DÜNYA

Sulak Alanlar Yok Oluyor: Küresel Ekonomide 39 Trilyon Dolarlık Kayıp Kapıda!

Dünyadaki sulak alanların her yıl ortalama %0,52’si kaybediliyor. 1970'ten bu yana toplam varlığının %22'sini yitiren bu alanların korunmaması durumunda, 2050 yılına kadar mevcut rezervin %20’sinin daha haritadan silineceği öngörülüyor.

Abone Ol

İran'ın Ramsar kentinde 1971 yılında imzalanan "Ramsar Sözleşmesi" ile koruma altına alınan sulak alanlar, artık sadece birer doğal güzellik değil; su güvenliği, gıda arzı ve iklimle mücadelenin temel taşı olarak görülüyor. Ancak son yayımlanan Ramsar raporu, koruma çabalarının yetersiz kaldığını gözler önüne seriyor.

Ekonomik Değer ve Ekolojik Yıkım

Sulak alanlar, dünya genelinde sel koruması, su filtrasyonu ve karbon tutma gibi hizmetleri aracılığıyla yıllık 39 trilyon dolarlık bir ekonomik değer üretiyor. BloombergHT'nin haberine göre, mevcut ekosistemlerin yaklaşık %25'i ekolojik açıdan "kötü" durumda. Kara yüzeyinin sadece %6'sını kaplamasına rağmen, dünyadaki tüm türlerin %40'ına ev sahipliği yapan bu alanlar, doğanın en verimli "böbrekleri" olarak kabul ediliyor.

Türkiye'de Durum: 14 Kritik Nokta Koruma Altında

Sözleşmeye 1994 yılında taraf olan Türkiye, uluslararası öneme sahip **14 "Ramsar Alanı"**na sahip. Dünya genelinde ise Avustralya’dan Brezilya’ya kadar 2 bin 500’den fazla bölge bu statüde korunuyor. Brezilya 267 bin kilometrekareyle liderliği göğüslerken, Bolivya ve Kanada onu takip eden dev yüz ölçümlerine sahip ülkeler arasında yer alıyor.

Kayıpların Başlıca Nedenleri

Raporda sulak alanların yok olmasındaki temel etkenler şöyle sıralanıyor:

  • Kontrolsüz Yapılaşma: Plansız kentleşme ve sanayi faaliyetleri.

  • Tarımsal Genişleme: Sulak alanların kurutularak tarım arazisine dönüştürülmesi.

  • Altyapı Projeleri: Yanlış planlanan baraj ve yol inşaatları.

  • İklim Krizi: Artan sıcaklıklar ve değişen yağış rejimleri.

2050 Uyarısı: "Geleceğe Yatırım Şart"

Uzmanlar, sulak alanların restorasyonu ve korunması için ayrılan finansmanın artırılması gerektiğini vurguluyor. Karar alma süreçlerine bu alanların ekonomik değerinin entegre edilmesi çağrısında bulunan rapor, mevcut kayıp hızıyla devam edilmesi halinde sel ve kuraklık riskinin toplumsal maliyetleri katlayacağı uyarısını yapıyor.

{ "vars": { "account": "G-LFQRKY8JGD" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }