Çok sayıda gazetecinin bir araya gelerek oluşturduğu Basın Platformu, Mardin’de özel bir çalıştay gerçekleştirdi. Bu tarihi kentte gazetecilik mesleğinin güncel sorunlarının ele alındığı çalıştayda gazeteciler kentin zengin kültürünü de keşfettiler. Kenti gezen gazeteciler, Bekkiro aşiretine ait olan Kasr-ı Bekkiro Konağı’nı da ziyaret ettiler.

Mardin'in zengin kültürel mirasını ve eşsiz mimarisini yansıtan Kasr-ı Bekkiro Konağı, Basın Platformu mensubu gazetecileri misafir etti. Bekkiro Aşireti'ne ait bu tarihi yapı, Mardin Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Yılmaz Altındağ tarafından gazetecilere tanıtıldı. Bu özel gezide Yılmaz Altındağ'a, ağabeyi AK Parti Ömerli Belediye Başkanı Hüsamettin Altındağ da eşlik etti.

HER KÖŞEDE MARDİN KÜLTÜRÜ

Gazetecilere rehberlik eden Yılmaz Altındağ, konağın her odasını detaylı bir şekilde tanıtarak Mardin'in zengin kültürünü ve tarihi dokusunu en ince ayrıntısına kadar aktardı. Konağın yapımında kullanılan Katori taşı, bu özel yapıyı diğerlerinden ayıran önemli bir özellik olarak öne çıkıyor. Katori taşı, Mardin evlerinin yapımında sıklıkla tercih edilen, yazın serin, kışın ise sıcak tutan doğal bir taş olup, konağa estetik bir değer katıyor.

ABBARA VE DİĞER MİMARİ DETAYLAR

Kasr-ı Bekkiro Konağı'nın dikkat çeken bir diğer özelliği ise Abbara adı verilen bölümler. Yüksek tavanlı ve geniş bu alanlar, yaz aylarında serinlemek, kış aylarında ise sıcak kalmak için ideal mekanlar olarak tasarlanmıştır. Abbara alanlarının yanı sıra, konağın diğer odaları ve mimari detayları da Mardin'in tarihi ve kültürel zenginliğini gözler önüne seriyor.

Altındağ, konağı gezerken, yapının tarihi ve kültürel önemini vurguladı. Konağın her bir taşı, işçiliği ve mimari yapısı, Mardin'in geçmişine ışık tutuyor. Altındağ, gazetecilere konağın tarihçesi ve köklü ailesi hakkında da bilgiler verdi.

Mardin Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Yılmaz Altındağ, konağı gazetecilere anlatırken şunları söyledi;

Enflasyonda zam darbesi; Artık Halk Ekmek almak da zor Enflasyonda zam darbesi; Artık Halk Ekmek almak da zor

“RESTORE EDERKEN HER ŞEYİ KORUDUK”

20 blok dikebilir dik evet, ama iyi ki bunu yaptık. Çünkü kültür çok farklı bir şey. Dedem çok güçlü bir insandı. O zaman otorite onda uç bey tabii. 4 tane hanımı da var. O zaman yukarısını yapmadan önce odaları bölüştürmüş. Kapının bir tanesi buradan, yan taraftan da bu odayı ikiye bölüyor. Bu şekilde yaşam tarzı oluyor. Biz burayı da restore ederken özellikle yaşananları olduğu gibi bırakmaya çalıştık.

KATORİ TAŞININ SİHRİ

Burada şömine var, burada da isterseniz rahatlıkla çay içebilirsiniz, yemek yiyebilirsiniz, dinlenebileceğiniz bir alan. Yazın serin. Burası kışın da soba yakmanıza gerek yok. Zaten taşın özelliği bu taşı. Yazın güneş ışınlarını emer, kışın da onu tutar, bir sünger gibi düşünün. Katori taşı dediğimiz budur. Ben yüksek lisansı zaten restorasyon üzerine yaptım, doktorayı da siyaset bilimi üzerine yaptım.

