Esenyurt’un yerel kalkınmadaki yol haritasının belirlenmesi amacıyla düzenlenen programda kentin sorunları masaya yatırıldı. Başkan Özer, programda Esenyurt’un genel durumunu anlatan bir sunum gerçekleştirirken “Silikon Vadisi'nin İstanbul'da kurulacağı, kurulabileceği tek yer Esenyurt’tur. Bu altyapı ilçemizde var. Bize destek verin, sizin önderliğinizle Esenyurt’ta bu işi başaralım” dedi. Gerçekleştirdiği sunumda Esenyurt’un zayıf ve güçlü yönlerine de değinen Başkan Özer, “Bir zincirin gücü onun en zayıf halkasıyla ölçülür. İstanbul'un zayıf halkası ise Esenyurt'tur. Dolayısıyla stratejik yer Esenyurt'tur. Bir başarı hikâyesi yazılacaksa Esenyurt'ta yazılacaktır” dedi. Özer’in konuşmasının ardından kürsüye çıkan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ise; “Biz sizinle, Ahmet Başkanımla birlikte bugün plan yapmak için buraya geldik. Birlikte düşünelim, birlikte konuşalım. Yani bu memleketin her karışı bizim. Şimdi birlikte olma zamanı, seferberlik zamanı.” Diyerek masanın önemine vurgu yaptı.

“BİR BAŞARI HİKAYESİ YAZILACAKSA ESENYURT'TA YAZILACAK”

Konuşmasına Esenyurt’un zayıf ve güçlü yönlerine dikkat çekerek başlayan Prof. Dr. Ahmet Özer; “Bir zincirin gücü onun en zayıf halkasıyla ölçülür. İstanbul'un zayıf halkası Esenyurt'tur. Dolayısıyla stratejik yer Esenyurt'tur. Bir başarı hikayesi yazılacaksa Esenyurt'ta yazılacak. Hem Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız açısından hem bizler açısından hem sizler açısından. Bu noktada hedefe ulaşabilmek için İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ve Sayın İmamoğlu'nun önderliğinde Esenyurt Belediyesiyle sizin gücünüzü birleştirerek ortak bir sinerji yaratmak istiyoruz. Böylece nitelikli bir üretime geçebilir, yaratılan katma değerin tabana yayılmasını sağlayabilir ve Esenyurt'un da içinde olduğu toplumsal barışı ve huzuru gerçekleştirebiliriz. Buradaki temel amacımız bu.

“ZAYIF YÖNLERİMİZİ GÜÇLÜ YÖNLERİMİZLE KAPATACAĞIZ”

Esenyurt'un zayıf yönlerine baktığımızda; uyuşturucu, kadın cinayetleri, mafya çatışmaları, yoksulluk, çarpık kentleşme, kentleşememe, işsizlik, gelir dağılımındaki dengesizlik ve en önemlisi sizi de yakından ilgilendiren negatif imaj gibi başlıklar öne çıkıyor. Aslında uyuşturucu, kadın cinayetleri, mafya çatışmaları her yerde var ama Esenyurt büyük bir ilçe olduğu için bu sayılar fazla. Nüfusa oranladığınız zaman biz zirvedeyiz. Ama herkes Esenyurt'a Esencilis diyor. Sanki bir suç şehriymiş gibi. Bu büyük bir haksızlık. Bunu kısa sürede el birliğiyle ortadan kaldırmamız lazım. Nasıl kaldıracağız? Türkiye'nin hiçbir yerine nasip olmayan güçlü yaparımız var. Şimdi dört tanesini size söyleyeceğim. Esenyurt'ta üç yüz bine yakın genç nüfus var. Bu rakam aslında başarılı yöneticiler için büyük bir nimet, başarısız olan yöneticiler için ise bir külfettir. Ama Sayın İmamoğlu'nun yolundan giden ve onun gibi belediyecilik yapan bir adam için bu külfet nimete dönüşecektir. İnşallah sizlerle beraber Sayın İmamoğlu’nun önderliğinde bu külfeti nimete dönüştürmeye talibiz. Bunun için sizden destek istiyoruz. Bir büyük bir avantajımız daha var 81 ilden Esenyurt’a göç var. Bazıları göçü de külfet olarak görüyor. Hayır, İstanbul bir göç şehri. Göçle oluşan şehirler dünya şehirleri içinde diğerlerine fark atan şehirlerdir. Neden? Göçle gelen insanlar hırslıdır, çalışkandır, ileriye gitmek ister. Mukayeseli üstünlük teorisi var. Gelen bir kimse diğerinden geri kalmamak için ileri gitmeye çalışır.” Dedi.

