Günlerdir açlık grevini sürdüren ve seslerini yetkililere duyurabilmek adına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürüyüş başlatan Doruk Madencilik işçilerinin önü polis ekipleri tarafından kesildi. Yürüyüşe izin verilmemesi üzerine çıkan arbedede emniyet güçleri biber gazıyla müdahale etti. O anlarda maden işçilerinin yanında saf tutan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş da yoğun biber gazına maruz kalarak fenalık geçirdi. Siyaset ve emek dünyasının kesiştiği bu sert müdahale, Ankara sokaklarında tansiyonu zirveye çıkardı.
"ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNİ ÇALAMAZSIN"
Polis barikatları ve gaz bulutları arasında yükselen bir maden işçisinin sesi, direnişin insani boyutunu gözler önüne serdi. İşçilerin sadece ekonomik değil, bir haysiyet mücadelesi verdiğini vurgulayan madenci, işletme sahibi Sabahattin Yıldız’a şu sözlerle seslendi:
“Bu işçilerin çocukları yok mu? Bu işçilerin çocuklarının geleceği yok mu? Sabahattin Yıldız, sen çocuklarının, torunlarının geleceğini düşünürken bu işçilerin çocuklarının hakkını yiyemezsin!”
MADENCİLERİN TALEPLERİ KARŞILIK BULACAK MI?
Açlık grevinin kritik bir aşamaya geldiği bu günlerde, işçilerin kararlılığı geri adım atmıyor. Ödenmeyen ücretler ve belirsizleşen gelecekleri için bedenlerini açlığa yatıran madenciler, muhataplarından sadece "vaat" değil, somut bir çözüm bekliyor. Yaşanan bu son müdahale, konunun sadece bir işçi-işveren uyuşmazlığı olmadığını, aynı zamanda bir sosyal adalet krizi haline geldiğini net bir şekilde gösterdi.




