Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün “Türkiye’nin En Büyük Meslek Grubu; Ev Kadınları - Ev İçi Emek, Toplumsal Statü Algısı ve Siyasal Tercihler” başlıklı araştırmasına göre ev kadınları, 2025 itibarıyla seçmenin yüzde 28,1’ini oluşturuyor. Ev kadınlarını yüzde 25,3 ile özel sektör çalışanları, yüzde 18,7 ile emekliler takip ediyor. Böylece ev kadınları, raporda kullanılan çalışma durumu sınıflandırmasına göre Türkiye’nin en büyük grubu olarak öne çıkıyor.
EV KADINLARININ YÜZDE 49’U AK PARTİ DİYOR
Araştırmanın siyasi tercihlere ilişkin bölümü, ev kadınlarının sandıktaki ağırlığını ortaya koyuyor.
Enstitünün 2025 tarihli “Türkiye’nin Milliyetçilik Haritası” çalışmasına göre ev kadınlarının yüzde 49’u, yarın seçim olması halinde AK Parti’ye oy vereceğini belirtti, CHP’ye oy vereceğini söyleyenlerin oranı ise yüzde 26,2 olarak ölçüldü. Araştırma CHP’de mutlak butlan kararı çıkmadan ve ayrılıklarla Yeni Parti kurulmadan önce yapılmıştı.
Ağustos 2025 itibarıyla genel seçmen kitlesinde AK Parti yüzde 32,7, CHP- Yeni yüzde 29,2 seviyesinde ölçülürken, ev kadınlarında AK Parti lehine 22,8 puanlık fark bulundu. Rapordaki hesaplamaya göre ev kadınlarından gelen destek, AK Parti açısından ülke genelinde yaklaşık 14 puanlık bir orana karşılık geliyor.
ÇALIŞANLARLA EV KADINLARI ARASINDAKİ FARK YENİ DEĞİL
Ev kadınları ile çalışanlar arasındaki siyasi tercih farkı geçmiş araştırmalarda da görülüyor. 2008 tarihli Uluslararası Sosyal Araştırma Programı (International Social Survey Programme - ISSP) verilerine göre AK Parti ile CHP- Yeni arasındaki fark tam zamanlı çalışanlarda AK Parti lehine 10,4 puanken, ev işleriyle uğraşanlarda 52,4 puana ulaşıyordu.
2019 verilerinde ise iki parti arasındaki fark ev kadınlarında 31,6 puan, çalışanlarda 9,1 puan olarak ölçüldü.
Bu tablo, çalışma durumu ile siyasi tercih arasında dikkat çekici bir farklılaşma olduğunu gösteriyor. Ancak buradan doğrudan “kadınlar çalışmaya başladıkça AK Parti’den uzaklaşıyor” sonucunu çıkarmak mümkün değil.
Araştırma, 2008 ve 2019 verilerinin aynı kişileri zaman içinde takip etmediğine dikkat çekiyor. Dolayısıyla ev kadını olarak ölçülen belirli bir kişinin daha sonra çalışmaya başlayıp siyasi tercihini değiştirdiği söylenemiyor. Böyle bir nedensellik için aynı kadınları zaman içinde izleyen boylamsal araştırmalara ihtiyaç bulunuyor.
KADINLARIN ÇALIŞMA HAYATINDAKİ KONUMU DEĞİŞİYOR
ISSP verilerine göre Türkiye’de ev işleriyle uğraşan kadınların oranı 2008’de yüzde 38,8 iken 2019’da yüzde 29,8’e geriledi. Aynı dönemde çalışanların oranı yüzde 33,7’den yüzde 42,1’e yükseldi. Böylece 11 yıllık dönemde ev işleriyle uğraşan kadınların oranı 9 puan azalırken, çalışan kadınların oranı 8,4 puan arttı. Bu değişim ile siyasi tercihler arasındaki ilişkinin niteliği ise mevcut verilerle kesin olarak ortaya konmuş değil.