“SİZLERE SİLİKON VADİSİ VAAD EDİYORUM”

Arnavutköy Belediyesi Kanal İstanbul güzergahından arsa satıyor Arnavutköy Belediyesi Kanal İstanbul güzergahından arsa satıyor

En büyük hayalinin yüksek teknolojiyi kullanarak Esenyurt’ta bir “silikon vadisi” kurmak olduğunu açıklayan Başkan Özer; “ Peki, Esenyurt için sanayi vizyonumuz nedir? Sayın Başkanım ilk olarak ARGE çalışmalarına önem vermemiz lazım. ARGE çalışmalarında bir yetersizlik görüyorum. Bu konularda çalışan çok değerli iş insanımız beni onaylıyor. Katma değeri yüksek üretime geçmemiz lazım. Zenginleşmenin yolu budur. Yoksulluk paylaşılmaz ama zenginlik paylaşılır. İşte size sürprizim bu yüksek teknolojiyi kullanarak Silikon Vadisi vaad ediyorum size. Bir matematik köy projemiz vardı zaten. Silikon Vadisi'nin İstanbul'da kurulacağı, kurulabileceği tek yer Esenyurt’tur. Bu altyapı var ilçemizde. Bize destek verin, sizin önderliğinizle İstanbul'da, burada böyle bir iş başaralım. İş adamlarımızla, örgütlerimizle bir araya geleceğiz. Bunun için ne yapılması gerekiyorsa, hep birlikte elimizi taşın altına koyarak yapacağız.” dedi.

“ESENYURT’TA TEKNOKENT KURACAĞIZ”

Esenyurt’ta derhal başlatılması gereken çalışmalara da değinen Prof. Dr. Ahmet Özer; “Bir kent koalisyonu öneriyorum: Belediye, üniversite, iş adamları, mülki idare, sivil toplum kuruşları. Bu beş kurumun bir araya geldiği bir kent koalisyonu öneriyorum. Mesela Kayseri, Antep, Denizli, Konya bunu yaptı. Esenyurt niye yapmasın? Bu saydığım iller 10-15 yılda marka şehirler haline geldiler. Birlikte düzenleyeceğimiz bir sanayi çalıştayı ve sempozyumu öneriyorum. Acilen bir sanayi master planı çıkarmalıyız. Önümüzde ki on beş, otuz ve elli yılı planlayabiliriz. Bunun için de bir teknokent öneriyorum. Üniversite var, sanayi var ama bir teknoparkımız yok. Bunu mutlaka kurmalıyız. Ara eleman yetiştirmekle ilgili yüksek teknoloji enstitüsü kurulmasına öncülük edebiliriz. Ben geçmişte üniversite kurmuş biri olarak buna talibim. Siz evet derseniz bunu başarabiliriz.” açıklamasını yaptı.

