ABD ve İran Gerilimi Altını Vurdu: Peki Altın Neden Hala Düşüyor?
ABD ve İran Gerilimi Altını Vurdu: Peki Altın Neden Hala Düşüyor?
İçeriği Görüntüle

Bazen hayat ve futbol, en usta senaristlerin bile aklına gelmeyecek tesadüfleri bir araya getiriyor. Sosyal medyaya ve dünya basınına düşen fotoğraf kareleri, futbolseverleri tam 17 yıl öncesine götürdü ve inanılmaz bir "bayrak devri" hikayesini ortaya çıkardı.

Her Şey Bir UNICEF Çekilişiyle Başladı

Hikaye, 2007 yılında Mataró'daki Roca Fonda mahallesinde başlıyor. UNICEF, Barcelona'dan bir oyuncuyla fotoğraf çektirmek için yerel bir çekiliş düzenledi ve bu çekilişi Lamine Yamal'ın ailesi kazandı.

Bu sayede Lamine'in ailesi, bebekleriyle birlikte efsanevi Camp Nou stadyumunun yolunu tuttu. Karşılarında ise o dönem Barcelona'nın parlayan genç yıldızı, 20 yaşındaki Lionel Messi vardı. Messi, Camp Nou'daki bir küvette, yıllar sonra futbol dünyasını kasıp kavuracak olan o bebeği yıkadı ve kucağına alarak poz verdi.

Resim

"Messi Çok Utangaçtı, Bebeği Nasıl Tutacağını Bilmiyordu"

Tarihe geçen bu eşsiz fotoğrafın arkasındaki isim ise AP Ajansı'nın freelance fotoğrafçısı Joan Monfort'tu. Monfort, The Athletic dergisine verdiği röportajda o gün yaşanan zorlukları şu gülümseten sözlerle anlattı:

"O an aslında oldukça zordu. Messi o zamanlar çok utangaç bir gençti. Bir bebeği kucağına nasıl alacağını, onu nasıl tutması gerektiğini bilemiyordu."

İmkansız Bir İhtimal: Tarihin En İyisi ve Geleceğin Yıldızı

Bu fotoğraf karesi sadece sevimli bir anıdan çok daha fazlasını ifade ediyor. Tarihin en iyi futbolcusu unvanını alacak olan Messi, henüz o unvana sahip değilken, kendisinden 20 yıl sonra neslinin bayrak taşıyıcısı olacak bebeği adeta futbol dünyasına "vaftiz ediyor." Üstelik bu an, Barcelona'nın kalbi Camp Nou'da yaşanıyor.

Bu tesadüfün matematiksel olasılığı ise akıllara durgunluk veriyor. Olayın ne kadar imkansız olduğunu anlatan en güzel cümle ise şu: Bu ihtimal, Messi'nin Dünya Kupası'ndaki son maçının, o masum bebekle bir finalde olması ihtimali kadar düşük bir ihtimaldi.

Görünen o ki, bu inanılmaz olayla birlikte futbolun sadece saha içindeki taktiklerden ibaret olmadığı, bazen kaderin de yeşil sahada kendi oyununu oynadığı bir kez daha kanıtlanmış oldu.

Resim