Küçükçekmece Belediyesi AK Parti Meclis Üyesi Özlem Erol, Temmuz ayı toplantısı birinci oturumunda yaptığı konuşmada gündemdeki önemli konulara dair çarpıcı mesajlar verdi. Şehit haberlerine ilişkin derin üzüntüsünü dile getiren Erol, Gazze'de devam eden katliama, Srebrenitsa ve Başbağlar'daki soykırımlara dikkat çekerek tarihin unutturulmaması gerektiğini vurguladı.

“Unutulan soykırım tekrarlanır” diyen Erol, birlik ve beraberliğin altını çizerek, “Vatan hepimizin, hiçbir güç birliğimizi bozamayacak” ifadelerini kullandı. Erol ayrıca Madımak, 15 Temmuz ve aşure günü gibi milli ve dini öneme sahip günleri de anarak, tüm şehitleri rahmetle andı.
Özlem Erol’un konuşması şöyle;

ŞEHİTLERİ ANARAK KONUŞMASINA BAŞLADI

Acımız çok büyük. Pençe-Kilit Harekâtı kapsamında 28 Mayıs 2022 tarihinde icra edilen mağara arama-tarama faaliyeti sırasında teröristlerin açtığı ateş sonucu kahraman piyade Üsteğmen Nuri Melih Bozkurt şehit olmuştu. Şehidimizin aziz naaşını bulmak için değerli askerlerimiz 6 Temmuz 2025 tarihinde yapılan arama-tarama faaliyeti sırasında metan gazına maruz kalarak, bugün itibarıyla ne yazık ki 12 kahraman askerimiz şehit oldu. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Mekânları cennet olsun. Kahraman ordumuzun ve büyük milletimizin başı sağ olsun.

MUHARREM AYINI DA UNUTMADI

Bu ay, acısıyla tatlısıyla pek çok olayı içinde barındıran bir dönem. Aynı zamanda yaz günlerinin en sıcak zamanları ve tatil günlerinin başlangıcındayız. 8 Temmuz 2025 Pazar günü Muharrem ayını hep birlikte idrak ettik. Geçtiğimiz hafta Hicri yılbaşıydı ve Muharrem ayının 10. günü Aşure Günü'ydü. Hak ve hakikat bilincinin peşinden gitmenin yeniden ve derinden hatırlanacağı günlerdeyiz. Muharrem ayı ve Aşure Günü, zulme karşı gerçek insan olmanın hakikatini tüm varlığımızla andığımız zamanlardır.

"HZ. HÜSEYİN’I ANLAMAK, ZULMÜN KARŞISINDA DURMAKTIR"

Hz. Hüseyin Efendimizi ve 72 yol arkadaşını, şehadetlerinin 1386. yılında rahmetle ve hürmetle andım. Müslümanlar için dini, tarihi ve kültürel açıdan birçok mesaj barındıran önemli bir zaman dilimi bu aydır. Hicri yeni yılımızı kutlarken, Aşura Günü'nde Hz. Hüseyin’i anmak ve anlamak; haksızlığın, zulmün karşısında durmaktır. Hakkın, hukukun, özgürlüğün, adaletin ve vefanın yoluna başvurmaktır. Hz. Hüseyin’i sevmek, uğruna can verdiği değerlere sahip çıkmaktır. Bu mesajı iyi okumamız lazım.

Avrupalı Belediye Başkanları İmamoğlu’na Demokrasi Ödülü İçin İstanbul’a Geliyor
Avrupalı Belediye Başkanları İmamoğlu’na Demokrasi Ödülü İçin İstanbul’a Geliyor
İçeriği Görüntüle

15 TEMMUZ VURGUSU

Bugün Gazze’de yaşanan soykırım, aldığımız acı haberler, tutulan matemler ve yaşanan hüzünler bizleri derinden üzmekte, yüreklerimizi dağlamaktadır. Bildiğiniz üzere 15 Temmuz’un da yıldönümü yaklaşıyor. Ülkemizin Demokrasi ve Milli Birlik Günü... Az önce Meclis üyesi arkadaşımız bu konuyla ilgili çok güzel bir konuşma yaptı ama bu vesileyle Hz. Hüseyin ve Kerbela şehitleriyle birlikte Bedir’den Çanakkale’ye, İstiklal mücadelemizden 15 Temmuz’a kadar mukaddesat uğruna, hakikat uğruna, en aziz varlığı olan canını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet ve saygıyla anıyorum.
10 Temmuz Dünya Hukuk Günü vesilesiyle başta meclis üyelerimiz olmak üzere, belediyemizin, ilçemizin ve ülkemizin tüm değerli hukukçularının Hukuk Günü’nü kutluyorum.