 “HEDEFİMİZ ESENYURT ÜZERİNDEKİ NEGATİF ALGIYI ORTADAN KALDIRMAK”

Konuşmasının sonunda ekonomik, sosyal, kültürel olmak üzere bütün alanlarda kalkınmanın sağlanması gerektiğine değinen Başkan Özer; “Birlikte yerel kalkınmayı sağlamak, belediyeyle sıcak ilişkiler kurmak, belediye, sanayi, üniversite iş birliğini geliştirmek, inovasyon ve teknoloji merkezi kurarak üretimi geliştirmek bizim temel hedeflerimiz. Esenyurt bir laboratuvar. Başkanımın önderliğinde kurulmuş olan bir İstanbul Planlama Ajansı var. Onlarla da birlikte çalışıyoruz. Esenyurt'un bir profilini, bir röntgenini çektiriyoruz. Bütün alanlarda hem siyasi hem sosyal hem kültürel hem ekonomik alanda durum nedir? Önce bunu tespit edeceğiz, ona göre de çözümler üreteceğiz. Nihai hedefimiz Sayın İmamoğlu'nun önderliğinde güçlü yönlerimizi geliştirip Esenyurt üzerindeki negatif algıyı ortadan kaldırarak barış ve kardeşlik şehri inşa etmek. Tabii ki biz temiz, ulaşılabilir, yeşil bir Esenyurt diyoruz. Amacımız; üretimi artırmak, hakça dönüşümü sağlamak, bunu toplumsal barışla huzur içinde gerçekleştirmek. İşte bu nihai hedefimiz için bugün bir aradayız. Ortak akıl platformundayız.  Bugün bu davete icabet edip geldiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum. Şimdi bundan önce ve bundan sonra yapacağınız katkılar için de teşekkür ediyorum.” dedi.

 

“ÖZENLİ BİR HİZMET DÖNEMİNE İHTİYAÇ VAR”

Konuşmasına yerel yönetimlere uygulanan pozitif ayrımcılığa dikkat çekerek başlayan Ekrem İmamoğlu ise;  “Pozitif ayrımcılığa ihtiyaç duyan unsurlar şehrimizde, ülkemizde hep vardır, olacaktır. O bakımdan Esenyurt, kentleşme ya da hocamızın güzel tarifiyle kentleşememe meselesi üzerinde pozitif ayrımcılığa muhtaçtır. Özenli bir hizmet dönemine ihtiyacı vardır. O bakımdan acele etmeliyiz ve bu şehrin, bu ülkenin önüne yanlışları değil, doğruları sıralamanın güçlü bir gayretini ortaya koymalıyız. Bir seferberlik dönemi yaşatmalıyız bu güzel ülkemize, bu güzel cennet vatanımıza. O bakımdan pozitif ayrımcılık meselesi gerçekten biraz geniş bir sahaya sahip. Ülkemizin hangi katmanına biraz dokunsanız pozitif ayrımcılık talep etme hakkını kendinde görüyor. Aslında tüm bu süreçler iyi tartışılmalı.” dedi.

“BU MASANIN ÖZETİ BİRLİKTE BAŞARABİLME MASASIDIR”

Tüm sanayici ve iş insanlarını Ortak Akıl Masası’na davet ederek sorunların çözülmesinde rol almalarını isteyen Ekrem İmamoğlu konuşmasında şu detaylara dikkat çekti. “Bugün aslında bir paylaşım masası burası. Ben sizlerin arasından çıkmış bir hemşehriniz, bir komşunuz, bir dostunuz, bir arkadaşınız, bir kardeşinizim ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıyım. Aslında sizi temsil ediyorum. Yani yükün sahibi sizlersiniz, ben sizi temsilen oradayım ve sizi temsilen işimi iyi yapma mecburiyetinde ve gayretinde olan biriyim. Dolayısıyla meselenin yoldaşlığı hepimizi ilgilendiriyor. Sorunların çözümü birlikte hareket etmeyi gerektiriyor. Bu da şeffaf olabilmeyi, birlikte konuşabilmeyi, masalarda bu konuları en üst seviyede tartışabilen ve buradan bir çözüm üretebilen kabiliyeti göstermeyi gerektirir. Bu zor değil, bizim çözemeyeceğimiz sorun yok. Meselenin çözümü akıldan uzak olmamak, bilimden uzak olmamak, birlikte düşünebilmek, doğruya birlikte karar verebilmektir. Bu masanın özeti birlikte başarabilme masasıdır, birlikte konuşabilme masasıdır. Çünkü meselemiz birlikte çözmemiz gereken bir mesele. İşte tam da böyle bir ortamda Esenyurt’u ayağa kaldırmak, insanlarını mutlu etmek zorunluluğunu konuşuyoruz. Geçmişte yaşanan plansızlığı yaşamamak için doğru bir yöntem bulabilmek için bunları anlatıyorum. Geçmişi bu şekilde tanımlamazsak geleceği iyi bir şekilde planlayamayız. Eksik kalan taraflarımız olabilir, tamamlayacağız. Bunu daha da geliştireceğiz, genişleteceğiz.”

