Türkiye kömür ve enerji piyasasını sarsan icra sürecinde kritik bir aşamaya geçildi. İcra Dairesi tarafından görevlendirilen ve Ankara’daki saygın bir üniversiteden seçilen 13 kişilik uzman bilirkişi heyeti, Manisa’nın Soma ilçesindeki tesislerde incelemelere başladı. Santralin güncel piyasa değerini saptayacak olan heyetin hazırlayacağı ayrıntılı raporun, icra sürecinin gidişatını belirlemesi bekleniyor. Sektör temsilcileri, tesisin teknik kapasitesinden finansal durumuna kadar her detayın inceleneceği bu raporlama sürecinin birkaç ay sürebileceğine dikkat çekiyor.
20 Milyar Lirayı Aşan Borç Krizi Nasıl Oluştu?
Konya Şeker’in (TORKU) enerji sektöründeki borç sarmalı, 2013 ve 2015 yıllarında yapılan büyük ölçekli özelleştirme ihalelerine dayanıyor. Şirket, 2013 yılında Sivas Kangal Termik Santrali’ni 985 milyon dolara, iki yıl sonra ise Soma-B Termik Santrali’ni 685,5 milyon dolara bünyesine katmıştı. Ancak işletme sürecinde yaşanan aksaklıklar ve elektrik üretim maliyetlerindeki dengesizlikler, TKİ’den alınan kömür bedellerinin ödenememesine yol açtı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın defalarca yaptığı uyarılara rağmen borçların ödenmemesi ve santralin satış sürecinden sonuç alınamaması üzerine, TKİ hukuki yollara başvurarak icra takibini başlattı.
Konya Şeker Enerji Sektöründen Tamamen Çekiliyor mu?
Soma-B Termik Santrali’ndeki icra hareketliliği, TORKU’nun enerji sektöründeki geleceğini de tartışmaya açtı. Kulislerde konuşulan bilgilere göre, şirketin sadece Soma-B değil, daha önce büyük umutlarla satın aldığı Sivas Kangal Termik Santrali’ni de elden çıkarmayı düşündüğü ifade ediliyor. Enerji piyasası uzmanları, Konya Şeker’in son dönemde ana faaliyet alanı olan gıda ve şeker üretimine odaklanmak istediğini ve enerji sektöründen tamamen çekilerek finansal yapısını rahatlatmayı amaçladığını belirtiyor.
İcra Süreci ve Satış İhtimali Sektörü Hareketlendirdi
Başlatılan icra süreci, enerji sektöründe taşların yerinden oynamasına neden oldu. Bilirkişi heyetinin raporu sonrasında santralin icra yoluyla satışı ya da borç yapılandırması gibi seçenekler masada duruyor. 20 milyar lirayı aşan bu devasa borcun nasıl tasfiye edileceği, sadece TKİ ve Konya Şeker için değil, Türkiye’nin enerji arz güvenliği açısından da büyük önem taşıyor. Bakanlığın süreci yakından takip ettiği ve tesisin üretim faaliyetlerinin sekteye uğramaması için tüm hukuki mekanizmaların titizlikle işletildiği vurgulanıyor.





