Türkiye’nin en yoğun ulaşım akslarından biri olan İstanbul-İzmir hattında, son dönemde "yönlendirme tabelası" tartışması alevlendi. Ücretsiz devlet yolları (D-100 ve E-5 bağlantıları) üzerinden Bursa ve İzmir'e gitme seçeneği bulunan sürücüler, yol boyunca karşılaştıkları tabelaların yalnızca ücretli otoyol ve Osmangazi Köprüsü’nü işaret etmesinden şikayetçi.
ÜCRETSİZ ALTERNATİFLER "GÖRÜNMEZ" KILINDI
Sürücülerin en çok dile getirdiği sorunlar iki ana başlıkta toplanıyor:
1. İstanbul’dan İzmir–Bursa Yönü:
Güzergâh üzerinde konumla yol tarifi alan sürücüler, ücretsiz alternatifler bulunmasına rağmen navigasyon sistemleri ve yol üzerindeki dev tabelalar tarafından ısrarla Osmangazi Köprüsü’ne sevk ediliyor. Eski yol olarak bilinen ve ücretsiz olan güzergâhın tabelaları, ana arterlerde ya çok küçük puntolarla yer alıyor ya da hiç yer bulmuyor.
2. İzmir–Bursa’dan İstanbul Yönü:
Dönüş yolunda da durum farksız. Ücretsiz otoyol ve körfez hattı seçenekleri tabelalarda "yok denecek kadar az" seviyede. Sürücüler, ücretli yolları kullanmaya adeta psikolojik ve teknik bir baskıyla mecbur bırakıldıklarını ifade ediyor.
RESMİ VERİLERLE MALİYET FARKI
Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ve işletmeci firmaların verilerine göre, Osmangazi Köprüsü ve bağlı otoyol kullanımı, ücretsiz devlet yollarına göre zaman avantajı sağlasa da maliyet açısından ciddi bir yük oluşturuyor. 2026 yılı itibarıyla güncellenen geçiş ücretleri, bir otomobil için gidiş-dönüş maliyetini binlerce liraya çıkarırken; ücretsiz yolları kullanmak isteyen bir sürücü, tabelaların eksikliği nedeniyle fazladan kilometrelerce yol yapmak zorunda kalıyor ya da yanlışlıkla ücretli yola giriyor.
TERCİH HAKKI FİİLEN ORTADAN KALKTI
Ulaşım uzmanları ve tüketici hakları savunucuları, bu tablonun sürücülerin "bilgi edinme" ve "serbest seçim" hakkını ihlal ettiğini savunuyor. Ücretli yolların konfor ve hız vaadiyle öne çıkarılması ticari bir tercih olsa da, kamu hizmeti kapsamında ücretsiz yolların görünmez kılınması vatandaşın cebine doğrudan olumsuz yansıyor. Kamuoyunda, bu yönlendirmelerin "garantili geçiş sayılarını doldurmak" amacıyla yapıldığına dair ciddi bir haksızlık algısı oluşmuş durumda.
YAVUZYILMAZ: 7 KÖPRÜ PARASINA 1 KÖPRÜ
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, "Osmangazi köprüsünün açıldığı 2016’dan, kamuya devredileceği 2035 yılına kadar; Hazinenin şirkete ödemiş olacağı toplam garanti tutarı: 10 milyar 329 milyon dolar. Köprünün maliyeti: 1 milyar 480 milyon dolar. Fark: 8 milyar 849 milyon dolar. Bu fark tutarıyla, 6 adet Osmangazi Köprüsü daha yapmak mümkündü. Bunun adı soygundur!" dedi.
Yavuzyılmaz, Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan Osmangazi Köprüsü’nün maliyetinin 1 milyar 480 milyon dolar olduğunu hatırlatarak, buna karşın Hazine’nin şirkete ödediği ve ödeyeceği garanti tutarlarının katlanarak arttığını ifade etti. Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"AKP’nin Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan Osmangazi Köprüsünde nasıl bir soygun mekanizması kurduğunu tespit ettik. Köprünün maliyeti: 1 milyar 480 milyon dolar. Peki bugüne kadar Hazinenin şirkete ödediği garanti tutarı ne kadar? 2016 yılında 243 milyon dolar, 2017’de 482 milyon dolar, 2018’de 480 milyon dolar, 2019’da 498 milyon dolar, 2020’de 503 milyon dolar, 2021’de 502 milyon dolar, 2022’de 593 milyon dolar, 2023’te 640 milyon dolar, 2024’te 569 milyon dolar ve 2025’te 505 milyon dolar olmak üzere bugüne kadar toplam 5 milyar 15 milyon dolar. Peki bugünden (2026) köprünün kamuya devredileceği tarihe kadar (2035-Kasım) ödenecek garanti tutarı ne kadar? En az 5 milyar 314 milyon dolar.
Sonuç; Osmangazi köprüsünün açıldığı 2016’dan, kamuya devredileceği 2035 yılına kadar; Hazinenin şirkete ödemiş olacağı toplam garanti tutarı: 10 milyar 329 milyon dolar. Köprünün maliyeti: 1 milyar 480 milyon dolar. Fark: 8 milyar 849 milyon dolar. Bu fark tutarıyla, 6 adet Osmangazi Köprüsü daha yapmak mümkündü. Bunun adı soygundur! Bu soygun düzeninde; Hazinenin şirkete garanti ettiği araç geçiş sayısı tutsa da, tutmasa da şirkete dehşet verici tutarda garanti ödemesi yapılıyor.
Osmangazi Köprüsünde araç geçiş garanti sayısı tutsa da, tutmasa da, Hazine şirkete neden ödeme yapıyor? Sözleşme yılı itibariyle şirkete garanti edilen araç başına geçiş ücreti 35 dolar+ KDV. Ancak bu tutara her yıl Amerika Tüketici Fiyatları Endeksindeki artış oranı da çarpan olarak ekleniyor. 2026 yılında Hazinenin şirkete garanti ettiği araç başına geçiş ücreti KDV dahil 56,5 Dolar. Yani 2430 Lira. 2430 Liradan sürücülerin ödediği 995 Liralık köprü geçiş ücreti çıkarıldığında, her araç için geriye kalan 1435 Liralık kısmı da Hazine ödüyor. Yani AKP’nin oluşturduğu bu soygun düzeninde yaptığı sözleşmeye göre; Osmangazi Köprüsü’nde, garanti edilen araç geçiş sayısı tutmadığı durumda araç geçiş ücretinin yüzde 100’ü, tuttuğu durumda yüzde 60’ı Hazine tarafından şirkete ödeniyor. Bunun adı garantili soygundur!"





