15 Temmuz darbe girişimini en sert ifadelerle kınayan Çelik, “Kim yaptıysa, kimin teklifiyle ve tatbikiyle gerçekleştiyse Allah bin belasını versin” diyerek darbenin hiçbir şekilde mazur görülemeyeceğini vurguladı. Ancak darbe girişiminin tüm yönleriyle aydınlatılamadığını savunan Çelik, özellikle devletin üst kademelerinin sorumluluğuna dikkat çekti.
Çelik, dönemin Genelkurmay Başkanı ile MİT Başkanı’nın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan 15 Temmuz Araştırma Komisyonu’na bilgi vermeye gelmemesini “çok yanlış” olarak nitelendirdi. Bu tutumun, darbe girişiminin arka planının ortaya çıkarılmasını engellediğini belirten Çelik, Meclis’in denetim yetkisinin fiilen devre dışı bırakıldığını söyledi.
Konuşmasında 15 Temmuz sonrasında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelere (KHK) de değinen Çelik, hukuki sürecin ciddi şekilde zedelendiğini savundu. KHK uygulamalarını “giyotin gibi” sözleriyle eleştiren Çelik, suç ile cezanın şahsiliği ilkesinin ihlal edildiğini, binlerce insanın yargı kararı olmadan cezalandırıldığını ifade etti.
Çelik ayrıca, darbe karşıtlığı ile hukuk devleti ilkesinin birbirine alternatif olmadığını belirterek, hem darbecilerle kararlı biçimde mücadele edilmesi hem de masumların haklarının korunması gerektiğini vurguladı. Aksi halde toplumsal adalet ve güven duygusunun yeniden tesis edilemeyeceğini dile getirdi. Hüseyin Çelik’in bu açıklamaları kamuoyunda geniş yer buldu…




