Suriye iç savaşında yeni bir kırılma noktası olarak değerlendirilen bu gelişme, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki yeni Şam yönetiminin ülkenin kuzeydoğusunda devlet otoritesini yeniden tesis etme çabalarının en somut adımı olarak görülüyor.

Mutabakatın Öne Çıkan Maddeleri

Resmi kaynaklardan ve sahadaki aktörlerden gelen bilgilere göre, varılan yeni anlaşmanın temel hatları şunlar:

  • Kademeli Entegrasyon: SDG bünyesindeki silahlı unsurların, güvenlik incelemelerinin ardından Suriye Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı bünyesinde orduya ve güvenlik güçlerine "bireysel" bazda dahil edilmesi planlanıyor.

  • Stratejik Bölgelerin Devri: Rakka ve Deyrizor gibi illerin idari ve askeri kontrolünün tamamen merkezi hükümete geçmesi, petrol/doğalgaz sahaları ile sınır kapılarının yönetiminin Suriye devletine devredilmesi bekleniyor.

  • Kürt Şehirleri İçin Özel Statü: Şam yönetiminin, ordunun Haseke ve Kamışlı gibi Kürt yoğunluklu kent merkezlerine girmeyerek çevre bölgelerde konuşlanacağı, asayişin ise yerel güçlerle sağlanacağı yönünde esneklik gösterdiği ifade ediliyor.

  • Kültürel Haklar ve Anayasal Statü: Suriye tarihinde ilk kez Kürtçe dil haklarının resmen tanınması ve Kürtlerin Suriye devletinin asli bir parçası olarak anayasal güvence altına alınması mutabakatta yer alan kritik siyasi başlıklar arasında.

15 Günlük Ek Süre ve İnsani Koridor

24 Ocak’ta ilan edilen ve 15 günlüğüne uzatılan mevcut ateşkesin ardından gelen bu yeni mutabakat, bölgeye insani yardımların ulaşmasını da kolaylaştırdı. Birleşmiş Milletler eşliğinde Kamışlı, Haseke ve Aynularab'a (Kobani) gıda ve ilaç taşıyan yardım tırlarının geçişi için güvenli koridorlar açıldı.

Afganistan'da İnsanlık Dışı Düzenleme: Taliban Köleliği Geri Getirdi!
Afganistan'da İnsanlık Dışı Düzenleme: Taliban Köleliği Geri Getirdi!
İçeriği Görüntüle

Analistler, bu anlaşmanın özellikle ABD’nin bölgedeki varlığını ve terör örgütü PKK’nın Suriye kolu üzerindeki etkisini zayıflatabileceğini belirtiyor. Şam yönetiminin "tek bayrak, tek ordu" vurgusu karşısında SDG’nin özerklik iddialarından geri adım atması, Suriye’nin toprak bütünlüğü açısından hayati bir aşama olarak nitelendiriliyor.