CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, tutuklanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'den gönderdiği mesajı okudu.
SAHNEDEN İNDİ
Özgür Özel, Denizli’de miting için kurulan sahneye “Millet yağmurda ıslanırken ben sahnede olmam” diyerek çıkmayı reddetti.
Sahne önüne otobüs getirilmesini isteyen Özel, konuşmasını otobüs üzerinden gerçekleştirecek.
Mitingte konuşan Özel şunları söyledi:
''Bugün 80'inci eylem için bu meydandayız. Dediler ki yazın olmaz. Doldurdular. Dediler ki kışın olmaz bu miting olmaz. Meydanları doldurdular. Dediler ki Denizli'de yağmur var, bu miting patlar. Ben dedim ki o meydan tıklım tıklım dolacak. Bu meydanı dolduranlara selam olsun, selamlar olsun.
Bugün bu meydanda itiraz edenler var. Her türlü haksızlığa eşitsizliğe itiraz edenler var. Direnmeye, mücadele etmeye eylem yapmaya geldik bu meydana. Genciyle yaşlısıyla emeklisiyle emekçisiyle herkes bu meydanda. Bu meydan istifa diye inliyorsa sen sebepsin buna Erdoğan ben değil.''
Tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'nun mitinge gönderdiği mektup;
"Sevgili dostlarım; 10 ay önce, Türkiye’de bir büyük oyun sergilenmeye başlandı. Bizi sandıkta asla yenemeyeceklerini gören bu iktidar, seçime rakipsiz gitmek için, yargı eliyle bir operasyon başlattı. Ben ve arkadaşlarım, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir belediye başkanına reva görülmeyen, hukuk dışı uygulamalara, türlü türlü zorbalıklara maruz kaldık. Bu kirli oyunu kurgulayanlar, ilk zamanlar ne kadar hevesli ne kadar mutluydular hatırlıyor musunuz? Güya, ortaya öyle kanıtlar koyacaklardı ki, bizler ailelerimizin yüzüne bakamaz olacaktık. Güya turpun büyüğü heybedeydi… Günlerce millete ‘ahtapot masalları’ anlattılar. Gerçek dışı olduğu kanıtlanan sayısız yalan ve iftirayla, televizyonlarda milletimizi kandırmaya çalıştılar. Ama ne oldu? İddianame ortaya çıktı, çıtları çıkmaz oldu.
Ben ilk günden bugüne aynı şeyi söylüyorum: ‘Bu dava, baştan sona siyasidir. Eğer ‘siyasi değil’ diyorsanız, iddialarınızın arkasındaysanız, bizim mahkemelerimiz TRT ve isteyen tüm kanallar tarafından canlı yayınlansın. Milletimiz, kimin ne olduğunu gözleriyle görsün. Hodri meydan.’ Canlı yayın talebimiz için başlangıçta ‘olabilir, niçin olmasın’ gibi laflar ettiler ama sonra bununla ilgili kanun teklifini sessiz sedasız reddettiler. Bizleri yalan ve iftiralarla milletin gözünden düşürebileceklerini zannedenler, milletin vicdanı karşısında çoktan mahkûm oldular. Biz; 10 aydır, daracık hücremizde, haklılığımızdan aldığımız güçle, milletimizden gördüğümüz ilgi ve destekle direniyoruz. Umudumuz ve cesaretimiz her gün daha da güçleniyor, gelecek güzel günlere olan inancımız her gün daha da büyüyor.
Onlar ise her güne, koltuklarını kaybetme korkusuyla, yoksulluğa, güvencesizliğe mahkûm ettikleri milletin karşısına çıkamamanın ezikliğiyle uyanıyor. Onların vakti doldu. Onların hizmet enerjisi, doğru dürüst projesi, liyakatli kadroları kalmadı. Onların millete saygısı, sevgisi kalmadı. Millet karşısında hadlerini bilmez oldular. Onlar yolun sonunda, ama biz yolun başındayız. İşte bu yüzden, onlar sandıktan, milletten köşe bucak kaçıyor; biz ise sandığa, millete koşuyoruz. Biz; sorumluluk üstlenmeye, iş yapmaya, ülkenin sorunları çözmeye koşuyoruz. Şu ya da bu şahsın, şu ya da bu partinin değil, milletin iktidarını kurmaya koşuyoruz.
Bizim peşinde olduğumuz tek zafer, milletin ortak aklının, milletin ortak vicdanının zaferidir. Milletin iktidarında, millet ne derse o olacak. Milletin iktidarında herkes için demokrasi, herkes için adalet, herkes için refah olacak. Türkiye büyürken, milletin ekmeği küçülmeyecek. Çalışacağız, üreteceğiz, kazanacağız ve adilce paylaşacağız. Türkiye’yi, geçim derdi çekmeden, gelecekten korkmadan yaşayan, emeğinin, yatırımının karşılığını hakkıyla alan, özgür ve mutlu insanların ülkesi haline getireceğiz. Bir kişi kaybedecek, Türkiye kazanacak. Her şey çok güzel olacak."