EV KADINLARININ TEMEL SORUNLARI
Araştırmanın ikinci bölümünde 17-29 Nisan 2026 tarihleri arasında farklı yaş ve şehirlerden 36 ev kadınıyla çevrim içi odak grup görüşmeleri gerçekleştirildi. Çalışmanın bir anket olmadığı ve Türkiye’deki tüm ev kadınlarını istatistiksel olarak temsil etmediği özellikle belirtildi.
Görüşmelerde ev işleri, başlangıcı ve bitişi olmayan sürekli bir mesai olarak tanımlandı. Katılımcılar, temizlik ve bakımın yanı sıra özellikle düşük ve sabit gelirli hanelerde aile bütçesini yönetme sorumluluğunun da önemli ölçüde kadınların üzerinde olduğunu anlattı.
Kadınların kendi gelirlerinin bulunmamasının ise ekonomik bağımlılığın yanı sıra kişisel harcamaların sorgulanması ve evlilik içerisindeki hareket alanının daralması gibi sonuçlar doğurabildiği aktarıldı. Kadınların devletten beklentileri sigorta ve emeklilik gibi kurumsal haklar, kişisel ekonomik gelir ve ev kadınlığının kamusal olarak tanınması başlıklarında toplandı.
AK PARTİ DESTEĞİNİN NEDENLERİ
Odak grup görüşmelerindeki katılımcıların tamamının geçmişte en az bir genel veya yerel seçimde AK Parti’ye oy verdiği belirtildi.
Geçmiş AK Parti tercihlerinde başörtüsü yasağının kaldırılması ve dini-kültürel özgürlükler gibi kimliksel kazanımların yanı sıra güvenlik ve istikrar algısı, sağlık hizmetleri, altyapı ve kamu hizmetlerine ilişkin olumlu deneyimler öne çıktı. AK Parti’den uzaklaşan katılımcıların anlatılarında ise ekonomik sıkışma, enflasyon, kira ve gıda fiyatları, yerine getirilmediği düşünülen vaatler, adalet ve liyakat sorunları öne çıktı.
Raporda, ev kadınlarına yönelik maaş, sigorta ve emeklilik vaatlerinin gerçekleşmediğini düşünen bazı katılımcılarda bunun siyasi güven kaybına dönüştüğü de belirtildi.
Araştırma, bu bulguların bütün ev kadınlarına genellenemeyeceğini vurguluyor. Kimliksel kazanımlar, geçmiş hizmetler ve istikrar beklentisi bazı katılımcılarda AK Parti ile bağı korurken, ekonomik sorunlar ve adalet kaygıları başka katılımcılarda güven kaybına yol açıyor.
ASIL SORU: ÇALIŞMAK SİYASİ TERCİHİ DEĞİŞTİRİYOR MU?
Araştırmanın ortaya koyduğu tablo iki önemli dönüşümü aynı anda gösteriyor: Kadınların çalışma hayatına katılımı artarken ev kadınlarının oranı geriliyor; buna karşılık ev kadınları ile çalışanlar arasında siyasi tercihler bakımından belirgin fark bulunuyor.
Ancak mevcut veriler, bu farkın doğrudan çalışma hayatına katılımın sonucu olduğunu göstermiyor.
Dolayısıyla araştırmanın ortaya koyduğu temel soru şu: Kadınların ekonomik bağımsızlığı ve çalışma hayatına katılımı, siyasi tercihleriyle nasıl bir ilişki içinde?
Bu sorunun yanıtı için aynı kadınları zaman içinde takip eden araştırmalara ihtiyaç var. Mevcut veriler ise ev kadınlarının Türkiye’nin en büyük seçmen gruplarından biri olduğunu ve bu grubun siyasi tercihlerinde AK Parti’nin belirgin biçimde öne çıktığını gösteriyor.
TAYFUN ERCAN - KENT YAŞAM




