Dünyanın gözünü çevirdiği ABD-İran hattında, Orta Doğu'daki lojistik ve askeri düğümü çözecek çok kritik bir eşik aşıldı. Reuters’ın üst düzey bir Amerikalı yetkiliye dayandırdığı habere göre, taraflar savaşı resmi olarak bitirecek ön mutabakat metninde uzlaşma sağladı. İlk resmi imzaların önümüzdeki günlerde atılması bekleniyor.
Arakçi: "Bu Savaşın Galibi İran'dır"
Mutabakatın sızmasının ardından İran devlet televizyonuna konuşan Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, taslak üzerinde hala ufak değişikliklerin yapılabileceğini belirtmekle birlikte oldukça iddialı bir ton kullandı. Süreci değerlendiren Arakçi, “İran bu savaşın galibidir” diyerek net bir zafer ilan etti.
Masadaki Formül: Abluka Kalkıyor, Hürmüz Açılıyor
Uluslararası diplomatik kaynaklardan sızan bilgilere göre, üzerinde anlaşılan mutabakat büyük oranda Tahran yönetiminin şartlarını yansıtıyor. Washington’ın Hürmüz Boğazı'nın açılması dışında büyük bir taviz koparamadığı belirtilirken, anlaşmanın ana omurgasını şu maddeler oluşturuyor:
Deniz Ticareti Başlıyor
İran’ın daha önce kapattığını duyurduğu stratejik Hürmüz Boğazı yeniden uluslararası gemi trafiğine açılacak.
Kuşatma Son Buluyor
ABD, İran limanlarına yönelik aylardır uyguladığı askeri deniz ablukasını tamamen kaldıracak.
Milyarlarca Dolar ve Petrol İzni
ABD tarafından dondurulan milyarlarca dolarlık İran finansal varlığı serbest bırakılacak ve İran petrol ihracatına yönelik bazı ağır yaptırımlar esnetilecek.
"Kılıcımız Her Zaman Hürmüz’ün Üzerinde Olacak"
Anlaşmaya rağmen Basra Körfezi'ndeki askeri caydırıcılık mesajlarından taviz vermeyen Arakçi, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği denetiminin Umman ile birlikte kendilerinde olacağını vurguladı. İranlı Bakan, “Kılıcımız her zaman Hürmüz Boğazı’nın üzerinde olacak” diyerek batılı güçlere gözdağı verdi.
Benzer bir gövde gösterisi de İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan geldi. Yapılan resmi açıklamada, son çatışma döneminin ardından ülkenin "her zamankinden daha güçlü ve tahkim edilmiş" olduğu, askeri caydırıcılığın zirveye ulaştığı ve gelebilecek her türlü yeni tehdide anında misilleme yapılacağı kaydedildi.
Nükleer Düğümü Ayrı Bir Dosya Olarak Kalacak
Anlaşmanın en kırılgan noktasını ise nükleer program oluşturuyor. Ön mutabakat metnine dahil edilmeyen nükleer müzakerelerin, bu anlaşmanın yürürlüğe girmesinin ardından tamamen bağımsız bir süreçte ele alınması kararlaştırıldı.
ABD’nin Şartı
Washington, nihai hedef olarak İran’ın nükleer programının tamamen fişinin çekilmesini, yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının imha edilmesini ve uluslararası sıkı bir denetim mekanizmasının kurulmasını şart koşuyor.
İran’ın Yanıtı
Uranyum stoklarının tamamen ortadan kaldırılmasını kırmızı çizgi ilan eden Arakçi ise bu talebi reddettiklerini, Tahran’ın tek kabul edebileceği formülün yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun seyreltilmesi (zenginlik oranının düşürülmesi) olduğunu ifade etti.
İmzalar Nasıl Atılacak? Cenevre mi, Dijital mi?
Anlaşmanın imza protokolüne dair ise iki farklı iddia gündemde. Batılı kaynaklar, tarihi anlaşmanın pazar günü İsviçre'nin Cenevre kentinde, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf arasında yüz yüze imzalanabileceğini öne sürüyor. Ancak İran Dışişleri Bakanı Arakçi, diplomatik protokol gereği anlaşmanın yüz yüze değil, uzaktan (dijital olarak) imzalanacağını savundu. Gözler, pazar günü Cenevre ve Tahran hattından gelecek resmi açıklamalara çevrildi.