EKONOMİ

Yıkılan Binalar Çöpe Gitmemeli: İTO’dan Döngüsel Yapı Çözüm Önerileri

İstanbul Ticaret Odası 29. Komite – Mimarlar ve Mühendisler Komitesi Meclis Üyesi Metin Ağırman, kentsel dönüşümde yıkılan binalardaki malzemelerin çöpe gitmesini önleyecek somut önlemler önerdi. Bu adımlar arasında malzeme envanteri çıkarılması, mobil kırma-eleme tesisleri ve BIM pasaportu uygulaması yer alıyor.

Abone Ol

İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) Mayıs ayı meclis toplantısında, 29. Komite – Mimarlar ve Mühendisler Komitesi Meclis Üyesi Metin Ağırman, kentsel dönüşüm ve sürdürülebilir yapı süreçlerine ilişkin çarpıcı önerilerini paylaştı. Ağırman, konuşmasında özellikle yıkılan binalardaki malzemelerin geri kazanılması ve döngüsel ekonomi yaklaşımına dikkat çekti.

AĞIRMAN “TARİHİMİZİN EN BÜYÜK YAPI DÖNÜŞÜMÜNDE MİLLİ SERVET ÇÖPE GİDİYOR.”

Türkiye'de önümüzdeki yıllarda yüz binlerce bina yıkılacak ve yeniden inşa edilecek. Bu, tarihimizin en büyük yapı dönüşüm sürecidir. Peki, şu an bu süreçte ne oluyor? Bir ona bakalım. Yıkılan binanın betonu, çeliği, camı, tuğlası hepsi karışık hâlde hafriyat kamyonuna yüklenip düzensiz depolara taşınıyor. Ayrıştırma yok. Değerlendirme yok. Gerçek bir geri kazanım ya da geri dönüşüm de yok. Bu, milli serveti çöpe dökmektir.

Rakamı somutlaştırayım: Türkiye'nin yapı stoğundaki toplam malzeme değeri trilyonlarla ifade edilir. Her yıkılan bina, ayrıştırılmadan götürüldüğünde bu değerin büyük çoğunluğu yok oluyor. Ne yazık ki, ülkemizde geri dönüşüm bilinci yeterince gelişmediğinden milli servet hâlâ göz göre yok oluyor. İşte tam da burada hepimize büyük sorumluluklar düşüyor. Biz mimarlar ve mühendisler olarak bu sorumluluğun bilincinde olmalı ve neler yapabileceğimizi konuşmalıyız; bunun böyle olmasına izin vermemeliyiz.

Komite adına yaptığı konuşmada öne çıkan somut öneriler şunlardı:

  • Yıkım Öncesi Malzeme Envanteri: Her kentsel dönüşüm projesinde, yıkım başlamadan önce malzeme envanteri çıkarılması ve geri kazanılabilir malzemelerin ayrıştırılarak değerlendirilmesi.
  • Mobil Kırma-Eleme Tesisleri: Hafriyatın sahada işlenmesini sağlayacak ekipmanların kurulmasıyla taşınma maliyetleri ve çevresel etkilerin azaltılması.
  • Gri Su ve Yağmur Suyu Sistemleri: Yeni yapılarda su geri kazanımı ve yağmur suyu hasadının zorunlu hâle getirilmesi.
  • BIM ve Malzeme Pasaportu: Yapı Bilgi Modellemesi ile her malzemenin dijital pasaporta kavuşması ve gelecekte geri dönüşüm planlamasının kolaylaştırılması.
  • İTO Teknik Durum Raporu: İstanbul’un yapı stoğu, su tüketimi ve enerji verimliliği verilerinin yıllık olarak raporlanması ve ilgili kurumlarla paylaşılması.

KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN SÜRDÜRÜLEBİLİR YOL HARİTASI

Ağırman, konuşmasında kentsel dönüşüm sürecinde İstanbul’un su kaynaklarına dair uyarılara da değindi. Sazlıdere Barajı havzasındaki imar hareketliliğinin su kaynaklarını etkilediğini belirterek, İstanbul’a yeni su kaynakları üretilememesinin ciddi bir sorun olduğunu vurguladı.

Konuşmada ayrıca 6306 sayılı Kanun’un malikin barınma hakkını güvence altına alacak şekilde uygulanmasının önemine dikkat çekildi. Yıkım kararı verilen binalarda maliklerin yeni konutlarına geçişindeki belirsizlikler ve geçici barınma çözümlerindeki eksiklikler gündeme geldi.

Ağırman, yeşil kent ve döngüsel yapı vizyonu çerçevesinde yeni binalarda enerji ve su tasarrufu, geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı ve karbon ayak izinin azaltılması gibi uygulamaların önemini vurguladı.

Metin Ağırman’ın konuşması, İstanbul’un kentsel dönüşüm süreçlerinde çevresel, teknik ve toplumsal açıdan sürdürülebilir bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. TAYFUN ERCAN- KENT YAŞAM

{ "vars": { "account": "G-LFQRKY8JGD" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }