Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir’den gurbetçilerimize seslenerek:
‘’Oralara sıkı sahip çıkın, daha çok işyerleri açın… Çocuklarınızı daha iyi okullarda okutun…
Ailenizi daha iyi semtlerde yaşatın… En iyi arabalar binin en güzel evlerde oturun…
3 değil 5 çocuk yapın çünkü Avrupa’nın geleceği sizlersiniz… Size yapılan terbiyesizliklere,
Haksızlıklarla düşmanlıklara vereceğiniz en güzel cevap işte bu olacaktır.’’ Dedi.
Nereden dedi?
Türkiye’nin orta yeri Eskişehir’den…
Elbette ki 60 milyon insanımızın açlık ve yoksulluk sınırına dayandığı ülkemizin en orta yerinden…
‘’3 yetmez 5 çocuk yapın’’ yapın dedi.
Tam da genç işsizlerimizin inim inim inlediği bir zamanda dedi.
Ne dedi?
‘’Daha çok işyerleri açın’’ dedi.
Hem de binlerce esnafımızın kepenkleri indirdiği bir dönemde dedi.
Ne dedi?
‘’Oralara sahip çıkın’’ dedi.
Tam da ülkemizde terör örgütlerinin cirit attığı zaman diliminde dedi.
Ne dedi?
‘’Çocuklarınızı daha iyi okullarda okutun’’ dedi.
Tam da Türkiye’deki yurtlarda öğrencilerin yandığı…
Çağ dışı bir eğitim sisteminin işbaşı yaptığı günlerde dedi.
Ne dedi?
‘’Ailenizi daha iyi semtlerde yaşatın’’ dedi.
Ah ah… Vah vah!.. Birkaç santim kar yağınca dengesi değişen şehirlerimizle…
İnsanlarımızın ev diye başını soktukları hanelere elbette.
Ne dedi?
‘’En iyi arabalara binin, en güzel evlerde oturun’’ dedi.
Öyle ya; Türkiye’deki tüm asgari ücretlilerle işsizlerimizin arabası var!
Öyle ya; Türkiye’deki 60 Milyon yoksul ve de aç insanlarımız, en iyi semtlerdeki villalarla yalılarda oturuyor.
Ne dedi?
‘’Size yapılan terbiyesizliklere, haksızlıklarla düşmanlıklara vereceğiniz en güzel cevap işte bu olacaktır’’ dedi.
MESELE TERBİYE İSE:
Türkiye’de başta muhalifler olmak üzere, aykırı ses çıkaran herkese yapılanlara ne demeli?
Bir yanda milletin parası ve devletin gücüyle propaganda işleri yapılırken;
Öte yanda bir salonu bile muhaliflere çok gören anlayışa ne demeli?
Sahi, tüm bunlar, hangi siyasal terbiye, hangi siyasal haklar ile izah edilebilir acaba?
Dahası, tepeden aşağı bir ayrıştıran siyasal söylemlerin yaşandığı ülkenin adı:
Türkiye değil midir?
Etnik ve de inanç adresli siyasetler yüzünden:
Düşmanlaşmanın eşiğine getirilen ülkenin adı:
Türkiye değil midir?
Baştan aşağıya doğru; Tüm bunların yaşandığı yerin adı:
Türkiye değil midir?
Elbette ki öyle…
Peki, öyleyse buradan gurbetçilerimize seslenmenin hiç ikna edici yanı olabilir mi?
Elbette ki hayır...
Ah ülkem vah ülkem!..
Keşke bir ‘’VATANDAŞ TV’’ olsa da vatandaşın yaşadıklarını dile getirse…
Ülkeyi yönetenlerden fırsat buldukça, tüm gerçekleri çıplak gezdirebilseydi.
Bakalım hiç gurbetçilerimiz, Türkiye’ye güvenerek 5 çocuk yapar mıydı?
Acaba milletin parasıyla devletin gücünün meydan meydan siyasete harcandığını görseydiler;
Hiç haksızlık denen haksız kavramı, yaşadıkları ülkeye sokarlar mıydı?
Hiç başarısı eksik ve zayıf olan bir siyasal iktidara, evet derler miydi?
Öyle ya…
Öte yandan, şu 5 çocuk yapma işine ülkemin insanları nasıl bakacak acaba?
Türkiye, üretmeyen bir ekonomide,  sadece 3 köprü, 4 yol yaparak mı?
Her ailedeki 5 çocuğu doyuracak?
Ya da milyonlarca işsizimizle, 60 milyon aç ve yoksulumuza bir çare bulacaktır?
DEMEK Kİ, NE SADECE KONUŞAN SİYASETLER KARIN DOYURUR.
NE DE İÇERİDEKİLERİ GÖRMEZLİKTEN GELEREK, DIŞARIDAKİLERE YAPILAN ÖĞÜTLER İŞE YARAR…