Uzaydan dahi görülebilen, dünyanın en büyük Atatürk portresinin yenilenme çalışmasının ana destekçisi olan Kaptan Mustafa Can, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi olan ve geçtiğimiz günlerde genel başkanı değişen CHP’yi “milliyetçilik” konusunda uyardı.

CHP’nin altı okundan birinin “milliyetçilik” olduğunun altını çizen Can, “Milliyetçiliği ve milliyetçileri dışlayan bir CHP olması gereken yerde konumlanamayacağı gibi Türkiye’yi de rayına oturtamaz” dedi.

Ressam Mustafa Aydemir’in 1982 yılında vatani görevini yerine getirirken 3 bin silah arkadaşı ile Erzincan Keşiş Dağları’nın eteğinde 7 bin 500 metrekare alana,  yaptığı 176 metre boyundaki Atatürk Portresi’nin bakım ve onarımı ancak 41 yıl sonra gerçekleştirilebildi. O da Kapt. Mustafa Can’ın durumdan haberdar olmasıyla yapılabildi.

Dünyanın en sıra dışı 100 eserinden biri olarak kabul edilen Atatürk Portresi’nin yenilenme çalışmaları iki ay sürdü ve Cumhuriyetimizin tam da 100’üncü yılı olan 29 Ekim 2023’de yeni yüzüyle dünyayı ve Türkiye’yi selamlamaya başladı

Kaptan Mustafa Can ile hem Atatürk Portresini hem de bir dönem aktif olarak yer aldığı siyaseti konuştuk.

“Siyaseti endişeli, vatansever bir yurttaş seviyesinde takip ediyorum. Siyaseti aktif olarak yapmasam da, ‘Atatürkçü, Cumhuriyetçi ve Milliyetçi yörüngede planlanan her türlü politikayı desteklemeye devam ediyorum”

 

T.E: ATATÜRK PORTRESİ’NE NEDEN SPONSOR OLDUNUZ?

“HEYKEL VE ANITLAR GELECEĞİ İNŞA EDER”

“Bazıları ‘beton’ diyerek akıllarınca gönderme yapmaya çalışsalar da esasında ulusların kimlik ve kültürlerini geleceğe bırakmanın en simgesel yolu heykeller ve anıtlardır. Bugün hala Türk kimliğinin karşılaştığı tehlikeleri ve çözüm önerilerini yedinci yüzyılda yazılmış Orhun Yazıtları üzerinden görüyor, okuyor, idrak ediyor ve ders alıyoruz. Türk çocukları, Erzincan’daki Atatürk Portresi’ne bundan 100 yıl sonra baktıklarında da tam bağımsız Türk yurdunu görecekler. Bunun onuru da bize yeter”

“Dünyanın en büyük portrelerinden ve 100 sıra dışı sanat eserinden biri seçilerek televizyon belgeseli de yapılan Atatürk Portresi, tabi doğal malzemelerden oluşturulduğu için zamanla yıprandı. Cumhuriyetin 100. Yılı’nda yapılması gereken önemli işlerden biri de bu portrenin yenilenmesiydi. Bu projenin bir parçası olmaktan gurur duyuyorum”

“İSTENİNCE HIZLICA YAPILABİLİYOR”

“Günde 35 kişi çalıştığı yenileme kapsamında dağın zeminine 20 binin üzerinde çelik kazık çakıldı ve çelik hasırlarla beraber 4 bin ton beton kullanıldı. İki ay gibi kısa bir sürede biten çalışmaya Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun şantiye desteği ile katılırken, portrenin tüm mali giderlerini ise Ali Üstay, Mehmet Özbakır, Şükrü Ergün ve benim de aralarında bulunduğum iş insanları karşıladı. Geçtiğimiz günlerde de 59. Topçu Tugayı’nda ‘Halk-Devlet- Ordu El Ele’ sloganıyla yapılan törenle Atatürk Portresi’nin yenilenmiş halini ulusumuza sunduk. Bu proje aynı zamanda tüm taraflar isteyince Türkiye’de işlerin ne kadar da hızlı yapılabileceğinin de çok güzel bir örneği oldu”

Havuz başında çok sayıda beyazı tek başına döven siyahi Havuz başında çok sayıda beyazı tek başına döven siyahi

T.E: SİYASETİ NEDEN BIRAKTINIZ?

“Siyaset kurumunun değil ama siyasetteki insan ilişkilerinin bana göre olmadığına karar vererek aktif siyasetten çekildim. Bunun öncelikli nedeni bilgim dışında milletvekili aday listelerinin bir yerinde adımın yazılmasından endişe etmemdi. Benim inandığım zemin ve değerler oluşmadığı sürece siyaseti; aktörü değil, meraklısı olarak takip edeceğim. Endişeli, vatansever bir yurttaş seviyesinde takip ediyorum. Tabii Atatürkçü, Cumhuriyetçi, Milliyetçi yörüngede planlanan her türlü politikayı desteklemeye de devam ediyorum, devam da edeceğim”

T.E: CHP’DEKİ DEĞİŞİM TÜRKİYE’DE NEYİ DEĞİŞTİRİR? DEĞİŞİM HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

“CHP’NİN DEĞİŞMESİ DEĞİL ÖZÜNE DÖNMESİ GEREKİYOR”

“Bu değişim şu haliyle Cumhuriyet Halk Partisi’ni değiştirmez ki, Türkiye’yi değiştirsin. Evet genel kurulda bir değişim oldu. Genel başkan ve bazı yöneticiler değişti. Peki sizce anlayış değişti mi? Her iki genel başkan da Türk milletinin gözünün içine baka baka Selahattin Demirtaş’a selam yollamadılar mı? Henüz altı ay önce Türk milleti CHP’yi uyarmıştı. Ülke tarihinin en büyük ekonomik krizi ile karşı karşıya olduklarını bildikleri halde ‘gerekirse soğan ekmek yeriz vatanımızdan vazgeçmeyiz’ diyen halk kitlelerinin endişelerine kulak vermediler. CHP’nin altı okundan biri milliyetçiliktir. Milliyetçiliği ve milliyetçileri dışlayan bir CHP olması gereken yerde konumlanamayacağı gibi Türkiye’yi de rayına oturtamaz” dedi.

“KONUŞMAKTAN DİNLEYEMEDİLER”

“Düşüncelerini söylemekten halkı dinlemeyi akıl edemediler. Eskiden ‘Halk Partisi’ denirdi. Halktan o kadar uzaklaştılar ki bu kavram tabelada kaldı. Sürekli Türk milletinin birliğini, bütünlüğünü tehdit eden, toplumun değerleri ile kavgası olan kişi ve kuruluşların bekçiliğine soyunuyorlar. Çok sayıda Atatürkçü, Cumhuriyetçi vatansever insan milliyetçi söylem içeren sosyal medya paylaşımları yapıyor diye tutuklandı. Hiçbiri CHP’nin gündemine gelmedi. Fakat HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu için meclisi ayağa kaldırdıklarını biliyoruz. Evet CHP kurultayında bir değişim oldu. Türk milliyetçilerine daha önce hiç saldırmadıkları kadar saldırdılar”

“TERÖRLE YATAN İFLAH OLMAZ”

Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce aylarca terör örgütü ile iltisaklı partilerle yakın ilişkiler kurdular. Siyasal İslamcılarla yakınlaşıp, anayasayı tehdit edecek mutabakatlar düzenlediler. Kendilerine İstanbul ve Ankara’da belediye kazandırmış olan Türk milliyetçilerine dirsek çevirdiler. Türk siyasetini terör örgütlerine bloke ettirmeyiz diyen Atatürkçüleri görmezden gelip yok saydılar. Türkiye’yi kimin yöneteceğine HDP seçmeni karar verir diyerek şımarttıkça şımarttılar. 14 Mayıs’taki tablo karşılarına çıkınca bir anda bozkurt işareti yapar oldular. Kaçak sığınmacı ve işgalci istilası dikkatlerini çekti. İki haftalığına milliyetçi söylemlere sarıldılar”

“MİLLİYETÇİLERE MECBURLAR”

“Şimdi yine başa döndüler. Türk milliyetçilerine yanaştık diye Kürtler oy vermedi diyerek Kürt kardeşlerimizi terörle yakınlarmış gibi zan altında bırakıyorlar. Bundan 5 ay sonra yerel seçimler var. Bilhassa İstanbul’da tek bir oy çok değerliyken Türk milliyetçilerinin oyuna talip olmayacaklar mı da bu kadar öteliyorlar? Selahattin Demirtaş’a selam yollarken, Meral Akşener’i, Ümit Özdağ’ı ötekileştirerek Türk milliyetçilerinin oyunu alamazlar. CHP, Türk Milliyetçileri ile uzlaşma zemininden giderek uzaklaşıyor. Bunu şaşkınlık ile izliyorum”

“İSTANBUL’DA 2 MİLYON MİLLİYETÇİ OY VAR”

“İstanbul’da milletvekili genel seçimlerinde Selahattin Demirtaş’a gönderilen selama kıymet verecek kitlelerin seçmen tercihlerine bakacak olursak Yeşil Sol Parti, Türkiye İşçi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Sol Parti oyları toplamda 1 milyon 300 bin civarında, yaklaşık yüzde 12 gibi bir orana sahipler. Ayrıca Deva ve Gelecek Partisi’nin dikkate değer bir oy oranı yok. Selahattin Demirtaş’a selamın gönlünü kırdığı ve CHP’den bir adım daha uzaklaştırdığı seçmenin farkındalar mı? İstanbul’da kendisini milliyetçi ve Atatürkçü diye tanımlayan sağda veya solda konumlanmış partilerin seçmen sayısı 2 milyonu aşıyor. MHP, İyi Parti, Zafer Partisi, BBP, Milli Yol, Genç Parti, Adalet Partisi ve CHP’den kopan ulusalcılıkları tartışılmayacak olan Memleket Partisi seçmeninin toplam oranı yüzde 19’u aşıyor. Henüz CHP içinde rahatsızlık duyacak olan ulusalcıları hesaba katmıyoruz”

“MATEMATİĞİ BİLE DÜŞÜNMÜYORLAR MI?”

“Siyasette kazanmak üzerine yapılacak matematik hesaplarına göre CHP’nin milliyetçi kitleye selam göndermesi gerekmez miydi? Kazanmak üzerine yapılacak herhangi bir samimiyetsiz hesaba göre bile cezaevindeki milliyetçi gazetecilere selam gönderilirdi. Yani kesinlikle samimiyetten uzaklar ve inanmadıkları ifadeleri kullanmıyorlar. Kendilerini Selahattin Demirtaş ve fikirlerine yakın görüyorlar. Oldukça duygu dolu hislerle selamlıyorlar. Bütün bunları yaparken Ak Parti iktidarı karşısında işbirliği yaparak ülkede değişim sağlamak isteyen milliyetçi seçmeni çaresiz ve sancılı hale getiriyorlar. CHP kongresinde Türk milliyetçileri CHP ile işbirliğinden bir adım daha uzaklaştılar” TAYFUN ERCAN – KENT YAŞAM

Editör: Editör Yazar