ABD Başkanı Donald Trump, Financial Times’a verdiği özel röportajda, İran ile yürütülen operasyonlarda Avrupa ülkelerinin "elini taşın altına koyması" gerektiğini belirtti. Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlamanın tek başına Washington’ın omuzlarında olamayacağını savunan Trump, özellikle Avrupa ve Çin’in Körfez petrolüne ABD’den çok daha fazla bağımlı olduğuna dikkat çekti. Boğazdan doğrudan faydalanan ülkelerin operasyonlara katılımının sadece bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunu ifade eden Trump, "Eğer bu çağrıya olumsuz bir yanıt gelirse, bunun NATO’nun geleceği için çok ağır sonuçları olacaktır" diyerek ittifakın bekasını yardıma bağladı.
Avrupa’dan Mayın Temizleme Gemisi Talebi
Askeri strateji konusunda net taleplerde bulunan Trump, Avrupa’nın mayın temizleme kapasitesinin ABD’den daha yüksek olduğunu iddia ederek müttefiklerinden acil askeri birlik ve gemi sevkiyatı istedi. ABD ve İsrail’in son iki haftada İran’ın askeri gücüne ağır darbeler indirdiğini savunan Başkan, buna rağmen Tahran’ın deniz mayınlarıyla "sorun yaratmaya" devam edebileceğini vurguladı. Trump ayrıca müttefik güçlerin sadece savunmada kalmamasını, İran kıyılarındaki doğrudan tehditlere yönelik askeri harekatlara da aktif katılım göstermesini beklediğini dile getirdi.
Çin ve Birleşik Krallık’a Sert Eleştiriler
Diplomatik baskıyı Pekin ve Londra hattına da yayan Trump, Çin’in boğazın açılması için devreye girmemesi durumunda ay sonunda Şi Cinping ile yapılması planlanan zirveyi erteleyebileceği tehdidinde bulundu. NATO içindeki en yakın ortağı Birleşik Krallık’ı da hedef alan Trump, Londra’nın ancak İran’ın kapasitesi zayıflatıldıktan sonra iki gemi teklif ettiğini belirterek, "Bu gemilere kazandıktan sonra değil, kazanma aşamasında ihtiyacımız vardı. NATO’nun tek yönlü bir yol olduğunu uzun zamandır söylüyorum" ifadeleriyle sitem etti.
Küresel Ekonomide Hürmüz Şoku: Petrol 106 Dolar!
28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik eş zamanlı saldırılarıyla başlayan süreç, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmasıyla küresel bir kriz noktasına ulaştı. Dünya petrol ticaretinin beşte birinin geçtiği bu kritik su yolunun kapanması, enerji piyasalarında deprem etkisi yarattı. Savaşın başlangıcından bu yana petrol fiyatları yaklaşık yüzde 45 oranında artarak varil başına 106 dolara yükseldi. Uzmanlar, boğazın kapalı kaldığı her günün küresel enflasyon ve enerji arz güvenliği için "felaket senaryolarını" tetiklediği konusunda uyarıyor.