Konuşmasına Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in teşkilat yapısına ve felsefesine değinerek başlayan Yılmaz, gerçekleştirilen kongrenin bir makam, mevki veya unvan yarışı olmadığını; aksine inanç, adanmışlık ve azmin öne çıktığı bir süreç olduğunu vurguladı. MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin 27 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen Ülkücü Şehitleri Anma Günü’nde yaptığı konuşmadan alıntılar yapan Yılmaz, üstlenilen görevlerin şahsi hesaplara dayanmadığını, tam aksine dava anlayışıyla korunan birer emanet olduğunu ifade etti.
6 Nisan 2026'da Devlet Bahçeli tarafından il başkanlığı görevine getirildiğini hatırlatan Yılmaz, o günden bu yana "İstanbul’la buluşacağız, İstanbullularla kucaklaşacağız" vizyonuyla il ve ilçe teşkilatlanmalarını güçlendirdiklerini söyledi. MHP İstanbul teşkilatının enerjisinin salonlara sığmadığını belirten Yılmaz, bu heyecanın İstanbul sokaklarına dalga dalga yayıldığını kaydetti.
"Terörsüz Türkiye" ve İç Cephenin Tahkimi
Bölgesel gelişmelere ve Türkiye'nin güvenlik politikalarına da değinen Volkan Yılmaz, emperyalizmin oyunlarına karşı iç cephenin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Gündemdeki "Terörsüz Türkiye" hamlesinin ülkenin geleceği için taşıdığı önemi şu sözlerle özetledi:
-
Yılmaz, bu hamlenin Türkiye üzerindeki karanlık oyunları bozduğunu savundu.
-
Anayasa'nın ilk dört maddesinin kesinlikle tartışma dışında bırakıldığını belirtti.
-
Kongrelerin ana temasının “Kardeşlik kalbimizde, gelecek aklımızda” cümlesiyle vücut bulduğunu ifade etti.
-
TBMM'de görüşülmekte olan “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” düzenlemesini işaret ederek, 2053 ve 2071 hedeflerine giden yolun iç cephenin tahkim edilmesinden geçtiğini vurguladı.
Cumhur İttifakı'nın Vizyonu: Savunma Sanayii ve Türk Dünyası
Konuşmasında Cumhur İttifakı'nın vizyonuna geniş yer ayıran Yılmaz, FETÖ ile mücadele, Libya, Suriye ve Karabağ politikalarını Cumhur İttifakı çatısı altında değerlendirdi. Türkiye’nin savunma sanayisinde kaydettiği atılımlara dikkat çeken Yılmaz; KAAN, SİHA’lar, Gökbey, Kızılelma, Altay ve Tayfun gibi milli projeleri sıraladı. Ayrıca Türk Devletleri Teşkilatı'nın ortak alfabe çalışmalarına ve Zengezur Koridoru’nun açılmasının Türk dünyası için taşıdığı kritik öneme değindi.
"İstanbul Nimet Değil, Emanettir"
İstanbul'un mevcut yerel yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulunan Yılmaz, kentin yaklaşık yedi yıldır doğru yönetilemediğini savundu. Kentte parti içi çekişmelerin öne çıktığını ve İstanbul'un marka değerinin yeterince büyütülemediğini ifade eden Yılmaz, “İstanbul nimet değil, bize ceddimizden emanet” dedi. Kendi makamını "şehit il başkanı Recep Haşatlı’nın makamı" olarak nitelendirerek kentin siyasi hafızasına vurgu yapan Yılmaz, İstanbul’un asıl sahibinin ve sevdalılarının Türk milliyetçileri olduğunu belirtti.
MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin, “29 Mayıs fethinin Anadolu’da siyasi fetih haline dönüşmesini sizlerden bekliyorum” çağrısını hatırlatan Yılmaz, bu çağrıya “Emriniz başımız üstünedir” yanıtını verdi. Yılmaz, "İstanbul İl Teşkilatları tüm unsurlarıyla ve fetih ruhuyla siyasi fethe hazırdır. Bu fetih dalga dalga Anadolu’ya yayılacaktır!" sözleriyle kararlılıklarını dile getirdi.
39 İlçede Kapsamlı Saha Çalışması: "Söz Muhtarlarımızda"
MHP İstanbul teşkilatlarının sahadaki aktif çalışmalarına da değinen İl Başkanı Yılmaz, 39 ilçeyi kapsayan geniş çaplı bir program yürüttüklerini aktardı:
-
“İstanbul Aklımızda, Söz Muhtarlarımızda” projesi kapsamında, mahalle ve sokakların sorunları muhtarlardan dinlenerek raporlanıyor ve yerel meclislerde gündeme taşınıyor.
-
Taksi ve dolmuş esnafı gibi İstanbul trafiğinin kilit paydaşlarıyla görüşmeler gerçekleştiriliyor.
-
Kadınların çalışma ve aile hayatında yaşadıkları zorluklar ile esnafın sorunları sahada birebir ele alınıyor.
-
Önümüzdeki dönemde yöre dernekleri, vakıflar ve sivil toplum kuruluşları da bu sistematik çalışmalara dâhil edilecek.
Yılmaz, konuşmasını "Durmayacağız, yorulmayacağız. Sen, ben demeden BİZ olmayı başararak, davamız için kazanacağımız zaferlerin onur ve gururunu Allah’ın izniyle hep birlikte yaşayacağız" mesajıyla tamamladı.




