Çerçeve Yasa Resmî Gazete'de: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Teşekkür ve Birlik Mesajı
Çerçeve Yasa Resmî Gazete'de: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Teşekkür ve Birlik Mesajı
İçeriği Görüntüle

2008-2010 yılları arasında Deniz Harp Okulu Komutanlığı görevini yürüten emekli tuğamiral Türker Ertürk, sosyal medyada yeniden paylaşılan geçmiş yıllara ait video içerikleri gerekçe gösterilerek tutuklandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" ile "suç işlemeye tahrik" suçlamalarıyla hakkında soruşturma başlatılan Ertürk, gözaltına alınmasının ardından savcılık işlemlerini tamamlayarak tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Bakırköy Birinci Sulh Ceza Hakimliği karşısına çıkan emekli tuğamiralin mahkemedeki kapsamlı savunması ve mahkemenin verdiği tutuklama kararının hukuki gerekçeleri kamuoyuna yansıdı.

"Konuşmalarım Bağlamından Koparılarak Paylaşılmıştır"

Hakimlik sorgusu sırasında savcılık makamına daha önce verdiği ifadeyi yineleyen Türker Ertürk, soruşturmaya dayanak oluşturulan iki farklı televizyon programından birinin tam on bir yıl, diğerinin ise yaklaşık üç buçuk yıl önce yayınlandığını vurguladı. Sosyal medyada dolaşıma sokulan görüntülerin bizzat kendisine ait bir paylaşım olmadığını belirten Ertürk, bu paylaşımı yapan kişinin yargıyı manipüle etmeye ve yönlendirmeye çalıştığını savundu. Kendisine yönelik ağır hakaretlerde bulunulduğunu ifade eden Ertürk, paylaşımda şahsının kasıtlı olarak "FETÖ’cü Ekrem İmamoğlu’nun hemşerisi" şeklinde nitelendirilerek açıkça hedef gösterilmek istendiğini dile getirdi. Söylemlerinin tamamen siyasi birer değerlendirme olduğunu belirten eski komutan, her iki konuşma metninin de bağlamından koparıldığını ve ifadelerinin öncesi ile sonrasındaki genel değerlendirmelerinin kötü niyetli kişilerce göz ardı edildiğini aktardı.

"Anayasal Özgürlük Hakkımı Kullandım, Suçsuzum"

On bir yıl önce katıldığı televizyon programındaki sözlerinin kesilerek servis edildiğini savunan Ertürk, konuşmasının orijinal halinde "ben de aklımı başıma devşirmeliyim" şeklinde özeleştirel ifadeler kullandığını ancak bu kısmın paylaşılan videoda kasten yer almadığını belirtti. Ortada herhangi bir suç unsuru bulunmadığını ve yalnızca anayasal özgürlük hakkını kullanarak siyasi değerlendirmeler yaptığını vurgulayan Ertürk, soruşturmaya konu edilen en son konuşmasının da üç buçuk yıl önce gerçekleştiğini hatırlattı. Aradan geçen uzun süre zarfında kimsenin tahrik olup sokağa çıkmadığını, halk arasında herhangi bir korku veya paniğin yaratılmadığını belirten Ertürk, suçsuz olduğunu ifade ederek öncelikle serbest bırakılmasını, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda ise adli kontrol şartıyla salıverilmesini talep etti.

Avukatların İtirazı ve Mahkemenin Tutuklama Gerekçesi

Duruşmada söz alan Türker Ertürk’ün avukatları Ayhan Yıldızel ve Arif Anıl Öztürk de müvekkillerinin soruşturmaya konu edilen ifadeleri yıllar önce kullandığını ve bu söylemlerin ardından toplumsal herhangi bir olayın yaşanmadığını belirterek savcılığın tutuklama talebine güçlü bir şekilde itiraz ettiler. Avukat Yıldızel, konuşmalardan birinin yirmi Mart iki bin yirmi üç tarihinde, seçimlerden hemen önce yapılmış siyasi bir öngörü niteliğinde olduğunu ve halk arasında hiçbir infiale veya tepkiye yol açmadığını savundu.

Tüm savunmaların ardından kararını açıklayan Bakırköy Birinci Sulh Ceza Hakimliği ise tutuklama kararına temel oluşturan ifadeleri gerekçesinde detaylıca açıkladı. Mahkeme, sosyal medyada paylaşılan videoda Ertürk’ün iktidarın acılı veya acısız değişeceğini, herkesin aklını başına devşirmesi gerektiğini, aksi takdirde ülkece müşkülat yaşanacağını ve demokratik girişimlerle iktidarın düşürülememesi halinde Türk halkını cezalandırabilecek uluslararası girişimlerin yapılabileceğini söylediğine dikkat çekti. Hakimlik, söylenen bu sözlerin halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık ve vücut dokunulmazlığına yönelik aleni bir tehdit olarak değerlendirilebileceğine hükmetti. Dosya kapsamında kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu, adli kontrol tedbirlerinin bu aşamada yetersiz kalacağı ve tutuklama tedbirinin ölçülü ve orantılı olacağı gerekçesiyle emekli tuğamiral Türker Ertürk’ün cezaevine gönderilmesine karar verildi.