Cumhuriyet’ten Rengin Temoçin’in haberine göre; davanın takipçisi olan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, adalet nöbetindeki anne D.Ş.’ye destek vermek amacıyla İstanbul Anadolu Adliyesi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun da destek verdiği açıklamada, yargılama sürecindeki usulsüzlükler ve sanığın serbestliği sert bir dille eleştirildi.
"Çocuk Adalet Sistemi İhlal Ediliyor"
Dernek avukatı Serenay Yaman, yargı sürecinin "çocuğun üstün yararı" ilkesini hiçe saydığını savundu. Küçük çocuğun yaşadığı travmayı defalarca anlatmak zorunda bırakılmasının çocuk adalet sistemine aykırı olduğunu belirten Yaman, şu noktaların altını çizdi:
-
Ağır Psikolojik Hasar: Yaşadığı istismar ve yıpratıcı yargılama süreci nedeniyle çocuğun ağır kaygı bozukluğu ve travma sonrası stres bozukluğu ile mücadele ettiği, psikiyatrik tedavi gördüğü belirtildi.
-
Tedbir Uygulanmıyor: Çocuğun sağlık sorunlarıyla boğuştuğu bu süreçte, sanık hakkında hiçbir koruyucu veya önleyici tedbir alınmadığı, failin elini kolunu sallayarak hayatına devam ettiği vurgulandı.
Avukat Yaman, vakıf ve tarikat yapılanmaları altındaki istismar vakalarının cezasızlıkla sonuçlanmasına tepki göstererek, 5 Mayıs’taki karar duruşması için kamuoyuna güçlü bir destek çağrısında bulundu.
"Benim Kızımın Yaşama Hakkı Yok mu?"
Adalet nöbetinin 12. gününde konuşan anne D.Ş., yıllardır karanlık bir yapıyla tek başına mücadele ettiğini ve mahalle baskısına maruz kaldığını dile getirdi. Gözyaşları içinde toplumun ve yetkililerin sessizliğini sorgulayan anne, şunları söyledi:
"Bugün soruyorum, biz neden yalnız bırakılıyoruz? Neden kimse yok duruşmalarımızda? Yedi yaşındaki bir çocuğun hiç mi kıymeti yok? Benim kızımın yaşama hakkı yok mu?"





