Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki meclis grubu kontrolü ve kürsü paylaşımı tartışmaları tırmanırken, partinin en önemli aktörlerinden biri olan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’tan kritik bir hamle geldi. TBMM önünde destekçiler arasında yaşanan gerginliklerin ve kamuoyuna yansıyan tartışmalı görüntülerin ardından yazılı bir açıklama yapan Yavaş, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na seslenerek partinin kurumsal kimliğinin korunması için sorumluluk almasını istedi.
"Milyonlarca CHP'li Sağduyu Bekliyor"
Mansur Yavaş, Kılıçdaroğlu’nun geçmişteki tecrübesine ve siyasi birikimine vurgu yaparak, mevcut kriz ortamının hem seçmenleri hem de örgüt tabanını derinden üzdüğünü belirtti. Meclis çatısı altında istenmeyen manzaraların önüne geçilmesi gerektiğini ifade eden Yavaş, açıklamasında şu sözlere yer verdi:
"Bugün yaşanan süreçte de milyonlarca CHP’li, sahip olduğunuz tecrübe ve devlet adamlığı birikimiyle sağduyulu bir yaklaşım göstermenizi beklemektedir. Partimizin kurumsal kimliğinin korunması, örgütlerimizin ve seçmenlerimizin daha fazla üzülmemesi, Meclis çatısı altında ve kamuoyu önünde istenmeyen görüntülerin oluşmaması hepimizin ortak sorumluluğudur."
"Bu Ev Hepimizin Ortak Evi"
Yaşanan ayrışmanın partinin geleceğine zarar vermemesi gerektiğinin altını çizen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı, "kardeşlik hukuku" hatırlatmasında bulundu. Kılıçdaroğlu'nun atacağı yapıcı adımların toplumsal bir karşılık bulacağını belirten Yavaş, çağrısını şu yapıcı mesajla tamamladı:
"CHP’nin birliği, kardeşlik hukuku ve geleceği adına atacağınız her yapıcı adımın toplumda karşılık bulacağına ve partimize güç katacağına inanıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi hepimizin ortak evidir. Bu evin zarar görmemesi için göstereceğiniz hassasiyet, yalnızca partililerimiz tarafından değil, demokrasiye inanan tüm yurttaşlar tarafından da takdirle karşılanacaktır."
Mansur Yavaş’ın bu birleştirici ve itidal çağrısı içeren açıklaması, Genel Başkan Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu destekçileri arasında TBMM önünde yaşanan hararetli tartışmaların ardından gelmesi sebebiyle siyaset kulislerinde "krizin derinleşmesini önlemeye yönelik önemli bir hamle" olarak yorumlandı.





