Manisa'nın Turgutlu ilçesinde okul önünde öğrencilerin hedef alındığı silahlı saldırı, eğitim camiasını ayağa kaldırdı. Yaşanan olayın ardından yazılı bir açıklama yapan Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş), okullardaki şiddet ve güvenlik zafiyetine dikkat çekerek Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) tepki gösterdi.
"Uyardık, Duymadınız; Görmezden Geldiniz!"
Eğitim kurumlarındaki şiddet vakalarına karşı aylardır uyarıda bulunduklarını, raporlar hazırlayıp Bakanlık kapısına dayandıklarını belirten Eğitim-İş yönetimi, şu ifadelerle tepkisini dile getirdi:
"Aylarca uyardık. Rapor hazırladık, alanlara çıktık, 'Okullar güvenli değil' dedik. 'Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim' talebiyle on binlerce yurttaşın imzasını Bakanlığa teslim ettik. Öğretmenlerimiz öldürüldüğünde, öğrencilerimiz şiddetin hedefi olduğunda haykırdık. Uyardık, duymadınız. Anlattık, görmezden geldiniz. Çözüm istedik, sorumluluktan kaçtınız. Bugün yine bir okulun önünden silah sesleri yükseliyor. MEB artık çıkıp bu olayları 'münferit' diyerek geçiştiremez."
Bakan Yusuf Tekin'e Doğrudan Çağrı: "Göreviniz Sadece Müfredat Değiştirmek Değil"
Açıklamada doğrudan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e seslenilerek, bakanlığın öncelikli görevinin öğrencilerin ve öğretmenlerin can güvenliğini sağlamak olduğu vurgulandı:
"Sayın Yusuf Tekin; sizin göreviniz yalnızca müfredat değiştirmek, yönetmelik yayımlamak, çocukların nasıl giyineceğiyle uğraşmak değildir. O çocukları sağ salim okula ulaştırmak, öğretmenleri görevlerinin başında yaşatmak da sizin sorumluluğunuzdur. Her olaydan sonra üzülmek sorumluluk değildir. Başsağlığı dilemek önlem değildir. Devletin görevi çocuklar vurulduktan sonra fail aramak değil, çocukların vurulmasını önlemektir."
"Silaha Erişim Bu Kadar Kolayken Okul Duvarları Koruyamaz"
Şiddet sorununun sadece kapıya bir güvenlik görevlisi dikilerek çözülemeyeceğini altını çizen sendika, bütüncül ve bilimsel bir eğitim politikasına ihtiyaç duyulduğunu belirtti:
"Çocukların psikososyal destekten yoksun bırakıldığı, rehberlik hizmetlerinin yetersiz kaldığı, şiddetin toplumsal hayatın her alanında sıradanlaştırıldığı ve silaha erişimin bu kadar kolay olduğu bir ülkede okul duvarlarının çocuklarımızı tek başına koruması mümkün değildir. Okullar hapishaneye çevrilmeden de güvenli hale getirilebilir. Bunun yolu bilimsel, kamucu ve bütüncül bir eğitim ile sosyal politikadan geçmektedir."
"Takipçisi Olacağız: Çocuklarımızın Cenazesini Değil Geleceğini Konuşmak İstiyoruz!"
Turgutlu’da yaralanan öğrencilere acil şifalar dilenen ve ailelerin acısının paylaşıldığı açıklama, şu kararlı mesajla son buldu:
"Milli Eğitim Bakanlığına açıkça söylüyoruz: Artık 'bilmiyorduk', 'öngöremedik' diyemezsiniz. Çünkü biliyordunuz, uyarıldınız. Bu olayın bütün yönleriyle aydınlatılmasının, ihmali ve sorumluluğu bulunanların ortaya çıkarılmasının takipçisi olacağız. Okullarımızda silah sesi duymak istemiyoruz! Çocuklarımızın cenazesini değil, geleceğini konuşmak istiyoruz! Artık yeter!"




