Türkiye’den Azerbaycan’a giden gazeteciler, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ndeki temasları kapsamında kentin sembol ibadethanelerinden biri olan Heyder Mescidi’ni ziyaret etti.
Ziyarette basın mensuplarını ağırlayan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nde din politikalarını yürüten ve dini kuruluşların faaliyetlerini düzenleyen resmi devlet kurumunun başkanı Vüqar Babayev, gazetecilerin kentin göz alıcı temizliği ve çevre düzenine ilişkin sorusunu yanıtladı.
"Önce Ahlakı, Sevgiyi ve Doğayı Öğretiyoruz"
Nahçıvan sokaklarındaki tertip ve temizliğin arka planında çocuk yaşta verilen nitelikli eğitimin yattığını vurgulayan Babayev, şu ifadeleri kullandı:
"Bunun temel nedeni çocuklarımızı çok iyi eğitmektir. Evde anne ve babanın verdiği doğa ve çevre eğitimine ek olarak okullarımızda evlatlarımıza her şeyden önce ahlakı öğretiyoruz. Önce sevgiyi, sevmeyi ve doğayı sevmeyi aşılıyoruz. Diğer akademik eğitimleri ise bu temelin üzerine inşa ediyoruz."
"Sokağa Çöp Atmaz, Attırmazsınız"
Küçük yaşta doğa sevgisi ve çevre bilinciyle yetişen bireylerin kamusal alanları kirletmeyeceğini ifade eden Babayev, caydırıcı para cezalarının varlığına rağmen asıl gücün eğitimde olduğunu söyledi. Babayev, kentte sokağa çöp veya sigara izmariti attığı için ceza kesilen birine neredeyse hiç rastlamadığını dile getirerek, temizlik kültürünün bir yaşam tarzı haline geldiğini vurguladı.
Heyder Mescidi’nin Mimarisi Anlatıldı
Şehrin çevre bilinci ve eğitim modeli üzerine yapılan sohbetin ardından Vüqar Babayev, basın mensuplarına Heyder Mescidi’nin mimari yapısı, tarihi ve bölge için taşıdığı manevi önem hakkında detaylı bilgiler sundu.
Türk gazetecilerin Nahçıvan’daki incelemeleri, bir kentin temizliğinin yalnızca zabıta tedbirleri ve cezalarla değil; ailede başlayıp okulda pekiştirilen ahlak, sevgi ve doğa bilinciyle kalıcı hale getirilebileceğini gösteren anlamlı mesajlarla tamamlandı.





