Kamuoyunun yakından takip ettiği "Aziz İhsan Aktaş" davasında sıcak bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında uzun süredir cezaevinde bulunan tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Silivri’deki duruşmada esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını gerçekleştirdi.

Kürsüde iddia makamının suçlamalarına tek tek yanıt veren Çaykara, davanın hukuki bir temelden ziyade siyasi bir cezalandırma amacına dönüştüğünü öne sürdü.

"12 YILLIK RÜŞVET İSTEMİ SOMUT DELİLLERE DAYANMIYOR"

Dava dosyasında “Eylem 58” başlığı altında değerlendirilen ve hakkında "rüşvet alma" iddiasıyla 12 yıla kadar hapis cezası talep edilen Utku Caner Çaykara, suçlamaları kesin bir dille reddetti. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan isimlerin beyanlarının mütalaaya esas alınmasını eleştiren Çaykara, şu ifadeleri kullandı:

“Avcılar Belediye Başkanı olarak yargılanıyorum ama CHP Avcılar Belediye Başkan adayı olarak cezalandırılmam talep ediliyor. Ceza talebini reddediyorum ve suçlamayı kabul etmiyorum. Aziz İhsan Aktaş’ın somut veriye dayanmayan beyanının mütalaaya esas alındığını gördüm. Etkin pişmanlık kapsamında verilen bu ifadeler hiçbir somut delille desteklenmemiştir. Seçim kampanyama destek verildiği yönündeki iddiaların yasal olarak hangi suçun karşılığı olduğu bile ortaya konulamamıştır.”

Savcılığın "ihaleye fesat karıştırma" suçlamasından beraat isterken, uydurma beyanlarla rüşvet suçlamasını sürdürmesine anlam veremediğini belirten Çaykara, bu çelişkili tutumun kendisini şaşırttığını aktardı.

"O ARAÇLAR ADAYLIĞIMDAN ÖNCE DE ORADAYDI"

Mütalaada yer alan "seçim kampanyası için kendisine özel araç kiralandığı" yönündeki iddiayı da mantık kuralları çerçevesinde çürüten Çaykara, dikkat çeken bir kronoloji paylaştı:

Gaziosmanpaşa’da Kentsel Dönüşüm İçin "Ortak Akıl" Buluşması
Gaziosmanpaşa’da Kentsel Dönüşüm İçin "Ortak Akıl" Buluşması
İçeriği Görüntüle

"Söz konusu araçların bana özel olarak kiralandığı iddia ediliyor. Oysa bu araçlar benim adaylığımdan önce de zaten CHP 3. Bölge Seçim Koordinasyon Merkezi’nde kullanımdaydı. Bu araçlar madem bana özel kiralandı, benim adaylığım kesinleşmeden önce aynı yerde ne işleri vardı?"

Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarına dair usul eksikliklerine de değinen Avcılar Belediye Başkanı, "İki günde mahkemeye getirilen PTS raporları, şayet soruşturmanın en başında dosyaya eklenseydi bugün bu anlamsız tartışmaların hiçbirini yaşamak zorunda kalmazdık" diyerek emniyet ve adliye aşamasındaki eksikliklere tepki gösterdi.

"AVCILAR BELEDİYESİ’NİN TEK KURUŞ ZARARI YOKTUR"

Yaklaşık 13 aydır demir parmaklıklar ardında özgürlüğünden mahrum olduğunu hatırlatan Utku Caner Çaykara, davanın artık bir karara bağlanmasını ve adaletin tecelli etmesini beklediğini vurguladı. Belediye bütçesine ve kamu kaynaklarına hiçbir şekilde leke sürdürmediğinin altını çizen Çaykara, savunmasını şu çarpıcı sözlerle noktaladı:

"Görev sürem boyunca hiçbir usulsüzlüğe imza atmadım. Avcılar Belediyesi’nin tek kuruş zararına neden olmadım. Üzerime atılı suçlamaların hiçbirinin belediyeyle, belediye bütçesiyle veya icraatlarıyla bir ilgisi yoktur; tamamı asılsızdır. Bir belediye başkanının, henüz başkan bile değilken, adaylık dönemine ilişkin 'rüşvet' suçuyla itham edilmesi hukuken de fiilen de imkansızdır. Böyle zorlama bir yaklaşım ancak toplumun adalet vicdanını yaralar."