Bu yıl Ocak ile Şubat aylarında yağışların 2022’ye oranla yüzde 31'lik azalması ve kışın neredeyse yağışsız geçmesi, kuraklık tehlikesini yeniden gündeme getirdi.

Ülkemizin karşı karşıya olduğu kuraklık tehdidi her geçen gün daha da ağırlaşıyor.

En fazla Marmara ve Ege’de hissediliyor

Bu kapsama göre Marmara ile iç Ege’de ileri düzeyde hissedilen kuraklık diğer illerde ise orta, hafif ve normal değerlerde yansıdı.

Analizlere göre olağanüstü kuraklık çok şiddetli ve şiddetli kuraklık ile tanımlayabiliriz.

İleri düzey kuraklık Marmara ve Ege’de Tekirdağ, Çanakkale’nin kıyı kesimleri İstanbul ve Yalova kıyıları, Edirne ile Burdur ve Uşak çevreleri, Balıkesir, Kütahya ve Bilecik'te, İç Anadolu'da Kırşehir, Çankırı, Konya, Kırıkkale'de, Karadeniz'de de Sinop ve Trabzon'un iç kesimlerinde etkisini gösterdi.

 

İSTANBUL BARAJ DOLULUK ORANLARI

İstanbul baraj doluluk oranları son yıllara göre düşüşe geçti. Şubat ve art ayında beklenen yağışlar gerçekleşmediği sebebiyle doluluk yüzdesi %37 seviyelerine gerilemişti.

İstabul’da devam eden yağmurlardan sonra barajların doluluk oranı yüzde 40,14’e yükseldi.

İstanbul Alibey barajı yüzde 14,28

Büyükçekmece barajı yüzde 30,61

Darlık barajı 51,46

Elmalı barajı 39,9

Istrancalar barajı yüzde 44,68

Kazandere barajı yüzde 9,2

Ömerli barajı yüzde 60,1

Jeolog Şener Üşümezsoy; Marmara en risksiz deprem bölgesi Jeolog Şener Üşümezsoy; Marmara en risksiz deprem bölgesi

Pabuçdere barajı yüzde 9,52

Sazlıdere barajı yüzde 32,58

Terkos barajı 32,57

Tarımsal kuraklık nedir?

Toprakta bitkinin ihtiyacını karşılayacak miktarda su bulunmaması olarak tanımlanan tarımsal kuraklık nem kaybı ve su kaynaklarında kıtlık oluştuğu zaman meydana gelir. Ürün miktarında azalmaya, büyümelerinde değişime ve hayvanlar için tehlikeye sebep olur.

Kuraklık Nedir?

Bir bölgede nem miktarının geçici dengesizliğinden kaynaklanan su kıtlığı olarak tanımlanabilen kuraklık, doğal bir iklim olayıdır ve herhangi bir zamanda ve yerde meydana gelebilir. Kuraklık genellikle yavaş gelişir ve uzun bir dönemi kapsar. Kurak iklimlerin hüküm sürdüğü yerlerdeki hayvanlar ve bitkiler, nem eksikliğinden ve yüksek değişkenlikteki yağıştan dolayı olumsuz etkilenirler. Kuraklık tespit edilmesi en zor felaketlerdendir.

Kuraklık tabiatın gizli tehlikesi olup genellikle herhangi bir mevsim veya bir zaman diliminde yağış miktarındaki azalmadan ya da dengesizliğinden dolayı meydana gelir. Kuraklık hesaplamalarında bir bölgedeki yağış ve evapotranspirasyon (buharlaşma+terleme) arasındaki dengenin uzun süreli ortalaması göz önünde bulundurulur. Kuraklıkta; zaman (yağış mevsiminin başlamasında gecikmeler, ürün büyüme mevsimi-yağış zamanı ilişkisi) ve yağışların tesirleri (yağış yoğunluğu, sıklığı) ile ilişkilidir. Yüksek sıcaklık, şiddetli rüzgar ve düşük nem miktarı gibi diğer değişkenler etkili olmaktadır.

Kuraklık, yalnızca fiziksel bir doğa olayı olarak görülmemelidir. Kuraklığın, insan ve faaliyetlerinin su kaynaklarına olan bağımlılığı nedeniyle, toplum üzerinde çeşitli olumsuz etkileri vardır.