Kadıköy Rıhtımı’nda daha önce otopark olarak kullanılan yaklaşık 30 dönümlük hazine arazisi üzerinde inşa edilecek proje, "dini tesis, yer altı otoparkı, şadırvan ve kültür merkezi" gibi birimleri bünyesinde barındırıyor. Kadıköy Müftülüğü’ne tahsis edilen arazide planlanan yapının teknik özellikleri şu şekildedir:
-
Toplam İnşaat Alanı: 33 bin 559 metrekare.
-
Taban Oturumu: 11 bin 232 metrekare.
-
İbadet Kapasitesi: 7 bin kişi.
-
Otopark Kapasitesi: 950’si kapalı, 300’ü açık olmak üzere toplam 1.250 araç.
Şubat 2026’da kurulan Kadıköy Rıhtım Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneği’nin başkanı Erol Kaya, projenin İstanbul’un siluetine yeni bir eser kazandıracağını ve bölgedeki otopark ihtiyacına çözüm sunacağını ifade ediyor. Dernek sekreteri İsrafil Kömürcü ise zemin iyileştirme süreçlerinin devam ettiğini belirterek, bahar aylarında inşaatın fiilen başlayabileceğini duyurdu.
MESLEK ODALARINDAN ZEMİN VE AFET UYARISI
Projenin hız kazanmasıyla birlikte, TMMOB’a bağlı meslek odaları teknik kaygılarını içeren raporlarını yeniden gündeme taşıdı. Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi tarafından yapılan değerlendirmede, söz konusu alanın doğal bir kıyı değil, yapay bir dolgu alanı olduğu vurgulanıyor.
Uzmanlar, dolgu zeminlerin deprem anında "sıvılaşma" potansiyeli taşıdığını ve tsunami riskine karşı savunmasız olduğunu savunuyor. Yapılan açıklamalarda, bu tür zayıf zeminlerde üst yapı inşa edebilmek için maliyeti oldukça yüksek zemin iyileştirme tekniklerinin uygulanması gerektiği belirtilirken; mevcut ekonomik koşullar altında bu ölçekteki bir yatırımın kamu bütçesi ve afet güvenliği açısından rasyonelliği sorgulanıyor.
HUKUKİ GEÇMİŞ
2015 yılında ilk kez gündeme gelen ve 2017’de Koruma Kurulu onayıyla resmiyet kazanan proje, Kadıköy Belediyesi tarafından açılan davalarla yargı sürecine taşınmıştı. Yarın saat 11.00’de Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, konuya ilişkin güncel verileri ve itirazlarını paylaşmak üzere bir basın toplantısı düzenleyecek.
Proje, bölge sakinleri arasında da farklı görüşlerin odağında yer alıyor. Destekleyen kesim bölgedeki dini tesis ve otopark ihtiyacına vurgu yaparken; projeye karşı çıkan vatandaşlar ise sahil şeridinin kamusal açık alan olarak korunması gerektiğini savunuyor. Eleştiren taraflar, eğitim ve sağlık gibi öncelikli ihtiyaçlar varken kıyı şeridinde büyük ölçekli bir yapılaşmaya gidilmesinin şehircilik ilkeleriyle bağdaşmadığını ileri sürüyor.
Mayıs ayında yapılması planlanan temel atma töreni öncesinde, projenin hem teknik hem de idari tartışmaların odağında kalmaya devam etmesi bekleniyor.





