Öyle medyatik tersyüz bir görüntü var ki...
Öyle medyatik tersyüz bir gürültü var ki...
Memleket tam da toz duman oldu.
Eğer her duyarlı vatandaş, vatana ve millete dair bu tarihi gerçekleri tek tek düşünüp açık ve net olarak paylaşmazsa; başta adalet, ahlak ve inancımız olmak üzere tüm sosyal normlarımıza hem ters düşer hem de inandırıcılığını kaybeder!
Mesele vatan ve millet olunca, gerisi teferruattır elbette. Bu ikisi dışında daha önemli ne ola ki?
Kasa kasa paralar mı, yoksa bol havalı koltuklar mı?
Bizim yolumuz belli; vatan ve milletten yana...
Bu yüzden memleketin çivileri tek tek sökülürken, hayatta olan ve olmayan hiçbir güç bizi yolumuzdan çeviremez biline!.. Çünkü, "doğruya doğru eğriye eğri" demeyenlerin durduğu yerle tuttuğu yolda asla işimiz olmaz.
Hele hele memleketin çivileri yurtta ve dünyada tek tek acımasızca sökülürken...
Milletin oylarıyla başka partiden seçilen kimi milletvekili ve belediye başkanlarını, kendi partilerine törenler düzenleyip çivileme çakarak, medyatik bir övgüyle milletin önüne koyanlarla hiç işimiz olmaz biline...
Çünkü bu olup bitenlerin temelinde bir devlet gücü vardır.
Bir haksızlık vardır. Bir demokrasi ve sosyal siyaset çürümüşlüğü vardır o kadar!
Bunların yaşandığı bir ülkede: Kim ne yaparsa yapsın yanına kar kalır elbette. Zalimler zulümleriyle... Haksız kazanç elde edenler de götürdükleriyle yaşar.
Ne "HESAP SORACAĞIZ, SORUMLULAR ŞÖYLE BÖYLE OLACAK!.." Gibi siyasal yatıştırıcı ve oyalayıcı bağırtılar inandırıcı olur ne de kimi kuru kuru görüntü ve gürültüler inandırıcı olur!..
Çünkü inandırıcılığın ölçüsü önce demokrasi ve adalettir. Sonra da geride kalan yılların yaşanan gerçeklerdir.
Peki, geride kalan yıllar bize neyi hatırlatıyor?
Mesela bir TÜİK'İ ...
Bu kurumun fiyatların yüksek arttığı piyasalar karşısında, enflasyon rakamını düşük tespit ederek, tüm sabit gelirlileri nasıl yoksullaştırdığını hatırlatıyor.
Bugünkü piyasaya göre 130 Bin TL. Aylık alması gereken emekli ile asgari ücretliye ödenmekte olan: 23.500 TL. İle 28.300 TL gibi bir dayanılmaz ücret rakamını hatırlatıyor. Her kesimden her yurttaşın nasıl inim inim inlediğini hatırlatıyor.
Gençlerin umutsuzluğunu ve mutsuzluğunu hatırlatıyor.
Elbette ki çivisi çıkan memleket manzaraları böyleyken...
Korkudan partilerini bırakarak iktidar partisine çivileme dalan demokrasi ve oy hırsızı siyasileri hatırlatıyor. Zindanlarda adalet arayanları, eğitimde olanak arayanları... Sağlıkta hayat umanları, her alanda çalışırken aldığı parayla karın doyurmaya çalışanları hatırlatıyor.
Bir yanda milyarları götürenler varken, öte yanda da yatağa aç girenleri hatırlatıyor!
Bunların yaşandığı ülkemde, kuru kuru medyatik görüntülerle kuru kuru medyatik gürültüleri hatırlatıyor!
Çünkü çivisi çıkmış bir ülkede duyarlı bir vatandaş olmak tam da böyle bir şeydir işte: Ya "vatan ve millet" diyerek, nefes almalı ya da "kasa ve koltuk" Diyerek koşanların peşinden koşmalı...
Ya seçimlerde milletin temiz ve onurlu oylarıyla seçilip öz partisinde siyaset yapanların yanında durmalı ya da kişisel çıkar ve korku yüzünden iktidar partisine bir törenle çivileme dalanların yanında yer almalı... Ne diyelim, bir yanda çivileri tek tek çıkan memleketimiz var. Bir yanda da bu memlekette partilerine başka partiden seçilenleri devletin gücü sayesinde çivileyenler var... Hem de bu işi bir de övünerek yapanlar var. Memleketi yönetirken karneleri zayıf olanların bir medyatik pompalama siyaseti... Kimi milliyetçi siyasetçilerin geniş desteğiyle sürüp giden medyatik günler... Milletin yoksullukla... Devletin de dünyada seviye kaybetmekle geçen günleri...
Yurttan ve dünyadan kimi hainlerin, daralan çemberleri zevkle ve mutlu olarak izlediği günler...
Sahi, böyle bir ülkede milletin seçimde vermediği tüm vekil ve başkanları bile iktidar olmanın baskısıyla partiye çekseler ne değişir ki?..
Görünen köy ortada işte.
KİMİ SİYASAL MİLLİYETÇİLER GÖRMESE BİLMESE DE O KÖY BU MİLLETİN KÖYÜDÜR!
HEM KASA VE KOLTUK SEVDALILARI HEM DE MEDYATİK SİYASET BUNU BÖYLE BİLMELİ!..