TÜİK tarafından yayımlanan Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı, 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre 133 bin kişi artarak 2 milyon 981 bin kişiye ulaştı. Bu artışla birlikte işsizlik oranı 0,3 puanlık bir yükselişle yüzde 8,5 seviyesinde gerçekleşti. Cinsiyet bazlı verilere bakıldığında ise işgücü piyasasındaki eşitsizlik bir kez daha gün yüzüne çıktı; işsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,9 seviyesinde kalırken, kadınlarda yüzde 11,6 olarak tahmin edildi.
İSTİHDAM VE İŞGÜCÜNE KATILIMDA ARTIŞ SÜRÜYOR
İşsiz sayısındaki artışa rağmen, istihdam piyasasında da sayısal bir genişleme gözlendi. 2026 Şubat ayında istihdam edilenlerin sayısı, bir önceki aya göre 153 bin kişi artarak 32 milyon 158 bin kişiye yükseldi. İstihdam oranı ise 0,2 puanlık artışla yüzde 48,2 oldu. Bu alanda da cinsiyet uçurumu dikkat çekti; erkeklerin istihdam oranı yüzde 65,6 iken, kadınlarda bu oran yüzde 31,1’de kaldı. Toplam işgücü ise aynı dönemde 286 bin kişi artarak 35 milyon 139 bin kişiye, işgücuna katılma oranı ise yüzde 52,6’ya ulaştı.
GENÇ NÜFUSTA İŞSİZLİK ALARMI: KADINLARDA YÜZDE 21,8
Şubat ayı verilerinin en endişe verici kısmı genç nüfustaki işsizlik oranları oldu. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı, bir önceki aya göre 1,4 puan gibi keskin bir artış göstererek yüzde 15,8’e fırladı. Genç erkeklerde işsizlik yüzde 12,8 olarak kaydedilirken, genç kadınlarda bu oran yüzde 21,8 gibi yüksek bir seviyeye ulaştı. Bu veriler, genç kadınların işgücü piyasasına girişte çok daha büyük engellerle karşılaştığını bir kez daha kanıtladı.
ATIL İŞGÜCÜ YÜZDE 30 SINIRINA DAYANDI
Ekonomik tablonun geniş işsizlik tanımı olarak da bilinen "atıl işgücü" oranı, Şubat ayında yükselişini sürdürdü. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı, bir önceki aya göre 0,1 puan artarak yüzde 29,9 oldu. Öte yandan, istihdam edilenlerin haftalık ortalama fiili çalışma süresi değişim göstermeyerek 42,5 saat seviyesinde kaldı. Sosyal ve ekonomik çevrelerde, yüzde 30’a yaklaşan atıl işgücü oranının piyasadaki verimlilik ve refah seviyesi üzerinde baskı oluşturmaya devam edeceği yorumları yapılıyor.