Sosyal medyada paylaşılan ve 1993 yılına ait olduğu belirtilen görüntüdeki adamın Abdullah Çatlı olduğu iddia edildi.

ÇOK KISA BİR SÜRE GÖRÜLÜYOR

Videoda, polislerin alkol kontrolü yaptığı sırada görüntülenen kişinin kameraları görünce yüzünü gizlemeye çalışması "Işıktan rahatsız olma bahanesiyle eşgali gizleme şekli profesyonel" yorumlarına neden oldu. Söz konusu videoyu izleyenler 'Görüntüdeki Abdullah Çatlı mı?' sorusuna yanıt aramaya başladı.

O KİŞİ ABDULLAH ÇATLI MI?

Gazeteci Ferhat Ünlü Abdullah Çatlı'nın kızı Gökçen Çatlı ile görüştüğünü ve görüntüleri doğruladığını söyledi. Ünlü, "Takipçilerimin bilgisine: Abdullah Çatlı’nın kızı, akademisyen Gökçen Çatlı ile görüştüm. Görüntülerdekinin babası olduğunu teyit etti. Olay; Susurluk kazasının 3 yıl öncesinden. Çatlı’nın denk geldiği bir uygulama.
Bu durumda bana düşen, bendeki bilgi yanlışını düzeltmektir." dedi.

İşte o video;

SUSURLUK OLAYI NEDİR?

Susurluk'ta seyir halindeki bir otomobil, 3 Kasım 1996'da benzin istasyonundan çıkmakta olan bir kamyonun altında kaldı.

Aracın içinde bulunan eski Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin Kocadağ, Gonca Us ve Mehmet Özbay olay yerinde hayatını kaybetti. Dönemin Doğru Yol Partisi Şanlıurfa Milletvekili Sedat Bucak ise yaralı kurtuldu.

Olayın hemen ardından Mehmet Özbay kimliğini taşıyan kişinin birçok suçtan Uluslararası Polis Teşkilatı (Interpol) tarafından aranan Abdullah Çatlı olduğu anlaşıldı. Böylece bu olayı, basit bir trafik kazası olmaktan çıkaran bir süreç başladı.

Zira Çatlı, özellikle 1970'lerdeki bir dizi karanlık olayla bağlantılı olduğu iddia edilen bir isimdi.

Çatlı, 1 Şubat 1979'daki Abdi İpekçi Suikastı, Papa İkinci Jean Paul Suikastı'nın faili Mehmet Ali Ağca'nın Maltepe Cezaevi'nden kaçırılması, 11 Temmuz 1978'de Doç. Dr. Bedrettin Cömert'in öldürülmesi ve tarihe "Bahçelievler Katliamı" olarak geçen Ekim 1978'de Türkiye İşçi Partisi'nden yedi öğrencinin öldürülmesi gibi olaylarla ilgili olarak aranıyordu.

Otomobili kullanan ve kaza anında hayatını kaybeden bir diğer isim Hüseyin Kocadağ da daha önce meslekten ihraç edilmiş ancak mahkeme kararıyla geri dönmüş ve dönem dönem bazı organize suç örgütleri ile bağlantıları hakkında çeşitli iddialar ortaya atılmış bir isimdi.

Sedat Bucak da Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde ağırlığı olan "Bucak aşireti"nin lideri olarak biliniyordu. Bu aşirete bağlı korucular da 1990'lı yıllarda PKK ile mücadelede kolluk güçlerinin yanında yer alan gruplar arasında yer alıyordu.

Otomobilin içindeki kişilerin kimliği, kazayla birlikte "mafya-siyaset-devlet" üçgeninde, aslında öncesinde de konuşulan ancak ispatlanamayan bir dizi karmaşık ama karanlık ilişkinin su yüzüne çıkmasına yol açtı.

Dilan Polat'ın kayınvalidesi; Oy veren ellerimiz kırılsaydı Dilan Polat'ın kayınvalidesi; Oy veren ellerimiz kırılsaydı

Bu ilişkiler ağı bugün de halen tartışmaların odağında bulunuyor.

Editör: Anıl Kılıçlı