GÜNCEL

Mahir Polat: ‘Çöken Fatih’i hep beraber ayağa kaldıralım’

CHP Fatih Belediye Başkan Adayı Mahir Polat, partili yol arkadaşlarıyla buluştuğu kahvaltılı toplantıda ‘Anadolu’nun bağrından çıktım. Halk sevgisiyle yoğruldum. Sizleri en iyi şekilde temsil etmek için bir adım öne çıktım. Bir Anadolu çocuğu olan Mahir Polat’ı yalnız bırakmayın. Çöken Fatih’i hep beraber ayağa kaldıralım’ dedi.

Abone Ol

CHP Fatih Belediye Başkan Adayı Mahir Polat, başlattığı seçim çalışmalarını değerlendirmek amacıyla partili yol arkadaşlarıyla kahvaltılı toplantıda buluştu. Eresin Otel’de gerçekleşen toplantıya CHP İstanbul İl Sekreteri Soner Özimer, CHP Fatih İlçe Başkanı Yavuz Nazlıgül, ilçe yöneticileri, kadın ve gençlik kolları başkanları, CHP Fatih Belediyesi Grup Başkanvekili Kazım Akşahin, meclis üyeleri ve bine yakın partili katıldı. Toplantıda ilk konuşmayı yapan CHP Fatih İlçe Başkanı Nazlıgül, ‘Fatih’te Mahir Başkanımızı, İstanbul’da da Ekrem Başkanımızı seçtirmek için tüm örgütümüzle gece gündüz çalışıyoruz’ dedi. Daha sonra söz alan CHP İstanbul İl Sekreteri Soner Özimer ise CHP İstanbul İl Başkanlığı olarak sandık güvenliği başta olmak üzere her konuda seçime yönelik ciddi bir hazırlık içinde olduklarını belirterek, ‘Vatandaşlarımız ve örgütümüzden beklentimiz geleceğimizi şekillendirecek seçimler konusunda tüm duyarlılıklarıyla hareket etmeleridir. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın partimizin bayrağını Fatih’te ve diğer ilçelerimizde olduğu gibi İstanbul’da da dalgalandıracak, Ekrem Başkanımıza ve Mahir Başkanımıza bu seçimleri kazandıracağız’ dedi.

Partili yol arkadaşlarının alkışları eşliğinde kürsüye çıkarak söz alan CHP Fatih Belediye Başkan Adayı Mahir Polat ise sözlerine ‘Yıllar önce Erzincan’dan gelerek İstanbul’a yerleşen orta halli bir ailenin çocuğu olarak bugün bu kürsülere çıkabiliyorsak bunu önce Cumhuriyet’e, sonra da Cumhuriyet Halk Partisi’ne borçluyuz’ diyerek başladı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kariyer planı olan parti teşkilatlarından farklı olarak toplumun her kesiminden insanları kapsayan ve kucaklayan bir yapısı olduğunu vurgulayan Polat, ‘Cumhuriyet Halk Partisi içinde siyaset yapan insanlar daha çok Anadolu’dan Cumhuriyet yönetimi ile beraber köylerinden çıkmış ve makûs kaderini yenebilmiş evlatlardır. Cumhuriyet aslında bizim gibi gariban ailelerin çocuklarının bu kürsülere çıkma hedefini ortaya koymuştur. Cumhuriyet bizim için yıkılmayan bir çınar yıkılmayan bir kaledir. İşte bu yüzden Cumhuriyet’in ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin değerini biliyoruz’ dedi.

‘ECDAT YADİGÂRINI KORUMAK İÇİN 15 YIL MÜCADELE ETTİM’

Devlet bürokrasisi içinde yirmi yıllık üst düzey yöneticilik tecrübesinin ardından 2015 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile tanıştığını belirten Polat, ‘İstanbul’un tek uzmanı olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde sayısız zorluklara rağmen işimizi en iyi şekilde yapmaya çalışırken Ekrem Başkanımız beni keşfetti. Ben de cevher gibi duran, değeri bilinmeyen kenara, köşeye atılmış o Anadolu çocuklarından biriydim. İstanbul'da en kötü koşullarda çalışmaya mahkûm edilmiş, Anadolu çocuğu olarak zamanı geldiğinde ecdat ecdat diye bağırdıkları o ecdat yadigârını Vakıflar Genel Müdürlüğü'nde korumak için on beş yıl bedel ödemiş bir kardeşinizim. Benim geldiğim yol kısa bir yol değil. Yıllarca vakıf mallarını yağma edenlerin karşısına dikildik. Arkamızda kimse olmadı. Biliyorum bugün bu salonda olan arkadaşlarımızın hiçbirinin sırtı kalın değil. Hepimiz doğruyu savunmak için doğru olduğuna inandığı yerde risk alarak yaşadı. 47 yaşındayım. Bugüne kadar arkamda şu kişiler var diyeceğim hiçbir şey olmadı. Arkamda sadece dürüst, tarihte bedel ödemiş, değerleri ortaya çıkarmak için çabalamış insanlar vardı. Sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nde değil, toplumun her kesiminde doğruyu savunan, doğruyu savunmak için emek vermiş, bedel ödemiş insanların varlığını hissetmek vardı’ diye konuştu.  

