD" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }