Azerbaycan Milli Meclisi Milletvekili Samir Veliyev, Türk dünyasındaki iş birliği süreçlerinin sadece devletler düzeyindeki temaslarla sınırlı kalmadığını, stratejik çıkarlar etrafında şekillenen kapsamlı bir entegrasyon alanına dönüştüğünü vurguladı. Veliyev, Türk dünyasının Avrasya coğrafyasında etkisi her geçen gün artan dev bir aktör haline geldiğini ifade ederken, Azerbaycan ve Türkiye’nin bu kilit süreçteki öncü rollerinin altını çizdi.

3 Ekim Nahçıvan Anlaşması’ndan Küresel Teşkilatlanmaya

3 Ekim tarihinin Türk dünyası için tarihi bir milat olduğuna işaret eden Samir Veliyev, Türk Devletleri Teşkilatı’nın temelinin 3 Ekim 2009 tarihinde Nahçıvan’da düzenlenen tarihi zirvede atıldığını hatırlattı. Azerbaycan’ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda Azerbaycan, Türkiye, Kazakistan ve Kırgızistan liderlerinin Nahçıvan Anlaşması’nı imzalamasıyla Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’nin kurulduğunu belirten Veliyev, bu adımın siyasi diyalogdan ekonomiye, ulaştırmadan eğitime kadar ilişkileri uluslararası düzlemde sistematik hale getirdiğini ifade etti. Teşkilatın zamanla genişleyen kurumsal yapısının ardından 2021 yılındaki İstanbul Zirvesi’nde "Türk Devletleri Teşkilatı" adını alarak yeni bir döneme adım attığını vurguladı.

Orta Koridor ve Avrasya’da Jeopolitik Ağırlık

TDT’nin kuruluşundan bu yana bölgesel bir platform olmanın ötesine geçerek jeoekonomik bir ağırlık merkezine dönüştüğünü belirten Veliyev, Avrasya ulaşım hatlarının yeniden şekillenmesi ve enerji piyasalarındaki kritik dönüşümün Türk devletleri arasındaki koordinasyonu zorunlu kıldığını dile getirdi. Hazar havzası, Orta Asya ve Güney Kafkasya hattındaki bu güçlü dayanışmanın TDT'nin uluslararası arenadaki etkisini artırdığını kaydetti.

Suudi Arabistan’dan "Acil" Çağrı: Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan Genelkurmay Başkanları Mekke'de Buluşuyor!
Suudi Arabistan’dan "Acil" Çağrı: Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan Genelkurmay Başkanları Mekke'de Buluşuyor!
İçeriği Görüntüle

Kültürel Bağlardan Çok Taraflı Stratejik İttifaka

Geçmişte ağırlıklı olarak kültürel ve insani bağlar çerçevesinde ilerleyen ilişkilerin günümüzde çok boyutlu bir hal aldığını aktaran Veliyev; TDT’nin artık siyasi koordinasyon, ekonomik entegrasyon, enerji güvenliği, lojistik, dijital dönüşüm ve bölgesel güvenlik gibi kritik alanlarda yürütücü bir stratejik platform olduğunu kaydetti. Özellikle Orta Koridor’un artan jeoekonomik öneminin teşkilatı küresel ticarette vazgeçilmez kıldığını ifade eden Azerbaycanlı milletvekili, Türk dünyasının 21. yüzyılda istikrar, kalkınma ve teknoloji üssü olma vizyonuyla ilerlediğini aktardı.

Aliyev’in Vizyonu ve Şuşa Beyannamesi Derinliği

Azerbaycan ve Türkiye’nin teşkilat içerisindeki sürükleyici rolüne özel bir parantez açan Veliyev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in “Bizim ailemiz Türk dünyasıdır” mesajının Bakü’nün bu yapıya verdiği stratejik önemi açıkça özetlediğini kaydetti. 2020’deki İkinci Karabağ Savaşı sırasında Türkiye’nin sunduğu güçlü siyasi ve manevi desteğin kardeşliğin en somut örneği olduğunu hatırlatan Veliyev, Müttefiklik İlişkileri Hakkında Şuşa Beyannamesi’nin ikili ilişkilerde tarihi bir dönüm noktası oluşturduğunu ve bu stratejik ortaklığın tüm Türk dünyasındaki entegrasyona çarpan etkisi yaptığını vurguladı. Veliyev, TDT’nin önümüzdeki süreçte kurumsal kapasitesini daha da artırarak küresel ölçekte belirleyici bir aktör olacağına inandığını sözlerine ekledi.