ABBARA ALANLARI KONFOR SUNUYOR

Burası dediğim gibi, her evin mutlaka bir kasaya ihtiyacı var o zaman değerli eşyalarını saklıyorlar. Burası da ‘Abbara’ dediğimiz alanlar. Yukarısı özel mülkiyet, aşağısı kamu alanı olan bir yer. Mardin'de, biliyorsunuz, onlarca Abbara var. Sonra amcalar, dayılar bunları aldıktan sonra da kendi aralarında bölüşmüşler.

MİSAFİRLERE ÖZEL ‘ÇALIŞMA ODASI’

Burası bizim için çok önemli çünkü gelen misafirlerin çalışabilecekleri bir çalışma odası. Günlük çalışma odası, böyle konforla yapılmış. Burası sakin ama diğer yerlere de yakın. O anlamda bu oda bizim için önemli. Her yerde böyle mutlaka bir çalışma odasının olması lazım.

MARDİN KÜLTÜRÜNE AİT ÖĞELER

Bakın, işte burada yine bahsetmiştim size. Bu bizim kültürümüzü gösteriyor. Saraydan kız kaçırma hikayesini mutlaka siz biliyorsunuz. Bunlar da bizim aileye ait sembolik şeyler, onlar da hediye geldi bize.

ZİNDANLARI GEZDİRDİ

Burası bir zindan. Ama burası daha zarif bir zindan. Gündüz çalışıp, akşam gelen mahkum suçlular var. Sabah dışarıda işini yapar, akşam gelir, bu biraz daha böyle. Burası açık cezaevi. Burası da açık cezaevi olduğunu belgeliyor. Biz burayı sergi alanına dönüştüreceğiz. Birkaç resmimiz var, o bittikten sonra inşallah daha güzel olur.

KATORİ TAŞI NEDİR?

Mardin evlerinin yapımında kullanılan ve yazın serin, kışın ise ısıyı tutan taşın adı "Mardin taşı" veya "katori taşı" olarak bilinir. Bu taş, Mardin'in yerel taş ocaklarından çıkarılır ve bölgenin geleneksel mimarisinde yaygın olarak kullanılır. Isı yalıtım özellikleri ve estetik görünümü nedeniyle tercih edilen bu taş, Mardin evlerine özgü bir yapı malzemesidir.

ABBARA NEDİR?

Mardin evlerinde yapılan "Abbara" alanları, geleneksel Mardin evlerinin tasarımında önemli bir mimari öğedir. Abbara, Mardin evlerinin zemin katında bulunan, yaz aylarında serinlik sağlamak amacıyla kullanılan, kışın ise sıcaklığın korunmasına yardımcı olan geniş ve yüksek tavanlı mekânlardır. Bu alanlar, yerel taşlarla inşa edilmiştir ve genellikle soğuk hava deposu, oturma alanı ya da yaşam alanı olarak kullanılır.

1. Isı Yalıtımı: Mardin taşının doğal özelliklerinden faydalanılarak yapılan bu alanlar, yazın serin, kışın ise ılık kalır. Bu, bölgenin sıcak ve soğuk hava koşullarına uyum sağlamada büyük avantaj sağlar.

2. Yüksek Tavanlar: Abbara alanlarının yüksek tavanları, havanın sirkülasyonunu sağlar ve mekânın daha serin kalmasına yardımcı olur.

3. Depolama ve Saklama Alanı: Geleneksel olarak bu alanlar, yiyecek ve içeceklerin saklanması için kullanılır. Serin ortam, gıda maddelerinin bozulmadan uzun süre muhafaza edilmesini sağlar.

4. Günlük Kullanım: Abbara alanları, yazın sıcak günlerinde oturma ve dinlenme mekânı olarak kullanılır. Bu alanlarda aile üyeleri ve misafirler bir araya gelir, serin ortamda zaman geçirirler.

Abbara, Mardin evlerinin hem işlevsel hem de kültürel bir parçasıdır ve bölgenin mimari zenginliğini yansıtan önemli bir öğedir.

Editör: Editör Yazar