İSTANBUL’DA METRO AĞI GENİŞLİYOR!

Konuşmasında İstanbul’daki metro ağını büyüterek tüm noktalara toplu taşıma geleceğinin müjdesini veren Başkan İmamoğlu; “Almanya'da Maliye Bakanı, Dışişleri Bakanı ve Ekonomi ve Kalkınma Bakanı'yla toplantılar yaptık ve bu çerçevede bu kentin başta çevreyle ilgili, ulaşımla ilgili konularını görüştük. Bu şehrin hak ettiği yönetim kabiliyetiyle, hak ettiği projeleri kazandırma çabasıyla ilerliyoruz. Az önce anlattığım bu büyük projeler Mahmut Bey-Esenyurt hattı ve Beylikdüzü-Sefaköy hattı. Bu dediğim işlerin tamamı neredeyse 7,5-8 milyar dolarlık işler ama bunlar İstanbul'u kurtaracak projeler. İstanbul'un 750 kilometrelik bir metro ağına ihtiyacı var ve biz bu söylediğimiz hedefleri 2036'ya kadar tamamlamak istiyoruz. 2036'ya kadar tamamlayıp bu şehirde en az 600 kilometrelik bir metro hattına erişmek istiyoruz. Sanayinin içinde 500 metre, 1 kilometre mesafede toplu taşıma olmalı. Biz bırakın toplu taşımayı, bu şehirde hemen hemen her yerde en az 1 kilometre, en fazla 1 kilometre mesafede metro hattı inşa etmek istiyoruz. Çünkü başka türlü bu şehri birbirine bağlayamayız. O bakımdan hassas, güçlü ve önemli işleri yapabilmeliyiz ve bu şehri sağından soluna çekiştirmeden planlı işler yapmalıyız. O bakımdan inanın pozitif ayrımcılık konusunda Esenyurt bambaşka bir yerde duruyor. Bu söylediğim işleri başardığımızda o zaman bu şehir başka şeyleri konuşacak. Kesinlikle Esenyurt sanayisiyle markalaşabilmeli. Sadece Esenyurt değil az önce bahsettiğim Beylikdüzü Organize Sanayi Bölgesi limandan başlayan ve aynı şekilde Esenyurt'la devam eden ve Hadımköy bölgesine uzanan bu kulvar aslında müthiş bir üretim noktası. Bu bakımdan Esenyurt'u mutlu kılmalıyız. Esenyurt'un çocuklarını, gençlerini, kadınlarını mutlu etmeliyiz. İşsizlerini iş sahibi yapmalıyız, yuva sahibi yapmalıyız. Sağlıklı yuvalar sağlıklı bir gelecek demektir, mutlu bir gelecek demektir. Bunları dinleyin, bunları düşünün. Oralı, buralı, şuralı deyip inancından, etnik kökeninden, siyasi partisinden dolayı milleti birbirine düşürenlere kulaklarınızı tıkayın” diyerek katılımcılara teşekkür etti.

Editör: Yusuf Hakkı Doğan