“UNUTULAN SOYKIRIM TEKRARLANIR”

11 Temmuz, Srebrenitsa Katliamı’nın yıldönümü… 30 yıldır dünyanın kanayan yarası; tıpkı bugün Gazze ve Filistin’de olduğu gibi. 1995 yılında Avrupa’nın ortasında bir soykırım yaşandı. Sırplar, Birleşmiş Milletler’in Bosna Hersek’te güvenli bölge ilan ettiği ve Hollandalı askerlerin koruduğu Srebrenitsa’da katliam yaptı. 8 binin üzerinde genç ve yetişkin erkek acımasızca öldürüldü. Bosna Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı, büyük fikir ve dava adamı Aliya İzzetbegoviç'in "Ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır." sözündeki hikmeti ve acı gerçeği akıldan çıkarmamamız gerekiyor.
Srebrenitsa Soykırımı’nı asla unutmayacağız. 30 yıl önce Srebrenitsa’da şehit edilen kardeşlerimizi rahmetle anıyoruz. Dün Srebrenitsa’da sessiz kalanlar, bugün Gazze’de de sessiz kalıyor. En büyük suç ortaklığı budur ve bu ortaklık ne yazık ki hâlâ devam etmektedir. Ama biliyoruz ki Rabbimiz çok büyüktür. Tüm dünya insanlık ve samimiyet imtihanından geçerken, bilinmelidir ki Gazze’deki barbarlığın sorumluları da tıpkı Srebrenitsa’daki gibi uluslararası hukuk önünde er ya da geç hesap verecektir. Türkiye olarak, adaletin tecellisi ve katliamın faillerinin hesap vermesi için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.
Srebrenitsa’da şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyor ve rahmetle anıyoruz. 2 Temmuz’da yaşanan içimizi sızlatan Madımak Katliamı’nın hemen ardından, 5 Temmuz 1993 tarihinde Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyümüzde bir katliam daha yaşanmıştı. Eli kanlı teröristler tarafından gerçekleştirilen menfur saldırıda, 33 sivil vatandaşımız acımasızca şehit edilmiş; köyümüz ateşe verilmiş, camilerimiz, Kur’an kurslarımız ve evlerimiz yakılmıştı. Bu alçak ve acımasız saldırıları gerçekleştiren zihniyet, milletimizin birlik ve beraberliğini hedef almış; kardeşliğimize, ortak değerlerimize kastetmiştir.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE İÇİN ADIM ADIM

Kimden ve nereden gelirse gelsin, masum canlara kıyan terörü kınıyoruz, lanetliyoruz. Başbağlar halkı, yaşadıkları tarifsiz acıya rağmen gösterdikleri sabır, vakar ve devlete olan bağlılıklarıyla milletimizin gönlünde müstesna bir yer edinmiştir. O karanlık günün ardından annelerini, babalarını, büyüklerini, evlatlarını, eşlerini toprağa verenler ama vatan sevgilerinden, bayraklarına olan sadakatlerinden asla vazgeçmeyenleri rahmet ve minnetle anıyoruz. Orada yaşananları da unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız.

Aziz milletimizi bölmekten, ayrıştırmaktan başka hiçbir amacı, ilkesi, değeri, kutsalı olmayan hain terör odaklarını bir kez daha nefretle kınıyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin ortaya koydukları “Terörsüz Türkiye” vizyonu sadece bir güvenlik politikası değil, aynı zamanda milletimizin geleceğini terör belasından tamamen arındırma iradesidir. Vatan hepimizin vatanı, bayrak hepimizin bayrağı, devlet hepimizin devletidir. Hiçbir güç, birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi bozamayacaktır. Bu aziz vatan toprakları üzerinde ebediyete kadar birlikte yaşayacağız.
Erol konuşmasını şöyle sonlandırdı;

“Bu duygularla, Madımak ve Başbağlar’da hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. 24 Temmuz bildiğiniz üzere Basın Bayramı. Şu an burada da aramızda bulunan basın mensuplarımız başta olmak üzere, Türkiye’de ve dünyada görev yapan tüm basın mensuplarımızın Basın Bayramı’nı kutluyor; toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, sizlere AK Parti Grubumuz adına selam ve sevgilerimi sunuyorum. Teşekkür ederim.” Sümeyra Duğan