Siyasi partilerin 10 Ocak Gazeteciler Günü etkinlikleri sürüyor. CHP Başakşehir İlçe Başkanlığı, Beyzade Kayabaşı başkanlığında medya ile yakın iletişimini sürdürüyor.

Son olarak 10 Ocak temasıyla bugün bir kahvaltı organizasyonuna imza atıldı ve basın mensupları ağırlandı. İlçe Başkanı Beyzade Kayabaşı ile Başakşehir Belediyesi CHP Meclis Grup Başkanı Nizamettin Kümeç gazetecilerin sorularını yanıtlayarak Başakşehir Belediyesi yönetimine ağır eleştirilerde bulundular.

Kayabaşı, “Önümüzdeki ilk seçimde Türkiye’nin de Başakşehir’in de kaderi değişecek” derken Kümeç ise “Hiçbir soru önergemize cevap alamıyoruz, projelerin maliyetleri ve ihalelerin veriliş yapısı da bizden ve kamuoyundan saklanıyor” ifadelerini kullandılar.

KAYABAŞI: BAŞAKŞEHİR DE TIPKI TÜRKİYE GİBİ YÖNETİLİYOR

İlk konuşmayı CHP Başakşehir İlçe Başkanı Beyzade Kayabaşı yaptı. Kayabaşı şunları söyledi;

"Başakşehir de şu anki iktidarın tek adam rejimine benzer; vatandaşa hesap vermeyen, halkı önemsemeyen, kaynakları har vurup harman savuran, sadece kendi ikbalini ve saltanatını koruyan bir anlayışla yönetiliyor. Bunun en somut örneğini gittiğimiz her yerde dile getiriyoruz. Başakşehir Belediyesi, 15 yılda üç defa bina değiştirdi. Külliyeye ya da mini saraylara benzeyen yapılar inşa ettiler ancak bütçenin hiçbirini vatandaşa ayırmadılar.

Sedat Özkan: “Kentsel dönüşüm sihirli değnek değildir”
Sedat Özkan: “Kentsel dönüşüm sihirli değnek değildir”
İçeriği Görüntüle

“BİR TARAFTA GÖKDELENLER VAR BİR TARAFTA AÇLIK, YOKSULLUK VAR”

Başakşehir'in 10 mahallesi var. Güvercintepe'de ya da Filistin Mahallesi'nde bugün dünyanın en geri kalmış ülkelerinde bile rastlanmayacak yaşam koşulları var. Bir tarafta metroların, gökdelenlerin yükseldiği maksimum seviyede hizmet verilirken; hemen yanı başında yoksulluğun, açlığın, susuzluğun ve sefaletin dip yaptığı mahallelerden bahsediyoruz. milyar 500 milyonluk bütçenin, sadece bir kesime değil 515 bin nüfusun tamamına eşit şekilde dağıtılması gerekiyor ama maalesef bu yapılmıyor. Buradaki zihniyet, geçmişten bugüne 'ne kadar oy, o kadar hizmet' anlayışını sürdürüyor. Geçmişteki belediye başkanı Mevlüt Uysal'ın televizyonlarda insanların gözünün içine baka baka söylediği o ayrımcı sözlerin bugün de devam ettiğini görüyoruz. Biz buna karşı hem Grup Başkanvekilimiz Sayın Nizamettin Kümeç başkanlığındaki meclis grubumuzla hem de sahada kadın kollarımız, gençlik kollarımız ve parti emekçilerimizle süreci halka anlatıyoruz. Başakşehir'den İstanbul'a, İstanbul'an Türkiye'ye bu kara düzeni değiştireceğimize inanıyoruz. Yüzde 51'in dışındakini yok sayan bu anlayışı silip, herkesin adil hizmet alabileceği bir model inşa edeceğiz.

“BELEDİYENİN TEK GELİRİ ARSA SATIŞI”

Belediye bütçesinin yüzde 75'e varan kısmının taşınmaz satışlarından geldiğini, bu paraların ise prestijli projeler yerine sadece ilan, reklam, baskı ve organizasyon işlerine harcandığını biliyoruz. 'Hizmet Ödüllü Bahçeşehir' söyleminin arkasında yıllardır süren bir ihanet var. Bahçeşehir’deki Gölet projesiyle ilgili meclis grubumuzun ve çevre derneklerinin açtığı davalar sonucunda iptal kararları verildi. Şu an oradaki yapıların tamamı kaçak ve ruhsatsızdır; bu durum Sayıştay raporlarına da yansımıştır. Şimdi oradaki trafik ve otopark sorununu çözmek bahanesiyle, imar planında yeşil alan olarak görünen yamaçlardaki ağaçları keserek otopark yapmak istiyorlar. Buna karşı mücadelemizi halkımızla birlikte sürdüreceğiz.

