CHP'nin Yargıtay'a sunduğu temyiz dilekçesinde, ihtiyati tedbir kararının demokratik siyasete ve parti işleyişine vurduğu darbeye dikkat çekildi. Seçilmiş yönetimin görevden alınarak partinin mahkemece belirlenen, görev tanımı ve amacı belirsiz kişilere teslim edilmesinin hukuki garabet olduğu vurgulandı.
Dilekçedeki en dikkat çekici itiraz noktası ise şu ifadelerle dile getirildi:
"Siyasi partiler siyasi kararlar alırlar. Bu anlamsız tedbir kararıyla parti içi ve ülke siyasetine dönük kararları, mahkemenin atadığı kişilerin alması beklenmektedir."
YSK'ya İtiraz: "Sivil Mahkemeler Mazbataları İptal Edemez"
CHP YSK Temsilcisi Mehmet Hâdimi Yakupoğlu aracılığıyla YSK'ya yapılan başvurunun temelini ise "seçim hukukunun üstünlüğü" oluşturdu. Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararının "madden ve hukuken uygulanamaz" olduğu savunulan dilekçede öne çıkan hukuki argümanlar şunlar oldu:
-
Seçim Hukuku Vurgusu: Siyasi parti kongreleri ve kurultayları Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) veya İcra İflas Kanunu'na göre değil, Siyasi Partiler Kanunu'na göre yürütülür. Bu nedenle sivil mahkemelerin verdiği "ihtiyati tedbir" kararları parti içi seçim sonuçlarına uygulanamaz.
-
Anayasa Madde 79: Seçimlerin genel yönetimi ve denetimi Anayasa'nın 79. maddesi gereği seçim kurullarına aittir. İlçe seçim kurullarının gözetiminde yapılan seçimler ve verilen mazbatalar, İstinaf Mahkemesi kararıyla yok sayılamaz.
-
2025 Yılı Mazbataları Geçerlidir: 21 Eylül 2025 tarihli 22. Olağanüstü Kurultay, 24 Eylül 2025 tarihli İstanbul Olağanüstü İl Kongresi ve 39. Olağan Kurultay'da çıkan sonuçların ve dağıtılan mazbataların iptal edilmesi hukuken mümkün değildir.
Geçmişteki Emsal Kararlar Hatırlatıldı
CHP'nin YSK'ya sunduğu dilekçede, delegelerin ortak imzasıyla toplanan olağanüstü kongrelerin "yenilik doğurucu inşai irade" niteliği taşıdığı ve Anayasa Mahkemesi kararlarınca parti yönetimini bağladığı hatırlatıldı. Ayrıca, YSK’nın geçmişte İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kongrelere ilişkin verdiği benzer tedbir kararlarını "tam kanunsuzluk" gerekçesiyle bozduğu ve seçimlerin devamına karar verdiği emsal dosyalar da kurula sunuldu.
Şimdi tüm gözler, Türk siyasetinin yönünü belirleyecek olan saat 16.00'daki kritik açıklamaya çevrilmiş durumda.