‘BİZİM MÜCADELEMİZ HALKIMIZ AYAĞA KALKSIN, EL ÜSTÜNDE TUTULSUN DİYE’

 Polat daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü; ‘İnanıyorum ki bugün sadece bu salonda birlikte olduğumuz arkadaşlarımız değil, Türkiye’nin her tarafında ayağa kalkıp doğruyu, hakikati halk adına savunmamız için ayağa kalkmamızı bekleyen pırıl pırıl çocuklarımız var. Bu ayağa kalkış sadece buradaki kadrolarla değil, 39 ilçe, 81 il ve Türkiye’nin her noktasında insanlar Cumhuriyet Halk Partisi'nden ve bizlerden doğru sözler duymak istiyorlar. Doğru insan davranışı görmek istiyorlar. Doğru tutum görmek istiyorlar. Arkadaşlar biz halkın ta kendisiyiz. Bilgi, birikim ve deneyimimi toplumuma en iyi şekilde hizmete dönüştürmek için can attığım bir dönemde Ekrem Başkanımız beni keşfetti. Benimle ilk tanıştığı gün, konuşmamı bir an bile kesmeden uzun bir süre dinledi. Ekrem Başkanımızla çalıştığım süre boyunca hep aynı dikkat ve özveriyi yaşadım ve gördüm. Cumhuriyet Halk Partisi’ne, topluma yakışan önderlik ve liderliği gördüm.  Hepimizin siyaset yapma biçimi de Başkanımız Ekrem İmamoğlu kadar, Genel Başkanımız Özgür Özel kadar özenli, titiz, halkın dilini kullanan, halk çocuğu olduğumuzu unutmadan, topluma yukarıdan bakmadan, herhangi bir zümre, bir fark, biçimsel bir ayırım, aidiyet, dini, kültürel herhangi bir duvar, herhangi bir karşı mahalle algısı yaratmadan olmalıdır. Bizim mücadelemiz halkımız el üstünde tutulsun, ayağa kaldırılsın diye değil mi? En halkçı biziz, en demokrat biziz. Kariyer, unvan, makam, şöhret, zenginlik değil, halkın önderi olmak için yola çıkıyorsak beynimizdeki duvarları paramparça etmeliyiz.

‘FATİH’TE 120 BİN HANENİN 30 BİNİ AÇIM, YOKSULUM, DİYOR’

Bu duygu ve düşüncelerle Fatih’te başlattığımız çalışmalarda altıncı haftamızı bitirdik. Artık zaman kavramını ortadan kaldırıyoruz. Fatih için artık hizmet edeceğimiz iki ay beş yıllık hizmet süremiz başladı. Bunu artık tüm arkadaşlarımızın böyle bilmesini isteriz. Fatih’in tüm sorunlarına nokta nokta hâkimiz ve projelerimiz hazır.  Sizlerden isteğim Nazım Hikmet’in dediği gibi bir ağaç gibi dal, budak salmamız gerekiyor. Çocukluğum halkın içinde geçti. Fatih şu trajediyi yaşıyor; Bizim coğrafyamızın en gözde şehri İstanbul, İstanbul’un merkezi Fatih… Fatih, on yıl önce kurulan ilçelerin gerisine düştü. Menkul değerler sıralamasında 27. sırada. Fatih çökmüş durumda. Bunun bir tanesi de buna cevap veremiyor. Fatih gibi bir zenginlik odağı olan bir ilçe bugün neden bu durumda? Parayı bulanın geldiği bir ilçe iken bugün parayı bulanın kaçtığı bir ilçe haline geldi. 123 bin hane var. 120 bin hanenin 30 bin hanesi açım, yoksulum, diyor. Bu yaşayan nüfusun üçte biri demek… Çarşı, pazar yanıyor. Yoksul halkı kurtaracak tek kapı Türkiye’nin has evlatları olan sizlersiniz. Pazarın kapanma saatlerine yakın yaş almış Fatihli yurttaşlarımızın en ucuzu bulmaya çalıştığına tanık oluyoruz. Emekli maaşın 10 bin, asgari ücretin 17 bin olduğu yerde insanların yaşam mücadelesi zorluklar altında. Yaşlı bir annemizin pazarda en ucuzu aramasının ne demek olduğunu biliyoruz. Bu yükün altında eziliyoruz.

‘ARDI SIRA SEL OLUR GELİRİZ, 31 MART’TA FATİH’İ DE İSTANBUL’U DA ALIRIZ’

Bugün Halil İbrahim sofrasında toplandık. 7’den 70’e hepimiz bir aradayız. Hakikati söylememiz için bir ömür sarf etmiş insanlarımız var burada. Ama seçim her şeyden önce bir ekip işidir. Takımımızın Messi’si Ekrem İmamoğlu’dur. Aylarca liderimizin karşısına lider bulamadılar. Bizim memleketimize borcumuz var. Her şeyden önce Cumhuriyete borcumuz var. Bizi böylesi güzel bir salonda bir araya gelen partimiz var. Toplumumuza karşı görevlerimizi unutmayalım, sorumluluklarımızı unutmayalım. Arkadaşlar ben bir tane Mahir Polat’ım. Sizler hepiniz birer cevhersiniz. Önümüzdeki büyük hedef iki ayda en iyi şekilde çalışacağız. Örgütümüzün ve tüm partili arkadaşlarımızın enerjisiyle yol alıyoruz. Hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Anadolu’nun çocukları bir adım öne çıkıyorsa, arkasını boş bırakmayın arkadaşlar. Mahir Polat’ı yalnız bırakmayın. Ardı sıra sel olur geliriz, 31 Mart’ta Fatih’i de İstanbul’u da alırız. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum… FİDAN UĞUR-KENT YAŞAM