Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre: Türkiye'de kayıtlı çalışanlar ile emeklilerin (hak sahipleri dahil) genel toplamı yaklaşık 42 milyon kişidir.

Bu emekçilerin; yaklaşık 17 Milyonu SGK dan Emekli Maaşı alırken...

Geriye kalan 25 Milyonu da çalışmakta olan emekçilerdir.

Toplam kayıtlı işçi sayısı: 17.630.475

Sendikalı İşçi Sayısı: 2.432.789

Sendikalaşma Oranı: %13,8'e gerilemiştir.

Memur olarak bildiğimiz toplam Kamu Görevlisi Sayısına gelince: 3.082.768

Sendikalı Kamu Görevlisi Sayısı: 2.403.189

Kamu Sendikalaşma Oranı: %77,96

Görüldüğü üzere: İşçilerin sendikalaşma oranında ortaya çıkan azalmaya karşılık memurlardaki sendikalaşma oranı daha yüksektir.

Demek ki Türkiye'de her geçen yıl İşçi sendikalarının üye sayısı oldukça azalmıştır.

AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre işçiler için sendikal durum şu şekildeydi:

Toplam İşçi Sayısı: 4.572.814

Sendikalı İşçi Sayısı: 2.680.966

Sendikalaşma Oranı: %58,63

Bugün İşçi Sayısı 16 Milyonu geçtiği halde sendikalaşma oranı sadece yüzde 14 kadar...

NEREDEN NEREYE...

Sigortalı Emekçilerin yüzde 86'sı sendikalı değildir.

Memur sendikalarının acınacak durumu ortada:

Ne Toplu İş Sözleşmeleri, ne de bu sözleşmelerin teklif aşamasındaki Toplu Pazarlıkları gerçek bir sendikal mücadele ile sonuçlanıyor.

Öte yanda sendikalara üye olmaları zorlaşan emekçi işçilerin, Bugünkü piyasa fiyatları karşısında neler çektiğini bilmeyen kalmadı.

Peki ya sendikalı olanlar: Onlar da demokrasiyle birlikte rafa kalkan sendikal mücadelenin mağduru olup çıktılar.

Çünkü ülkede sayıları çok olan işsizler bir yandan...

Güçsüz sendikacılık bir yandan...

Eksik ve yetersiz bağıtlanan Toplu İş Sözleşmeleriyle rafa kalkan grevler de bir yandan darbe vurunca; beklenen ücretlere ve sosyal haklara ulaşamadılar.

Son 25 yılda artan piyasa fiyatları at hızıyla koşarken, emekçilerin ücret artışı da bir yaya hızıyla geride kalarak:

ADALET ÇIĞLIĞI ATIYOR ADALET!..

GERÇEKLER HEP ÇIPLAK GEZER

Piyasa fiyat artışlarına göre: Bir Asgari Ücretli ile bir Emekli Emekçi'nin: BUGÜN EN AZ 130 BİN TL. AYLIK ÜCRET ALMASI GEREKİR!

Ayrıca tüm emekçilerin de bu artış oranına göre ücret alması gerekir! SİYASETİN DEĞİL, ADALETİN PENCERESİNDEN BAKARAK: TÜİK'in siyasal ayarlı enflasyon rakamlarının tüm emekçileri ne kadar yoksullaştırdığına bakmalı!

Ne diyelim? Pazara ve markete giderek günün gerçek fiyatlarına göre emekçilerin hak ettiği gerçek ücreti vermeyenlere ne diyelim?

Bütçeyi, milyonlarca emekçiden kesilen paraya göre ayarlayanlara ne diyelim?

İngilizler başta olmak üzere, tüm tefecilere ödenen Trilyonlarca faize para var... Garantili ve de dövizle beton işi yapan müteahhitlere para var...

Ancak sıra emekçilere gelince; TÜİK ne diyorsa o kadar para...

Bugün açlık sınırının bile altında kalarak:

ADALET ÇIĞLIĞI ATAN MAAŞLAR İÇİN, BAŞKA DA NE DİYELİM?