“BAŞAKŞEHİR İKİNCİ ESENYURT OLMA TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA”

Başakşehir adeta bir beton şehre dönüştürülüyor. 100 bin nüfuslu Esenyurt’u ne hale getirdiklerini gördük, bugün aynı sistem Başakşehir’de, özellikle Kayaşehir ve Bahçeşehir bölgelerinde devam ediyor. Belediye başkanının yeşil alanı metrekare bazında artırdığına dair iddiaları büyük bir yalandır. Sosyal ve kültürel yatırım alanları yok denecek kadar azdır. 2019'a kadar en azından eleştirebileceğimiz stratejik projeler vardı, şimdi ise her şeyin bahanesi 'tasarruf genelgesi' oldu. Bu genelgeyi bahane ederek cenaze yemeği ya da otobüs taleplerini bile geri çeviriyorlar. Ancak milyonlarca lira harcayarak Enez’de kamp yapıyorlar. Mahalledeki çocuğun eğitimini ve beslenmesini sağlamazken, milyonluk kamplara para aktarmak hizmet değil, ranttır.

“KARTOĞLU’NUN BİR KEZ DAHA SEÇİLME İHTİMALİ BİZE GÖRE SIFIR”

Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu’nun bir daha seçilme ihtimali bize göre sıfırdır. Zaten kendisi sahada olmak yerine trol hesaplarla İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) hizmetlerini karalamakla uğraşıyor. Masko’nun önünde yaşanan sel baskını sonrası İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu oraya yerin altına 14 milyar liralık dev bir yatırım yaptı. Yasin Kartoğlu ise gidip bir mazgalın önünde video çekerek İSKİ’yi eleştiriyor. Bu vizyonsuzluktur. İBB’nin İSKİ, İGDAŞ, İETT gibi kurumları hepimizin gurur kaynağıdır. Siyaset el değiştirir ama bu kurumlar baki kalır. Onlara düşmanca yaklaşmak yerine vatandaşın yararına olan çalışmaları desteklemek gerekir."

KÜMEÇ: SORU ÖNERGELERİMİZE CEVAP VERİLMİYOR

Kayabaşı’ndan sonra konuşan Başakşehir Belediyesi CHP Grup Başkanı Nizamettin Kümeç ise şu ifadeleri kullandı;

"Cumhuriyet Halk Partisi meclis grubu olarak verdiğimiz soru önergelerinin hiçbirine cevap verilmiyor. Yasin Kartoğlu döneminde tek bir önergemize dahi yanıt alamadık. Kendisi meclis toplantılarına sadece bütçe görüşmelerinde katılıyor. Sorduğumuz sorulara ise meclis kürsüsü yerine 'kapımız herkese açık, odama gelin' gibi kaçamak cevaplar veriyor. Başakşehir Belediyesi’nin 39 ilçeden biri olarak İBB ile müşterek çalışma gibi bir derdi de yok. İki yılı geride bıraktık; müşterek hizmet üretme adına önümüze sadece birkaç konu geldi.

“VATANDAŞIN YEŞİL ALANI BİRİNE RANT KAZANDIRMAK İÇİN TAKAS EDİLDİ”

Maliyetleri gizlemek için ihaleyle ya da doğrudan teminle değil, müdürlük bütçeleri arasında aktarmalar yaparak harcama yapıyorlar. Örneğin Güvercintepe’deki viyadük inşaatı için dava açtık ancak reddedildi. Oysa o büyüklükteki bir yapının ihalesiz yapılması mümkün değildir; maliyetini sorduğumuzda ise cevap alamıyoruz. Belediyenin bütçesi büyük oranda arsa satışlarına dayanıyor. Bahçeşehir’deki bir akaryakıt istasyonu arazisiyle ilgili skandal bir durum yaşadık. Kuzey Marmara Otoyolu güzergahında kalan bu arsayı belediye geçen yıl özel bir şahsa sattı. Planların değişeceği ve kamulaştırma yapılacağı zaten belliydi. Devletin kamulaştırma gücü varken, belediyenin talebiyle bu şahsa kamulaştırma bedeli yerine başka bir yeşil alan tahsis edildi. Yani vatandaşın yeşil alanı, birilerine rant sağlamak için takas edildi. Bu dosya şu an yargıda ve takipçisiyiz."

"Peki, sahada halkın bu duruma tepkisi nasıl? Vatandaşta bir dönüş var mı?"

"Halkta kesinlikle bir dönüş var. AKP iktidarı insanları korku ve baskıyla susturmak istiyor olabilir ama insanlar vicdanıyla baş başa kaldığında, o sandık önlerine geldiğinde korku kalmayacak. Bugün bir mahalle ziyareti ya da miting yaptığımızda yanımızda beş tane polis kamerası görüyoruz. Vatandaş çocuğunun okulundan ya da işinden endişe ettiği için sesini çıkaramıyor olabilir ama sandıkta bu baskının hesabını soracaklarına yürekten inanıyorum."