Sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir açıklama yapan Prof. Dr. Aygün Attar, Büyükelçi Memmedov’un 36 yıllık köklü bir devlet hizmeti geçmişine sahip olduğuna ve yıllarını iki ülke ilişkilerinin derinleşmesine adadığına dikkat çekti. Memmedov’un Türkiye'de hiçbir zaman bir yabancı gibi davranmadığını, daima "özden biri" olduğunu vurgulayan Attar, Büyükelçi'nin Ermenistan’daki seçimlerin ardından sürecin ivme kazanabileceğine dair sözlerinin bilinçli olarak çarpıtıldığını ifade etti. Attar, tamamen samimi bir ortamda verilen yanıtlar üzerinden suni bir diplomatik kriz çıkarılmaya çalışıldığının altını çizdi.
Açıklamasında bazı eski diplomatlara da sert tepki gösteren Attar, 44 günlük Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan’a yönelik iftiralara sessiz kalan isimlerin bugün Memmedov’u hedef almasını manidar bulduğunu belirtti. "Trollere alıştık ama şimdi de iki kardeş ülkenin arasını açma işi eski diplomatlara kadar düştü" ifadelerini kullanan Attar, Türkiye ile Azerbaycan'ın "bir yürek, bir can" olduğu mesajıyla sözlerini noktaladı.
TARTIŞMALARIN MERKEZİNDEKİ O AÇIKLAMALAR
Söz konusu tartışmalar, Büyükelçi Reşad Memmedov’un Cumhuriyet gazetesine verdiği mülakatla alevlenmişti. Türkiye'nin Ermenistan ile sınırları açmak istediği ancak Azerbaycan'ın buna engel olduğu yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanlayan Memmedov, her iki ülkenin de Erivan ile yürüttüğü normalleşme süreçlerinin birbirine paralel ve koordineli ilerlediğini belirtmişti.
Büyükelçi'nin çizdiği projeksiyona göre; 7 Haziran'da Ermenistan'da yapılacak seçimlerin ardından Erivan yönetiminin Azerbaycan'a yönelik toprak iddialarını barındıran anayasasını değiştirmesi bekleniyor. Bu değişikliğin ardından taraflar arasında nihai barış anlaşması imzalanacak. Sürecin başarıyla tamamlanmasıyla birlikte de hem Ermenistan-Azerbaycan sınırları hem de Ermenistan-Türkiye arasındaki Iğdır Alican ve Kars Akyaka sınır kapıları eş zamanlı olarak açılacak.
BÖLGESEL BARIŞ İÇİN ATILAN KARŞILIKLI ADIMLAR
Diplomatik trafiğin arka planında ise 8 Ağustos 2025 tarihinde ABD Başkanı Donald Trump'ın ev sahipliğinde Washington'da gerçekleştirilen ve iki ülkenin dışişleri bakanları tarafından kabul edilen 17 maddelik anlaşma taslağı yatıyor. Bu taslak, toprak bütünlüğünün karşılıklı tanınmasını, iç işlerine karışmamayı ve sınır güvenliğinde iş birliğini temel alıyor.
Türkiye cephesinde de Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın "Nihai barış anlaşmasına imza atıldığında biz de normalleşmeye hazırız" stratejisi doğrultusunda somut adımlar atılmaya devam ediliyor. 13 Mayıs itibarıyla Türkiye ile Ermenistan arasında doğrudan ihracatın başlatılmasına yönelik bürokratik hazırlıklar tamamlandı. Öte yandan, 28 Nisan'da Kars'ta toplanan Ortak Çalışma Grubu, Karabağ Savaşı nedeniyle 1993'ten bu yana kapalı olan Kars-Gümrü demiryolunun rehabilite edilerek yeniden faaliyete geçirilmesi için çalışmaları hızlandırdı. Bu hattın açılmasının, Ermenistan'ın Batı'ya açılması ve Gürcistan üzerinden Orta Asya lojistik ağlarına bağlanması açısından bölgesel ticarete büyük bir ivme kazandırması öngörülüyor.





